sikiş
Aylak Adam... | Sayfa 2

Aylak Adam…

B.yi ararken buldum kendimi…

Dostluk…

Aralık10

friendship_dostluk

O kadar uzaklarda aramaya gerek yokmuş; dostluk denilen iki adım kadar yakınmış hep. Yanında olmasa da, uzak bir zamanda da kalsa bazen, hep oradaymış. Döndüm baktım, hatırladım. Unutmamak için de not düşüyorum.

Bangkok…

Eylül29

bangkok_thailandf.jpg

Beklentim çok yüksek değildi. "Blade Runner" filmindeki sokakları, her yerlerinden tütsü dumanları yükselen tapınakları ve turuncu giymiş rahipleri görmenin ötesinde birseyi beklemiyordum. Beklentilerimin bir kısmında hakli çıksam da aklımdakinden biraz daha farklı bir dünya ile karsılaştım. Bangkok, Istanbulun bence cok daha az gelişmiş ama benzer sorunları taşıyan halinden başka bir yer değildi.

Kentin sınırları, sanki rahiplerin tütsüleriyle çizilmiş ve tapınaklarla korunmuş olsa da içinde modern, farklı, bol ve gizliden gizliye kokuşmuş bir yasam tarzının izlerini barındırıyor. Gündüz gezip gördüğünüz o ruhani hava geceleri yerini bambaşka bir hayata bırakıyor.

Siam Paragon gibi en sevdikleri lüks ve bizimkilerden daha farklı konseptteki alışveriş merkezleri şehre aydınlık ve yaşanabilir bir hava veriyor. Geziye de buradan başlıyoruz. İlk gün aslında bizim için sadece geceden ibaret, haliyle gidilecek en guzel yerlerden biri Siam Paragon oluyor.

Ertesi gün Altın Buda, Reclining (Uyuyan) Buda gibi onlar için çok kutsal yerleri gezmeye başladık. Bütün bir günü neredeyse tütsüler arasinda ve benim ruhumu karartan ama kanımca onların ruhunu açan yerlerde geçireceğiz diye düşünmeye başlamışken; birbirinden güzel çiçeklerin olduğu çiçek pazarında, birbirinden ilginç -benim damak tadıma uymayan- yiyecekler ve egzotik meyveleri görünce biraz olsun ruhum rahatladı. Aklimdaki en ilginç görüntü satıcılardan birine ait, sırtında ve kollarında yürüyen sincap. Ilk defa birinin sincap besledigine sahit oldum.

 tayland cicek pazari

Her şehirde olduğu gibi buranın da bir Cin Mahallesi var. Her cin mahallesinde olduğu gibi bu cin mahallesinde de her yerde taklar ve fenerler var. Yoksa cin mahallesi olmazdı öyle değil mi? Bazen bu cinlilerin neden böyle bir mahallesi olduğunu ve özellikle bu mahallelerin daha çok suç ve karanlık islerle iliskilendirildigini düşününce bunu ısrarla neden insanların gözüne soktuklarını merak ediyorum. 

Bangkok’ta bana en ilginç gelen ama sonradan Taylandin genelinde olduğunu farkettigim konsept terziler oldu. Çok ucuza size özel giysiler dikiyorlar. Gömlek, takim elbise, pantolon, ceket, bluz vs. ne isterseniz bir gün içinde dikip size teslim ediyorlar. Ne derece kaliteli hiç anlamadım ama kişiye özel dikim düşüncesi hoşuma gitmedi değil. Belki Turkiye icin zincir bir ticaret dusuncesi olabilir. Ne de olsa bir tekstil cennetinde yasiyoruz.

Cin mahallerinden alışveriş yapmamış, kendimize bir elbise diktirmemiş olsak da kendimizi oranın en büyük pazarlarından Chatchuchak’a atmadan edemedik. Aslında bakarsanız her şey benim bu bonsai merakım yüzünden. Bu pazardan en büyük beklentim çok güzel bir bonsai ağacı bulabilmekti. Buldum da. Hatta onu THY ile Tayland tan Istanbula kadar da getirdim. Artik bendeki bonsai sevgisini siz düşünün.

Bu arada gezdiğimiz yerlerdeki altından yapılan koruyucu helkelerinden, tapınaklardan, hangisi daha şaşalı ayırt edemediğim devlet konaklarından; aylardır kurulamayan hükümetten ve her gün yapılan gösterilerden bahsetmiyorum bile. İşin ilginç tarafı zamanında bu kadar zengin olduklarından yaptıkları bu altın heykelleri simdi restore edememeleri beni güldürürken düşündürmedi değil. Bu zenginlik denilen nimetin ne zaman kimin elinde olacağı belli değil. İyisi mi elimizde birşeyler varken onu güzel islere harcamak, lüzumsuz heykellere ve sasaya değil.

Kategori: Anı, Gezi, Hayat | 1 Yorum »

Saçmalamalar…(14)

Ağustos30

The_queen_and_the_brother

Yurt dışında yaşamanın insana kazandırdıkları var elbette. Mesela en basitinden daha medeni bir trafikte araba kullanıyorsun. Tamam burda da trafik var ama en azından medeniyet de trafikte sana eşlik ediyor.

*** 

Ne olursa olsun yurdum gibisi yok be kardeşim! Yani şimdi mesela Ramazan geldi memleketime ama burda birşey anlamıyorum. Nerde benim o Ramazanda çıkan pidemin kokusu? Yok! Benim memleketimde insanlar beyaz peynir yer, kahvaltıda zeytin olur. Ohh! Mis gibi de bir ekmek tadından yenmez yani. Burda nerdeee! Adamların kahvaltısı iki kuru kruvasandan ibaret. Hıh! Napıyım senin kuru kruvasanını!

***

Burada olmayı zamanıyla çok istemiştim. Şimdi düşününce biraz kalsak iyiydi diye geçiriyorum içimden. Şu güzelim bayramı, Ramazanı bari memlekette geçirseydik.

***

O değil de, memlketimde şehitlerimiz veriliyr hergün buradakileri gördükçe içim gidiyor. Burada koltuklarında oturup oradaki pislikleri desteklemiyorlar mı düz gidiyorum hepsine. Oturup "Nefes" izliyeyip tekrar hatırlıyorum kendi gerçeğimiç Vatan sağolsun!

***

Hepinizin Ramazan Bayramı mübarekö Zafer Bayramı kutlu olsun! Böyle zamanlar birlikte olmak, bir olmak zamanları!

« Older EntriesNewer Entries »



Kısmet: Evsiz… (28/01/2010)

Son Sözler...

Yeni… - 1 Comment
Öğreti… - 2 Comments
İhsan Oktay Anar – Suskunlar… - 9 Comments
Bangkok… - 1 Comment

Abone olmak için:

RSS abone ol!Feedburnerda sizin için yaktım...

E-mail adresinizi giriniz:

  • Giriş
  • İstatistikler...