Az önce döndüm. Sıcaktı oralar, soğuklardan eser yoktu. İnsanın yanında sevdikleri olunca böyle oluyor belli ki. En yakın kardeşim diyebildiğim dostlarımla güzel bir tatil yaptık. Gece şehri yukarıdan izlerken türküler söylemek, gece sahile oturup denizin sesine eşlik eden gökteki parlak aya seslerimizle eşlik etmek güzeldi. Şarkılar söylendi o güzel gecelerde.
Bir araya gelince eğlenmeyi de ihmal etmedik. Zaten biz hiçbirşey yapmasak da birlikteyken eğlenirdik, gördüm ki birşey eksilmemiş o halimizden. Gülerek hatırlayacağımız, hüzünlenerek anlatacağımız hikayeler bıraktık geride. Hep birlikteyken anlatacak hikayeler çıktı işte yine. Zamanın bir yerinde, birimiz eksilirse eğer bunlarla hatırlanacağız belki de. Dönüşte hüzün bastı çok. İnsanın sevdikleriyle geçirdiği zamanın hızla geçip gitmesi ne kadar da kötü! Gelirken geçmişi düşündüm, umutla ve içimde oluşan bir buruklukla geleceğe baktım sonra. Dostlarımın varlığı bir kez daha kuvvet verdi. Zaman ne kadar hızla akıp gidermiş anladım. Zamanın neresinde olduğumuzu unuturmuşuz o yanımızdan geçtikçe. İşte o zamanın bir "an"ındayken hatıralar canlandı gözümde. Nereden nereye dedirten cinsten bir hızla akmış zaman. Dostlarla yaşanan anlar ne kadar da kıymetli ve güzelmiş!
Hayat hızla akıp gidermiş! Neler paylaşılmış, neler paylaşılmak istenmiş de paylaşılamamış. Gidilmek istenen yollara çıkılmış da dönülmüş yoldan, birileri beklenerek hep ne çok vakit kaybedilmiş. Ne çok vedalar edilmiş, ellerin sallanmadığı. Hayatmış, koca bir yalanmış işte. Ölümün soğukluğu hep ensemizde.
Hüzün dolu geldim buraya. Özlemişim dostlarımı. Gelirken bir kitap okuyordum da daha da canım sıkıldı. “Neden?’ diye sordum kendime. İnsanın aradığını bulması bu kadar zor mudur? Aslında karşısına çıkar ya da hep yanındadır da anlamaz mı? Yanımızdan mı geçip gitmiştir? Düşününce anlamsız geliyor bazen. Zaman hızla geçiyor işte. Hep o akışın hızına kaptırıyoruz kendimizi. Oysa o kadar kısa ki!
Son gece saat dördü beş geçe yıldızlara bakıp yalnız olanlarının şarkısını dinledim. Hayat zor geldi çekip gitmek istedim.
Oturdum sigaramı içiyorum balkonda. Hafif bir rüzgar, kulağımda oturup şarkılar söylediğimiz sahildeki denizin sesi. Öylece susuyorum da bakmayın haykırıyor aslında içim…
[audio:http://www.filefreak.com/pfiles/86808/audio/Candan_Er%E7etin_-_G%F6ky%FCz%FCnde_Yaln%26%23305%3Bz_Gezen_Y%26%23305%3Bld%26%23305%3Bzlar.mp3]





az önce okuduğum kitap hakkında ben de böyle dedim.
dünden beri birşeyler yazacağım sana.. bir yorum yapasım, benzer duyguları paylaştığımı söyleyesim, hızla akıp giden zamandan konuşasım var ama..
“Sen aşkı kapının önünden çalınan ayakkabıların gibi yaşarsın.”
takıldım bu cümleye.. söyleyecek, yazacak, düşünecek birşey bırakmadı bende..
”Hayat hızla akıp gidermiş!Neler paylaşılmış, neler paylaşılmak istenmiş de paylaşılamamış…”
Bizim hep paylaşılmamış olanlarımız olacak içimizde.Yaradılışımızın özünde vardır hep eksik bulmak birşeyleri, bize hiç yetmeyecek dostlarımızla geçirdiğimiz saatler, güzele doyum olur mu hiç ? :)
Bir tamamlanamamak hep peşimizde, tam olmak ise miadımızı dolduruşumuzun adıdır.Öyle ise varsın eksiklerimiz, buruk yanlarımız olmaya devam etsin, devat etsin ki yaşamak için sebebimiz olsun…
Sevgilerle
hayat bir ezber bence, ezberliyorsun yaşıyorsun…ama bir şey varki ezberlediklerinin bile söze ihtiyacı var… işte edebiyat bu yüzden güzel ve bu yüzden asil duruyor kelimeler….
geldim yine bir şeyler geçti içimden, saçmada olsa söyledim gidiyorum…
her şey gönlünce olsun deyip sevgilerimi bırakıyorum…
Dostlarla buluşmak ve tekrar yalnız kalmak…Aklıma ‘Mavi Tüy’adlı kitaptan bir söz geldi:
”Vedalar canını sıkmasın.Yine buluşabilmek için bir hoşcakal gereklidir. Dostlar için anlar, ya da ömürler sonra yine buluşmak kaçınılmazdır.”
sessiz çığlığım,haykırışım,hepsi birşeylerin arkasına saklayabildiğim karmakarışık duygulaım ve içimde bir yerlerde yalnız,anlaşılmayı bekleyen yanım sanki bu mevsimde daha sık ortaya çıkıp bana eksikliğini anlatmaya çalışıyorlar hayatımın.
dostlar yanimdayken zaman nasil geciyor anlayamiyorum. donup bakinca da zaman nasil da hizli gecmis huznu kapliyor icimi. uzaktayken de ayni zaman daha bir yavas geciyor sanki daha bir acitarak daha bir agir cekim, aklinda dostlar. o zaman soruyorum iste; beraber olmak mi guzel uzak olmak mi guzel be adam…
Dostluk bence bize bahşedilen lutuflardan biri …
Ben onlarsız yapamıyorum onlar ise çok uzakta onlar kendi hayatlarını sürüyorlar hatırlamıyolar mı hatırlıyorlar tabiii bazen ben onlara sitem etsemde hatırlıyorlar… tüm dostlarım çok uzakta … :(