Onlarınki kıtaları aşan bir aşktı. Ferhat ile Şirin, Kerem ile Aslı, Leyla ile Mecnun kadar büyüktü aşkları. Yıllar önce suları hala temiz, çevresinde yeşil ve kuşların dallarına konacakları ağaçlar varken, gökyüzünde güneş görünürken hala, eşi benzeri olmayan boğazda yaşanırdı bu aşk. Vapurun her kalkışından önce sessiz bir bekleyiş olurdu. Bir hüzün sarardı gözlerini. Vapura bakar, bırakamazdı. İlgisiz beklerdi. Hayır, hayır, yanlış anladınız, ilgisiz değildi kesinlikle. Onun yaptıkları naz yapan, ilgi bekleyen sevgili rolüydü. Fark ettirmeden, gözlerini sudaki aksine bakıyor gibi yapıp vapuru izlerdi.
Gidiş işaretinin verilişiyle birlikte bir çığlık yükselirdi, bir ağıt yankılanırdı gökyüzünde. Vapur hiç gitmesin ister, o sakin ve ilgisiz halinden sıyrılıp kanatlarını var gücüyle çırpardı. Vapurun ardından süzülürdü. Büyük bir aşk vardı kıtalara sığmayan. Martı hiç bırakmak istemez, vapur ardına bile bakmadan çekip giderdi. Aslında onun da gitmeye niyeti olmazdı. Huysuzdu sadece. Martının sevgisinden hep bir şüphesi vardı vapurun. İçini yakan buydu. Hep onun gelişini görmek ister, böylece onun sevgisine olan güveninin artacağına inandırırdı kendini. Martı hiç yorulmadan çırpardı kanatlarını. Vapurun ardından çığlıklar atar, kendince yaktığı ağıtlarda onun geri dönüşünü bekleyeceğini haykırırdı. Yolculuğun yarısına kadar sürerdi bu uçuş. Vapurun huysuz ve ilgisiz hali yorardı martıyı bu kanat çırpmalardan sonra. Yırtınırcasına kanatlarını çırpışı son bulurdu gözlerindeki umut ışığı söndüğünde. Yol değildi onun gözündeki, kanatlarını çırpmaktan da yorulmazdı aslında, bir baksa vapur ardına, döneceğini söylese yorgunluğu geçerdi. Usulca süzülürdü gökyüzünde geriye doğru, yolun ortasında. Ardına bakmadan dönerdi.
Huysuzluğunun ve yaptığı hatanın bir süre sonra farkına varan vapur başka bir sevgiliyi peşinden koşturduğu bir başka yolu aşıp geri dönerdi martıya. Martı sessiz… İskelede bir sonraki gidişe kadar ilgisiz beklerdi. İçindeki kırgınlığın geçmesi için vapurdan bir hareket bekler ama için için de gidip konmak isterdi balkonuna. Vapur hiçbir zaman karşılık vermezdi bu isteklerine. O da haklıydı kendince. Vapur değişti zamanla, zamana çabuk adapte oluyor, çarkları zaman içinde yer ve şekil değiştiriyor, ağaçtan yapısı demirden bir hal alıyor daha da güçlü oluyordu her geçen gün. Görünüşü değişirken, içi de değişiyordu kuşkusuz. Zamanla daha bir umursamaz olmaya başlamış, daha da hızlı terk edip gider olmuştu, martının aynı hızlı çırpınışlarına aldırmadan.
Onlarınki iç burkan, kimsenin sevdiğini söyleyemediği, her gün binlerce insanın şahitliğini yaptığı bir aşktı. Her gün aynıydı. Her gidişin bir dönüşü vardı bu aşkta. Vapur umursamaz ve huysuzdu. Martı aşkından uçar, haykırışlarına cevap bulamadığından bir sonraki dönüşte ilgisiz görünürdü.
Onlarınki kimsenin kimseye vaktinde yetişemediği aşklardandı. Aşk, onlar için sevdiğinin arkasından son kez bakarak susup beklemekti. Onlarınki bir ömürlük ızdıraptı.
[audio:http://www.aylakadam.org/audio/Yuksek_Sadakat_-_Doneceksin_Diye_Soz_Ver.mp3]





yazık ya..hüzünlendim bak şimdi. en iyisi vapur batsın, martı da ölsün.
hayır bence vapur batmasın, martıda ölmesin. bence sonu çok güzel. Sessizlik içerisinde yaşanan bir aşk öyküsü daha gizemli olmuş. (ama hüzünlendirmedi dersem yalan olur)
Aşk, onlar için sevdiğinin arkasından son kez bakıp ve susup beklemekti.
yazınızın içinden en çok can alıcı sözdü bu bence.
yüreğinize sağlık.
Bir imkansızlık.. Bir gitmelere mahkum olma hali.. Aşka en yakıştırdığımız ızdırapsa martı haklı.. Susup beklesin…
‘martı’ya simit at be. çayı simitle aynı anda bitirebilmek gibi şu yazıyı da şarkıyla aynı anda bitirebilmek düşsün sadece bize. hı?
martılar hiç göç etmezmiş, buna kandım ben.Ama yanıldım…
Yine çok güzeldi.
Çok güzel; yazmak istedim
teşekkür ederim :)
Aklıma bir şarkı geldi bunu okuduktan sonra paylaşmak istedim.
BEN VARIM
Bir akşam gözünde aşk tüterse
Geçmiş günler aklından geçerse
Kalbin bomboş ümitler biterse
Sen üzülme ben varım
Neler geçti kimbilir başından
Sevgi umdun hep başkalarından
Ağlama gidenlerin ardından
O giderse ben varım
Zaman durdu sanki
Beklerken seni
Ben bir tek sevgiye
Bağladım kalbimi
Ayrılmam istersen hiç yanından
Çağırsan gelirim çok uzaklardan
Eskiden korkadım yalnızlıktan
Korkmam sen varsın
[...] kimi de iskeleye yanaşan Bostancı vapurunun peşinde. Onların o heyecanlı halini görünce, vapurlar ve martılardan farksızız diye geçirdim içimden. Akşam karanlığının bastırmaya başlamasıyla döndüm [...]