Saçmalamalar…(9)
the earth turned to bring us closer
it turned on itself and then us
until it finally brought us together
in this dream…21 Gram

Neşeli birkaç satır serpiştirmek istiyorum. İçimden aynen bu geçiyor. Zaten bu güzel havalarda da karamsar, canımı sıkan mevzulardan bahsetmek istemiyorum hiç. Mesela kaçırdığım Emir Bey konserlerinden hiç mi hiç bahsetmek istemiyorum. Bu kadar talihsiz olamaz insan dedirtecek cinsten bir olaydı benim için. Hani gitsem Emir beni hatırlar mıydı bilmem ama onu dinlerken ben kesin mest olmuş bir şekilde kendimden geçecektim. Neyse, dedim ya canımızı sıkan mevzulardan bahsetmeyelim.
Havalar güzelleşti, baharı ilk defa bu kadar güzel yaşadım uzun zamandır. Ya kış hiç bitmezdi, ya da yaz sanki hiç gitmezdi. Bu sefer kararında oldu gibi geldi bana. Bir bahar insanı olarak da mutlu oldum tabiki. Adalara gitmek vardı ki onu da bu haftasonu bir vesileyle gerçekleştireceğim inşallah. Çok güzel değil mi!
Şimdi güzel olan başka ne oldu diye düşünüyordum da kötü giden bir durum olmayınca iyi olanların da kıymetini bilmediğimizi hatırladım. Hasta olmadan sağlığın kıymetini bilmediğimiz gibi. Yok, yok hasta falan değilim, arada tutan baş ağrılarım hariç. Bazen başımda bir ur olduğunu bile düşündürtüyor bana -Allah korusun-. Güzel gidiyor hayatımın geneli. Zaten bir kısmı monoton bir hızla ilerliyor raylarda, bir kısmı ise savruluyor okyanusun ortasında rüzgarların keyfine göre. Güzel ama, zaten bahar gelince aslıma geri dönüp rahat bir adam olup çıkıyorum, aylaklık yapmaktan büyük zevk alıyorum.
Bu yaz en yakın arkadaşlarımdan birkaçı evleniyor. Evlenecek yaşa gelmişiz demek ki diyorum bir taraftan, diğer taraftansa evliliğin bana ne akdar uzak olduğunu düşünüp aklımdan siliyorum hemen o fikri. Gerçekten, kendimi evli hayal edemiyorum. Bir çeşit fobi bile olabilir bu. Hayırlısı diyelim şimdilik. Siz de hayırlı bir kısmet için dua edin tabi bir taraftan. Annem zaten sürekli arıyori, sürekli de bana soruyor ama her defasında istemeden de olsa benim sert tavrımla kapanıyor konu. Üzülüyorum sonra, bütün anneler böyle zaten biliyorum. Canım annem.
Evlilik fobimi bir kenara bırakın 25 Nisan’daki doğum günümü kutlayan herkese de teşekkür ediyorum tekrar. Çok güzel bir doğum günü geçirdim. İyiki doğmuşum diye geçti içimden :)
Ben gidiyorum şimdilik, dünyayı kurtarmam lazım.
SAVE THE GREEN, SAVE THE WORLD
Geçen haftasonu bir Ankara gezisi kaçırdım ki o da ayrı bir oturdu içime. Dipnot olarak düşmeden geçemeyeceğim. Yarın da Ankara’dayım. Üniversite’me bambaşka bir sıfatla gidiyor olacağım. Ayrı bir heyecan.



Takvimler 21 Mayıs 2008'i gösterirken, saat 02:49'te:
evet zaman zaman hepimizin korktuğu ve çekindiği bir yasası vardır içinde ki evliliğe karşı duyduğun korku bence çok normal. zor kurumlar…yani :)