sikiş
Vapurlar ve Martılar… | Aylak Adam...

Aylak Adam…

B.yi ararken buldum kendimi…

Vapurlar ve Martılar…

Şubat11
Martı

Onlarınki kıtaları aşan bir aşktı. Ferhat ile Şirin, Kerem ile Aslı, Leyla ile Mecnun kadar büyüktü aşkları. Yıllar önce suları hala temiz, çevresinde yeşil ve kuşların dallarına konacakları ağaçlar varken, gökyüzünde güneş görünürken hala, eşi benzeri olmayan boğazda yaşanırdı bu aşk. Vapurun her kalkışından önce sessiz bir bekleyiş olurdu. Bir hüzün sarardı gözlerini. Vapura bakar, bırakamazdı. İlgisiz beklerdi. Hayır, hayır, yanlış anladınız, ilgisiz değildi kesinlikle. Onun yaptıkları naz yapan, ilgi bekleyen sevgili rolüydü. Fark ettirmeden, gözlerini sudaki aksine bakıyor gibi yapıp vapuru izlerdi.

Gidiş işaretinin verilişiyle birlikte bir çığlık yükselirdi, bir ağıt yankılanırdı gökyüzünde. Vapur hiç gitmesin ister, o sakin ve ilgisiz halinden sıyrılıp kanatlarını var gücüyle çırpardı. Vapurun ardından süzülürdü. Büyük bir aşk vardı kıtalara sığmayan. Martı hiç bırakmak istemez, vapur ardına bile bakmadan çekip giderdi. Aslında onun da gitmeye niyeti olmazdı. Huysuzdu sadece. Martının sevgisinden hep bir şüphesi vardı vapurun. İçini yakan buydu. Hep onun gelişini görmek ister, böylece onun sevgisine olan güveninin artacağına inandırırdı kendini. Martı hiç yorulmadan çırpardı kanatlarını. Vapurun ardından çığlıklar atar, kendince yaktığı ağıtlarda onun geri dönüşünü bekleyeceğini haykırırdı. Yolculuğun yarısına kadar sürerdi bu uçuş. Vapurun huysuz ve ilgisiz hali yorardı martıyı bu kanat çırpmalardan sonra. Yırtınırcasına kanatlarını çırpışı son bulurdu gözlerindeki umut ışığı söndüğünde. Yol değildi onun gözündeki, kanatlarını çırpmaktan da yorulmazdı aslında, bir baksa vapur ardına, döneceğini söylese yorgunluğu geçerdi. Usulca süzülürdü gökyüzünde geriye doğru, yolun ortasında. Ardına bakmadan dönerdi.

Huysuzluğunun ve yaptığı hatanın bir süre sonra farkına varan vapur başka bir sevgiliyi peşinden koşturduğu bir başka yolu aşıp geri dönerdi martıya. Martı sessiz… İskelede bir sonraki gidişe kadar ilgisiz beklerdi. İçindeki kırgınlığın geçmesi için vapurdan bir hareket bekler ama için için de gidip konmak isterdi balkonuna. Vapur hiçbir zaman karşılık vermezdi bu isteklerine. O da haklıydı kendince. Vapur değişti zamanla, zamana çabuk adapte oluyor, çarkları zaman içinde yer ve şekil değiştiriyor, ağaçtan yapısı demirden bir hal alıyor daha da güçlü oluyordu her geçen gün. Görünüşü değişirken, içi de değişiyordu kuşkusuz. Zamanla daha bir umursamaz olmaya başlamış, daha da hızlı terk edip gider olmuştu, martının aynı hızlı çırpınışlarına aldırmadan.

Onlarınki iç burkan, kimsenin sevdiğini söyleyemediği, her gün binlerce insanın şahitliğini yaptığı bir aşktı. Her gün aynıydı. Her gidişin bir dönüşü vardı bu aşkta. Vapur umursamaz ve huysuzdu. Martı aşkından uçar, haykırışlarına cevap bulamadığından bir sonraki dönüşte ilgisiz görünürdü.

Onlarınki kimsenin kimseye vaktinde yetişemediği aşklardandı. Aşk, onlar için sevdiğinin arkasından son kez bakarak susup beklemekti. Onlarınki bir ömürlük ızdıraptı.

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Kategori:Hikaye
11 Şubat 2007 (Pazar) tarihinde, saatler 12:51'i gösterirken Hikaye kategorisi altında yazılmış ve 3.029 kez görüntülendi. Yazıyla ilgili yorumları okuyabilir ve yorum yapabilirsiniz.
10 Yorum -

“Vapurlar ve Martılar…”

  1. Takvimler Şubat 11th, 2007'i gösterirken, saat 22:05'de deniz demiş ki:

    yazık ya..hüzünlendim bak şimdi. en iyisi vapur batsın, martı da ölsün.

  2. Takvimler Şubat 12th, 2007'i gösterirken, saat 05:00'de kardelen demiş ki:

    hayır bence vapur batmasın, martıda ölmesin. bence sonu çok güzel. Sessizlik içerisinde yaşanan bir aşk öyküsü daha gizemli olmuş. (ama hüzünlendirmedi dersem yalan olur)

    Aşk, onlar için sevdiğinin arkasından son kez bakıp ve susup beklemekti.
    yazınızın içinden en çok can alıcı sözdü bu bence.

    yüreğinize sağlık.

  3. Takvimler Şubat 12th, 2007'i gösterirken, saat 19:38'de Misterio demiş ki:

    Bir imkansızlık.. Bir gitmelere mahkum olma hali.. Aşka en yakıştırdığımız ızdırapsa martı haklı.. Susup beklesin…

  4. Takvimler Şubat 12th, 2007'i gösterirken, saat 22:51'de indis demiş ki:

    ‘martı’ya simit at be. çayı simitle aynı anda bitirebilmek gibi şu yazıyı da şarkıyla aynı anda bitirebilmek düşsün sadece bize. hı?

  5. Takvimler Şubat 13th, 2007'i gösterirken, saat 18:47'de pembedeniz demiş ki:

    martılar hiç göç etmezmiş, buna kandım ben.Ama yanıldım…

  6. Takvimler Şubat 14th, 2007'i gösterirken, saat 21:17'de Banu demiş ki:

    Yine çok güzeldi.

  7. Takvimler Şubat 16th, 2007'i gösterirken, saat 09:33'de Elif demiş ki:

    Çok güzel; yazmak istedim

  8. Takvimler Şubat 17th, 2007'i gösterirken, saat 13:57'de aylak adam demiş ki:

    teşekkür ederim :)

  9. Takvimler Şubat 22nd, 2007'i gösterirken, saat 13:53'de yasmin demiş ki:

    Aklıma bir şarkı geldi bunu okuduktan sonra paylaşmak istedim.
    BEN VARIM

    Bir akşam gözünde aşk tüterse
    Geçmiş günler aklından geçerse
    Kalbin bomboş ümitler biterse
    Sen üzülme ben varım

    Neler geçti kimbilir başından
    Sevgi umdun hep başkalarından
    Ağlama gidenlerin ardından
    O giderse ben varım

    Zaman durdu sanki
    Beklerken seni
    Ben bir tek sevgiye
    Bağladım kalbimi

    Ayrılmam istersen hiç yanından
    Çağırsan gelirim çok uzaklardan
    Eskiden korkadım yalnızlıktan
    Korkmam sen varsın

  10. Takvimler Kasım 11th, 2007'i gösterirken, saat 13:55'de Aylak Adam… » Mektuplar…(5) demiş ki:

    [...] kimi de iskeleye yanaşan Bostancı vapurunun peşinde. Onların o heyecanlı halini görünce, vapurlar ve martılardan farksızız diye geçirdim içimden. Akşam karanlığının bastırmaya başlamasıyla döndüm [...]

Email will not be published

WWW Örnek

Yorumunuz:

 



Kısmet: Blog Ödülleri 2009… (15/04/2009)

Son Sözler...

Yeni… - 1 Comment
Öğreti… - 2 Comments
İhsan Oktay Anar – Suskunlar… - 9 Comments
Bangkok… - 1 Comment

Abone olmak için:

RSS abone ol!Feedburnerda sizin için yaktım...

E-mail adresinizi giriniz:

  • Giriş
  • İstatistikler...