.jpg)
Sabah yağmurlu birgüne yorgun uyandım. Yorgunluk fiziksel gibi görünse de ruhsaldı. Ne zaman duygularımla mantığım arasında önemli bir karar vermek zorunda kalsam kararsız biri olup, sorunlu bir profil çiziyorum dışarıya. Bunun da sebebini biliyorum: biraz mükemmeliyetçiyim ve hatayı en aza indirme konusunda ısrarcıyım.
Böyle durumlarda bunları düşünmek zorunda kalmadan alıp başımı gidesim geliyor. Bedenim buralarda ve ruhum bambaşka dünyaları dolaşırken, işin içinden çıkamayıp sadece kafamdaki dünyada oynayan taşları yerine oturturken, nereye gideceğini bilmediğim bir yola girdiğimde… Aklım başımda değilken, onsuz kalakaldığımda alıp başımı gidesim geliyor. Böyle anlar için söylenmiş çelişik sözlere kulak tıkamak istiyorum. "İnsan her zaman pişman olur, çünkü tatmin sınırı yoktur" çıkarımımı aklımdan silip, "en iyi diye birşey yok" prensibimi bile düşünmeden çekip gidesim geliyor. Madem ki uç(a)madık o zaman denize bıraksak kendimizi, olmaz mı ki? Denize doğru şöyle bir açılsak, satsak ruhumuzu, böyle zamanlarda iyi gelir sanki. Rüzgâr nereye eserse oraya savrulsak. Yalnız mı gitmeli, yoksa almalı mı biri(leri)ni? Giderken bir bekleyen bırakmamalı böyle zamanlarda geride belki, aradaki tek duvar mesafeler olsa da ve denize sattığım ruhumdaki yeri hiç değişmese de…
Aklım başımda değil de sende kalmışken, akılsız başımda senden kalan kavak yelleri eserken, denize sattığım ruhumda fırtınalar koparken ve bu fırtınalar denizde dev dalgalar olup karşıma çıkarken alıp başımı gidesim geliyor…
[audio:http://www.filefreak.com/pfiles/86808/Blackmores_Night_-_Spirit_Of_The_Sea.mp3]
Alıp başını gitmek bazı durumlarda işe yarayabilir fakat yanlız kalmak ve iç hesaplaşma gibi durumlarla karşılaşınca insanın alıp başını gittiğine pişman da olası geliyor.
Ama Deniz olayı başka…
insan,mutlu olacağını düşünüyorsa ve aklı geride kalmayacaksa neden gitmesin ki..ama gittiginde aklına onu da almışsan istersen dünyanın bi ucuna git, değişen birsey olmayacaktır.çok yönlü düşünmeyi bazen beceremem bu da sıkar beni.sen düşünebiliyosan böyle, senin için en uygun olanını yap derim. ne biliyor musun, bence akışına bırak.
mighty parca tek kelimeyle “harika”
deniz… ruzgar…
ruhunu temizler, istersen geri verirler.. o kadar da guzel yurekleri vardir… karsilik beklemeden her kacisa yuva olurlar
>xprodoksit doğru söylüyorsun, bazen iç hesaplaşma içindne çıkılmaz bir buhran haline gleiyor.
>deniz, akışına bıraktım ben de.
>northwind nerelerdesin sen? ruhumu sattım artık, temiz verseler ne güzel olur.
şarkı için de teşekkür ederim -ben söylemesem de- yazdıklarıma hem şarkı hem de fotoğraf olarak ugyun konseptler geliştirmeye çalışıyorum. şarkı sözlerini de dosyanın “özellikler” ayrıntılarında bulabilirsiniz bu arada.
bir de içimde kalmasın, şarkıdaki beklenen adam olmak güzel olurdu sanki.
ben denize ruhumu çoktan sattım might ve şu an çok mutluyum.her ne kadar (onu) alamadıysam da yanıma deniz bana kendini o kadar guzel sundu ki şimdi denizi göremezsem onu hissedemezsem halet-i ruhiyem hiç de iyi olmuyor.onu görmeden yaşayamam herhalde.(bunlar tamamen gerçek hayal değil)
yazan:denize aşık olan biri…
ben her daim mantıktan yanayım. duyularla hareket etmememk lazım..
Ne karar alırsan al, içini doldur.. Ellerinle ver şeklini.. Deniz bile gıpta etsin sana.. Belki o zaman ruhunu sana hediye eder..
Ruhu denize satmak mi?Cok akillica , onu gercek sahibine satsak ve rahat etsek soyle.Cok gel gitler yasamasak.Cok sey yazmak istiyorum ama bu yaziya neden yorum yazamiyorum?
>anonymous deniz dinlendirirmiş insanı, benim de öyle bir şansım olsa deniz kıyısında oturudum herhalde saatlerce.
>eysean ben de hep amntıktan yanayım ama mantıktan yana olmak her zaman en iyi çözümü ya da istenileni vermiyor, bu da öyle bir durum işte.
>misterio daha karar verme sürecine girmedima ma bu sürece gelinceye kadar bile zorlu yollardan geçmek gerekiyor bazen. bir de içini doldurmak tabiki.
>pembedeniz aslında sonuna kadar haklısın. ben senin ne demek istediğini çok ama çok iyi anlıyorum. bakma sen bana, bu aralar yanlış yollarda dolanıyorum, umarım “doğru”yu tekrar bulma yolunda kalbime de laf geçirebilirim.
italiklerini daha önceden denize bırak ki hafifleyesin mighty..
Birilerinin gitmesine neden izin veririz, yuregimizde hamal gibi tasirken onlari?Gittiyse birileri, yuku de gitmeli.Birak gitsin giden, ama gidisin acisini da kov gitsin icinden.Yaman acidir gidislerden sonra yasanan.Ve bu durumda ne ruhu satmak ise yarar, ne umcak ne de denize atlamak…Sevdiginiz olcude aci cekersiniz eger size verilen hadsiz derecedeki muhabbeti suistimal ettiyseniz.Bedelini odeyinceye kadar mahkumsunuz acinizin her anini yanarak yasamaya.Sonsuz sevgi sonsuz olana duymak icindir, layik oldugu sekilde sevmeli herkesi…
Ilhalastiracak kadar sevmek ici verilen sevgi, o vasfi hak edene duymak icin derc edilmistir insan kalbine.Birine ait olani baskasina sarf edemezssin, ettin mi yasanacaklar ortada.
Hem en iyisini yapmak yerine soyle dusuncem ben artik;en iyisi benim yaptigimdir:).
Ayrica ne serefli bir seydir, icini insanin disa yansitabilmesi.Akil ve duygu catismasini herkes yasar ama distaki cizilen hep benim mantigim ondedir, ben guclu ve sorunsuz bir insanim mesajidir.Oysa bal gibi bilir onlar da sorunlu olduklarini, zayifliktir ama bunu gostermek, sAcamaaa.Yurek ister ici disa yansitmak,kolaysa yapsin herkes,kimse kimseyi yaniltmasin.Ve de yasasin anti depresanlar :).
Miht yeni yaz burdan baska yorum cikaramicem :).
>everything is hidden behind italics indis -I really dont know why I wrote these words in English-
>geriye yazacak birşey bırakmamışsın pembedeniz, ben noktayı koysam sadece :)
pembedeniz hakli ewet yeni yaz baska yorum cikaramiycam bende :)
and why mighty? why in english?
what’s wrong with you man?
iyice tüketim toplumunun bir üyesi oldunuz :)
What do you mean?Did we write more comments than we should have written?If so, sorry.
But when my heart feels, my pen has to write…
I am going to write as lon as my heart feels…
Tamam miiii? :).HIM, yuketici dimek
yok efendim ne demek, buyrun istediğiniz kadar yazın :) ben sadece iyi demişsin, güzel demişisn anlamında şey ettiydim.