Saçmalamalar…(12)
"O zaman hiçbir şey anlayamamışım! Onu sözlerine değil, eylemlerine bakarak değerlendirmeliydim. Beni güzel kokulara boğuyor, bana ışık saçıyordu. Hiçbir zaman onu bırakıp kaçmamalıydım! O küçük hilelerin ardındaki sevgisini görmeliydim. Çiçekler öyle değişik ki! Ama ben o sıralar onu sevmeyi bilemeyecek kadar küçüktüm."
Küçük Prens, Antoine De Saint-Exupery, S.34

Canım yapacak birşey bulamadığında ki bu sıkça olabiliyor, yeni bir görüntü arıyorum bu siteye, aylaklıktan işte, benim de tek işim bu zaten. Yeni görüntüyle birlikte aslında hep kafamda olan o yazıları yazarım diye umut ediyorum. O yazılar ki -daha önce de bir yerde yazmıştım- "belki üstümüzden bir kuş geçer" tadında; dinlerken huzur bulup bir taraftan da içinizin çoşup taştığı şarkılar gibi. Öyle yazamadığım kesin ama olacak birgün elbette. Allah’tan ümidimi hiç yitirmiyorum, o da fakirin ekmeği zaten.
Benden yeni bir haber yok. Evime yerleştim sayılır, hala eksikleri olsa da bir eve yerleşmek her zaman beklenenden daha fazla zaman alıyor. Olsun, başımı sokup içinde uyuyabiliyorum, en önemlisi huzur buluyorum.
Geçen cumartesi bir konsere gittim, rahatladım. Konser dediğim aslında bir barda çalan arkadaşları dinledim ama benim için bir konserden farksızdı. Bu türden bir aktiviteyi özlemiştim, kış da geldiğine göre daha neyi bekliyorum diye düşündüm. Bir dahaki sefere sizi de çağırırım. Gelenleriniz olursa görüşürüz.
Daldan dala konuyorum "saçmalamalar"ı yazarken. Tek amacım saçmalamak olunca çok da zor olmuyor bunu yapmak. Bugün bir toplantıdaydım ve bir aktivite sırasında aktiviteyi yönlendiren kişi sürekli saçmalamaktan bahsediyordu. Bir süredir saçmalayıp rahatlamadığım aklıma geldi. İnsanın saçmalayabileceği bir yerinin olması güzel. Yazacak birşey olmadığında ve yazmak istediğinde oradan buradan saçmalayıp birşeyler karalayabiliyorsun.
Yeni yıl geliyor ve bu yeni başlangıca dair hala birşey düşünmedim. Bir fikri olan varsa bana haber versin. O değil de, ne o yeni döneme nasıl gireceğime, ne de o yeni dönemde "yeni" olarak hayatıma ne sokabileceğime dair bir fikrim var. Olsun "yenilik"ten zarar gelmez. Değişime açık olmak lazım.
Yıllar geçtikçe kağıt üstünde yaşlandığımı ama bünyemin hala eski günlerde kaldığını farkediyorum. Yeni mezun bir üniversite öğrencisi gibiyim. Değilim tabi ama en azından öyle hissediyorum.
Kar geliyor dediler ama İstanbul’a daha birşey düşmedi. Soğuğu da önden geldi. Çok üşüdüm bugün. Sanırım yarına hasta uyanacağım. (Kendime not: Hasta olmayacaksın)
Son zamanlarda çok film izler oldum. Uzun zamandır film izleyememenin acısını çıkarttım sanırım. Son izlediğim filmler: Wall.e, Issız Adam, Kara Şovalye (Dark Knight), Asla Pes Etme (Never Back Down), The Incredible Hulk (Hulk II), What Happens in Vegas (Burada Olan Burada Kalır). Kısa sürede çok film izledim. Üzerine düşünmenize gerek kalmayan eğlencelik filmler. Bir süre idare eder beni bunlar. Unutmadan, şu "Issız Adam" filminde o kadar ısrar etmişlerdi arkadaşlarım artık gitmemizlik edemezdim. Üç kez gitmeye çalışıp gidemedikten sonra dördüncü de muvaffak oldum. Gelin görün ki beğenmedim. Müzikler güzel, düşünce güzel ama oyunculuk, senaryo, filmin akışı vs. çok kötü. Bazılarınız duygusuz adam diyebilirsiniz benim için. Düşündüğüm bu, sadece paylaşmak istedim. Not olarak, kız İhsan Oktay Anar’ın "Puslu Kıtalar Atlası"nı okuyordu takdir ettim, adamın kullandığı diş fırçası Oral B Advantage’tı ki favorimdir.
Bir de uykum yok ama uyumam lazım. Aylaklık işte. Dikkat edin kendinize, havalar soğuk. Çok canınız sıkılırsa birer sıcak kahve içeriz.

Küçük prensten alıntı:) ben bayılırım küçük prense döner döner okurum ,hiç bıkmadan. bu ümit verici demek ki hayatta bıkmadan dönüp dönüp okuyabileceğimiz insanlar çıkabilir karşımıza:)her şeyi tüket herşeyi tüket nereye kadar. sayfa süper olmuş on puan ,dokunma şu sayfaya bi süre valla kızdırma beni zaten dengesizim sonra yazık olur sana;P seda ne dersin nasıl olmuş sayfa ama;) valla içerden verdiğin haberlere bakılırsa sana bi şeyler olmuş ne olmuş ben anlayamadım ama sanki içinde bi kapı açılmış gibi. ne demek istedim bende anlayamadım. ama bu yazın diğer yazılarından farklı geldi bana. senin adına sevindim ne yapaıyorsan yapmaya devam et. ha aspirin iç yatmadan bi tane hiç bi şeyin kalmaz,değme ilaçtan iyidir diyorum ben ama kimse inanmıyor :)
bende izledim Issız Adam’ı ve bende beğenemedim. oyunculuklar öyle fenaydı ki bir an bile filme kendimi kaptıramadım. bir de sinemada herkes zırıl zırıl ağlarken “ağlatılamayan seyirci” olma deneyimini yaşadım, şahaneydi :)
aynı şeyler benim içni de geçerli. bir türlü kaptıramadım filme kendimi. bir kısım arkadaşlar da son sahnede ağlamışlar ben birazcık vurucu ama sahne olarak kötü olduğunu düşünüyorum. aman biz millet olarak her an ağlamaya hazırız zaten.
@kuzey, bu yazı da daha öncekiler gibi ama sen “içerden” beni daha iyi tanıyınca sanırım anladın zamanla ne demek istediğimi :) ben de çok beğendim bu görüntüyü. dursun şimdilik belki sıkılırım ama zamanla :P
öyle yok sıkılırım felan. bi kere önce biza sorucan,arkadaşlar şunu koymayı düşünüyorum ne dersiniz. biz beğenirsek olabilir. zaten bunu bulman zaman aldı.dokuma sayfaya dokunmıyım gözüne:P
bu kadar beğenildiyse dokunmam artık, saygıdan tabi :) sedadan ses çıkmadı hala :?
seda yılbaşı partisi için hazırlık yapıyordur ,bak ne yapıcam diye düşünme işte:) seda nerdesin yahu sayfa sensiz boş:( :)
ya bi ara bakındım kimse yok daha doğrusu sen yoksun ben bu üçlüyü seviyorum,biri olmayınca canm istemiyo yazmak hem aylak adamda bende senden başka kimle uğraşcaz:)bide herkese ii yıllar diledim kimse bana dilemedi kırıldım:)
ii yıllar seda :) aman eksik kalma