Bazen kendi gölgene basar;
Sendelersin ıssız sokaklarda.
Bir karayel eser, üşütür,
Yalnızlığını yüzüne vurur
Çıkar gelir pişmanlıklar en zayıf anında,
Umrunda mı zamanın senin küskünlüğün…
Bazen, Nev
Yaşarken zamanın esiri oluyor insan. Büyük acılar karşısında "en iyi ilaç" olarak ona bırakıyoruz herşeyi. . Belirsizlikler ya da kararsızlıklar karşısında "zaman gösterir" diyerek yine ona atıyoruz topu. Onun bizim için en iyi kararı vermesini bekliyoruz. Son anlara bıraktığımız işlerde biraz daha yavaş işlemesi için çok uğraşsak da nafile. Zaman yine aynı zaman. Olmadık anlarda hayatla bir olup sıkıyor bizleri. Boğuyor havası en ferah ortamlarda. Beklerken geçmek bilmiyor, en güzel anları çok görüp su gibi akıp geçiyor. Zaman ilerledikçe hayata tutunmakta zorlanıyoruz. Daha fazla telaş giriyor hayatımıza ‘zaman’la. Halden takatten düşüyoruz onunla birlikte. Bedenimiz zayıf düşüyor. Vakit geldi diyip gidiyoruz.






teslim ol zaman sana ayak uydursun…
yazıyı bir kez daha oku… bir tek harf eksik bak oda zamanın “Z” si onun için boş ver bu yazıda bile zamana yer yok…
okudum ve haklısın sanırım.. Zamanın Z’si de eksik bendeki akıl da. En iyisi zamana bırakmak…
:)