Aylak Adam…


Mektuplar…(7)

⊆ Nisan 22nd, 2008 | aylak adam | ˜ 5 Comments »

Letter.jpg

Sevgili C.
Seni nereden tanıdığımın cevabını bulmasaydım, bu kalemi elime alma cesaretini de bulamayacaktım. Yazmak pek âdetim değildir; bilmem hatırlar mısın? Seninki gibi insanların birbirlerini tanıdıkları, birbirlerinin hatırlarını sordukları sımsıcak bir mahalle de büyümedim. Benim büyüdüğüm yerlerde karşı komşusuyla bile selamlaşmayan, zoraki bir merhaba diyen insanlar yaşardı. Benim yaşadığım yerlerde insanlar hep koştururlardı; kaldırımlar kalabalık, trafik sıkışık olurdu. Belki de bu yüzden çıktım bu yolculuğa, durup biraz nefes almak için, yaşadığımı anlamak için. Hayatımın en önemli gecesinde “üzgünüm T. Bunu yapamayacağımı geç de olsa anladım” diye bir not bırakarak ortadan kaybolup ansızın kaçmam bu şehre ve çevreme geç kalmış bir meydan okuyuştu.
Ne var ki, o akşam otobüslerde yer yoktu. Sonra ne olduysa bir bilet iptal edildi. Bir an evvel bu şehirden uzaklaşmanın derdi içerisindeydim ve kesinlikle o bilete taliptim. Otobüse bindim, yanına geldim ve bana gülümsedin. Yaz akşamlarında çıkan serin bir rüzgâr gibiydin; güneşten kavrulmuş günün sonunda geceyi ferahlatan. Yolculuk boyunca sana olan yakınlığımın nedenini çıkaramadım, ta ki dün geceye kadar, o rüyayı görene kadar…
Koşuyordum, sürekli koşuyordum; önümden evler, arabalar, şehirler, yollar geçiyordu. Annemle babam gitgide gençleşiyordu. Bense çocukluğuma doğru koşuyordum. Derken sesin çınladı kulaklarımda.
O sevimli tatil köyündeydim uyandığımda. O sendin, evet o sendin! Yıllar öncesinde ailece gittiğimiz yaz tatilinde tanıştığım, tatil sonunda bana deniz kabuklarından yapılmış bilekliği hediye eden çocuk! O tatil dönüşende bana bir kartpostal göndermiştin sizin oraları gösteren ve mahallenden bahsetmiştin bana masal gibi gelen. O bilekliği ve kartı hala sakladığımı biliyor musun? Üstelik bunu ne zamandır benim bile unuttuğumu… Hayatımın en tatlı, en masum anılarına sürükledin beni. Bilmem hatırlar mısın şimdi? Başka herkesin yanında her şey olabilirdim ama senin yanında sevimli, utangaç, küçük bir kız çocuğuydum sadece…

Sevgilerimle,
A.

Konuk Yazar: A. 


Aylak Adam.org 3 Yaşında…

⊆ Nisan 17th, 2008 | aylak adam | ˜ 9 Comments »

birthday

Aylak Adam.org 3 yaşında!!!

Üç yıl önce bambaşka bir fikirle başlayıp bambaşka bir yere gelen siteye göstermiş olduğunuz ilgi, yorumlarınız, e-postalarınız ve desteğiniz için çok teşekkür ederim.


Mektuplar…(6)

⊆ Nisan 5th, 2008 | aylak adam | ˜ 7 Comments »

Letter.jpg

Sevgili B.
Aylar önce attığım son mektubumun geri dönmesiyle anladım cevapsız kalan zamanların sebebini. Yıllar öncesinde, henüz lisedeki o sıcak ve yakın sıraları bırakıp kocaman amfilerde insanlara uzak oturmaya başlamamızın ilk dönemlerindeki duyguları yaşadım mektubu elime uzattığında postacı. Ona sorsan geri dönen bir sürü mektuptan sadece biriydi. Benim içinse tekrar eden tarihin ta kendisi. Bu mektubuysa sana hiçbir zaman yollayamayacağım, belki bunu yazdığımı bile asla bilmeyeceksin. Sen kim bilir nerelerde yeni bir yol çizme peşindesin kendine! Arada çizdiğin yollar benimkiyle kesişse de ayrılışı çok ani oluyor.
Oysa ‘ne güzel oldu değil mi, yıllar sonra tekrar yazmaya başladık birbirimize’ diyerek başlayabileceğim bir mektup yazmayı düşünmüştüm. Keşke geride, çocukluğumuzdaki o küçük ağaç evimize tekrar dönebilmek için Hansel ve Gretel masalındaki ekmek kırıntılarından bıraktığımız parçalar bıraksaydın da sanki hiç var olmamışsın gibi kaybolmasaydın ortadan.
Bu mektubu sana bırakıyorum. Olur da yıllar sonra bu çocukluğumuzdaki mahalleye gelir de beni sorarsan, benden sana bir haber kalsın diye. Gidiyorum. Yıllardır çıkmadığım, çıkamadığım bu mahalleden, nihayet zincirlerimi kırıp ayrılıyorum.
Garip bir his bu. İnsanın bütün çocukluğunu, gençliğini yaşadığı, ağaçlarına yaslanıp saklambaç oynadığı, yapraklarına basıp sevgilisini öptüğü bir mahalleden, mahalledekilerden ayrılması yoruyor insanı yola başlamadan. Kimse inanmadı bana. Oysa ben sana son mektubu yazdığımda karar vermiştim buna. Sana yazmadım bunu. Ne dersin bilemedim yazdığımda. Bende hiç olmayan o özgür ruhu hep taşıdığın için anlıyorsun beni eminim.
Herkesle tek tek vedalaştım bugün. Herkeste her ne kadar “güle güle” deseler de, hüzünlü bir bakış vardı gözbebeklerinden anlaşılan.
Özgürlüğümü aramak için çıkıyorum yola. Kâh bir dağ eteğindeki köyde, kâh bir ovanın üzerine kurulu şehirde konaklayarak aramak niyetim. Nerede, nasıl, kim bilir!
Birgün geri geleceğim elbette,
Belki karşılaşırız bizim mabet mahallemizin sokaklarında yine,
Elimizde birer müzik kutusu, yüreğimde büyüttüğümüz sevgimizle,
O sevgi ki senin içinden de hiç eksik olmasın,
Hep böyle kal…
C.

Mektuplar…(5)    Mektuplar…(4)    Mektuplar…(3)    Mektuplar…(2)    Mektuplar…(1)