sikiş
Sen… | Aylak Adam...

Aylak Adam…

B.yi ararken buldum kendimi…

Sen…

Kasım30

The_queen_and_the_brother

…bu şehre sonbahar yeni geldi. dün yağdı yağmur. parktayım. yeşil çimenlerin üzerine düşmüş, sarı çınar yaprakları arasındaki toprak yolda yürüyorum. çınar ağaçlarının yerini bazen çam, bazen ceviz, bazen de ismini daha öğrenemediğim ağaçlar alıyor.

gök dünden bıraktığı yağmurun az olduğuna kanaat getirmiş olmalı ki güneşi bir kenara itip gri, bereketi müjdeleyen bulutlarla kaplamaya başladı mavi yüzünü. hemen ileride çocukların oynadıkları bir alan var. hepsi neşeli. dünyanın geri kalanıyla iletişimlerini kesmiş, kendi aralarında bağrışıyorlar sadece. biraz daha ötede yetişkin oldukları yaşlarına bakılarak söylenmiş ama içerlerindeki insanın yaşayıp yaşamadığını bilmediğim çocuklardan daha uzun dünya görmüş kişiler oturuyor.

toprak yolda yürümeye devam ediyorum. yaşlı çınar ağaçlarının sarı yapraklarıyla taze yeşilliğin oluşturduğu zıt dünyaya, suyun huzur veren sesinin kattığı patika yolda, içi oyulmuş ağaç kütüğünden bir bankta oturup kitap okumak istedi canım. lakin aranmadan kitabımı unuttuğumu farkettim. içimde kalmasın diye kendi kendime burada kitap okuyacağıma söz verip yürümeye devam ediyorum.

köydeki ormanlardan daha yeşil olmayan, topraktan daha güzel kokmayan, havasından daha temiz olmayan bu parktaki hava neden bu kadar cezbetti diye düşündüm. bu şehri tek sebep olarak gösterdi aklım. insanların bu kadar stres ve nereye gittiklerini anlamadan kıyasıya bir rekabet içinde geçirdikleri şu şehir hayatı herşeyin tek sebebi. belki de değil.

parkın çıkışına doğru yürürken aklımda ne okuyacağım kitap, ne de o stresli hayat var. hep sen. varsa yoksa sen. 

parkı çevreleyen kaldırım taşlarının arasındaki çizgilere basmadan yürümeye çalışırken arada sendeliyorum. demek ki insan adımına uygun boyutları yok bu taşların. başka bir ölçüye göre yapılmışlar. üniversitedeyken de böyle bir yol vardı. bir türlü yürüyemezdim. merdivendeki her basamak bir buçuk insan adımıydı.

parkın bitişinde ışıklarda beklemek istedi canım. bekliyorum. kırmızı-yeşil-kırmızı… yarım saat oldu bekliyorum.. beklediğim yeşil ışık değil. karşıma sen gel diye bekliyorum. sen gel ki karşıdan karşıya geçerken yüzyüze gelelim de göreyim seni istiyorum. karşıdaki kafe çok cazip göründü sıcak birer kahve içmek için. ne dersin? gelince bir fikir beyan edersin belki. en iyisi orada bekleyeyim seni.

oturdum. seni bekliyorum. biri geldi kapıdan. kırmızı bir parka, deniz mavisi bir kazakla girdin içeri az önce. girenin sen olduğunu anlamam çok zamanımı almadı nedense. zaten hep bekliyor olduğumdan mıdır, yoksa senin sen olduğunu farkettirecek kadar melek misali olduğundan mıdır bilmiyorum.

biraz çekingen, biraz samimi sarılmadan sonra oturdun karşıma az önce. birşeyler söylüyorsun bana. ben benim gözlerime bakamayan gözlerine bakıp gülüşünün güzelliğinin hangi manzarayla eş tutulabileceğini geçiriyorum aklımdan. tadını çıkarıyorum zamanın. bundan sonrasında zaten birşey dşünecek durumda değilim pek. aklım boş. kahve içmeye niyetlenmiştim ama dondurmalı salepte karar kıldın. bir taraftan kabını elinde tutup seninle uğraşan tavırlarıma gülücüklerinle cevap verirken, bir taraftan da sürekli dışarıda birşey görmek istiyormuşsun gibi uzaklara bakıyorsun. gözlerinin içinde dışarıdan gelen ışığın parıltısı var…

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Kategori:Hayal, Hayat
30 Kasım 2007 (Cuma) tarihinde, saatler 00:33'i gösterirken Hayal, Hayat kategorisi altında yazılmış ve 2.073 kez görüntülendi. Yazıyla ilgili yorumları okuyabilir ve yorum yapabilirsiniz.
9 Yorum -

“Sen…”

  1. Takvimler Kasım 30th, 2007'i gösterirken, saat 06:37'de NeLLy demiş ki:

    kulagimda rafet elroman “unut onu gitsin” deyip dururken okunacak yazi degilmis hic..

  2. Takvimler Kasım 30th, 2007'i gösterirken, saat 22:57'de aylak adam demiş ki:

    en iyisi sen en alttaki şarkıyı dinleyerek oku bu yazıyı :) welcome back, by the way Ms. Nelly

  3. Takvimler Aralık 5th, 2007'i gösterirken, saat 23:57'de junko demiş ki:

    ben aşık olmadım daha bu yaştada olmayı düşünmüyorum.diyebilirsinki;aşk istediğin zaman gelmez o seni ansızın bulur.ama çevreme baktığımda imrenilecek bir aşk yokki. aşk die adlandırdıkları burada tipine ve popülerliğine bakıp çıkmak gezmek ayrılınca iki damla gözyaşı dökmek ve yeni sulara yelken açmak.gerçek aşklar filmlerde kalmış artık.bu yüzden ben dostluklara önem veren insanım. dostlarıma ölümüne bağlanırım.çabuk dost olan bir insan değilimdir biraz belkide bayağı asosyal bir insanımdır.bu yüzdendir belkide onlara sımsıkı sarılmam.bunları nie yazdım bilmiyorum.yazıyı okuyunca çok sevdiğim uğruna öl dese gözümü kırpmadan ölebileceğim bir dost geldi ve şimdi konuşacak birşey bulamadığımız ve ayrılınca hayattan koptuğum biri.ne kadar ayrılsakta gelse yine hiç düşünmeden kaldığımız yerden devam edebilirim. benim yüreğim yüzsüzdür kendikendime gurur yaparım onu görünce eser kalmaz gururdan.yeminim vardır benim:DENİZLERİN SULARI TÜKENİNCE DOSTLARI(AYRILSAK BİLE HERŞEYE RAĞMEN)MI UNUTACAĞIM BEN.kafanı şişirdim özür dilerim

  4. Takvimler Aralık 8th, 2007'i gösterirken, saat 01:37'de aylak adam demiş ki:

    boşver

  5. Takvimler Aralık 10th, 2007'i gösterirken, saat 03:30'de yolgecen demiş ki:

    bakislari -biturlu olmuyor- sende bulusamiyorsa, gulusu ‘sadece sen’in yakana asilmalik bi igne gibi duruyorsa;
    seviyorsa seni, senden cookk uzaklarda, daldigi o sana cok yakin derinlikte seninle gozgoze gelebiliyorsa ancak;
    seni O seveni, boyle sevmeye kiyamaz seveni, birakmamali el.

  6. Takvimler Aralık 10th, 2007'i gösterirken, saat 15:10'de Uzak demiş ki:

    ceviz agaclari sıkış olmus:))

  7. Takvimler Aralık 10th, 2007'i gösterirken, saat 15:27'de un4 demiş ki:

    ne güzel söylemiş yolgecen..

  8. Takvimler Aralık 10th, 2007'i gösterirken, saat 18:17'de aylak adam demiş ki:

    yolgecen güzel sölemişsin hakkaten,
    o değil de benim cevaiz ağaçları kısmı da gerçek bir betimlemedir lütfen laf atmayalım :)

  9. Takvimler Ocak 12th, 2008'i gösterirken, saat 00:37'de filisss demiş ki:

    sadeceşunu söylemek istiyorum,hayat gercekten cok acımasız ve cok boş…sevgi aşk ihtiras yalan mutluluk sevinç hüzün hersey ama hersey bombos ve butun bunları yaratan yıne bıslerız cunku her ınsan kendısıne yapılan her haksızlıgı karsısındakıne verdıgı sansla kendıne negatif bir biçimde döndürür…ve asıl en cıkmazıda bütün bunları düşünüp mantıklı bı sekılde dusunebıldıın halde hala kafanı abuk subuk senın degerını haketmeyen insanlara yormandr geclerini onun için harap etmendr her yerde onu görmek istemen ve her karede onun hayalıyle yasamandr….offf offf bilmiyorum herseye ragmen hayat devam edior ve bizler ne kadar mutsuz olsakda ve yuzumuzdekı maskeyle dolassakda herkes kendi yasadıgını kendi içinde kopan fırtınaları biliyor ve bir allahın kuluda cıkıp bu fırtınanın kaynagına ınmıo ama insan yınede ayakta durabılıo neden dersiniz tabiki içimizde büyüttüğümüz o umutlar hayaller güsel düşler……

Email will not be published

WWW Örnek

Yorumunuz:

 



Kısmet: Saçmalamalar…(1) (01/03/2007)

Son Sözler...

Yeni… - 1 Comment
Öğreti… - 2 Comments
İhsan Oktay Anar – Suskunlar… - 9 Comments
Bangkok… - 1 Comment

Abone olmak için:

RSS abone ol!Feedburnerda sizin için yaktım...

E-mail adresinizi giriniz:

  • Giriş
  • İstatistikler...