Aylak Adam…


Mektuplar…(6)

Letter.jpg

Sevgili B.
Aylar önce attığım son mektubumun geri dönmesiyle anladım cevapsız kalan zamanların sebebini. Yıllar öncesinde, henüz lisedeki o sıcak ve yakın sıraları bırakıp kocaman amfilerde insanlara uzak oturmaya başlamamızın ilk dönemlerindeki duyguları yaşadım mektubu elime uzattığında postacı. Ona sorsan geri dönen bir sürü mektuptan sadece biriydi. Benim içinse tekrar eden tarihin ta kendisi. Bu mektubuysa sana hiçbir zaman yollayamayacağım, belki bunu yazdığımı bile asla bilmeyeceksin. Sen kim bilir nerelerde yeni bir yol çizme peşindesin kendine! Arada çizdiğin yollar benimkiyle kesişse de ayrılışı çok ani oluyor.
Oysa ‘ne güzel oldu değil mi, yıllar sonra tekrar yazmaya başladık birbirimize’ diyerek başlayabileceğim bir mektup yazmayı düşünmüştüm. Keşke geride, çocukluğumuzdaki o küçük ağaç evimize tekrar dönebilmek için Hansel ve Gretel masalındaki ekmek kırıntılarından bıraktığımız parçalar bıraksaydın da sanki hiç var olmamışsın gibi kaybolmasaydın ortadan.
Bu mektubu sana bırakıyorum. Olur da yıllar sonra bu çocukluğumuzdaki mahalleye gelir de beni sorarsan, benden sana bir haber kalsın diye. Gidiyorum. Yıllardır çıkmadığım, çıkamadığım bu mahalleden, nihayet zincirlerimi kırıp ayrılıyorum.
Garip bir his bu. İnsanın bütün çocukluğunu, gençliğini yaşadığı, ağaçlarına yaslanıp saklambaç oynadığı, yapraklarına basıp sevgilisini öptüğü bir mahalleden, mahalledekilerden ayrılması yoruyor insanı yola başlamadan. Kimse inanmadı bana. Oysa ben sana son mektubu yazdığımda karar vermiştim buna. Sana yazmadım bunu. Ne dersin bilemedim yazdığımda. Bende hiç olmayan o özgür ruhu hep taşıdığın için anlıyorsun beni eminim.
Herkesle tek tek vedalaştım bugün. Herkeste her ne kadar “güle güle” deseler de, hüzünlü bir bakış vardı gözbebeklerinden anlaşılan.
Özgürlüğümü aramak için çıkıyorum yola. Kâh bir dağ eteğindeki köyde, kâh bir ovanın üzerine kurulu şehirde konaklayarak aramak niyetim. Nerede, nasıl, kim bilir!
Birgün geri geleceğim elbette,
Belki karşılaşırız bizim mabet mahallemizin sokaklarında yine,
Elimizde birer müzik kutusu, yüreğimde büyüttüğümüz sevgimizle,
O sevgi ki senin içinden de hiç eksik olmasın,
Hep böyle kal…
C.

Mektuplar…(5)    Mektuplar…(4)    Mektuplar…(3)    Mektuplar…(2)    Mektuplar…(1)

7 Responses to “Mektuplar…(6)”

  1. cem der ki:

    gitmek bazen iyi gelir insana ama her gidişin bi dönüşü olmasaa yaşamak zorunda oldugumuz hayatlar olmasa keşke…. o zman o dönşlerde olmazdı ;)

  2. naz der ki:

    duygusal coook duygusal bi mektup bu.belkide herkes adina birilerine yazilmis bi mektup.benim gibi bi yazma özürlünün bu ihtiyacini karsilamissiniz bu mektupla.

  3. aylak adam der ki:

    mektupların şimdilik sonuncusu bu. indis hanımla başlamıştık yazmaya hayali mektupları ama o yazamayacağını söyleyince bırakmak zorunda kaldık. belki başka biriyle başka bir zaman tekrar başlarız tekrar, kim bilir?

  4. kuzey der ki:

    Ben bilirim:)
    Sevgili C,
    Taşınmışsın yeni duydum,iyi yapmışsın yapmasınada kalbinin ikametgahı pek değişmemiş gibi geldi bana.
    Hayat çok kısa,sevmeye diyeceğim yok ancak aşk için o kadar vakit yok,nedir senin de bizimde bu B’den çektiğimiz,bak alfabede dünya kadar harf var keşifse kendini keşfe bi sürü ses kombinasyonu işte:)Tamam tamam şaka bi yana diyorum ki gidip şu B’yi bulsan bana bak desen seni sevdim seviyorum şimdi sevmeye devam edeyim mi yoksa etmeyeyim mi söyle.Eğer et diyorsa ne ala baktın ki umurunda değil,o da senin umurunda olmasın,kendine ihanet etme hele vakit hiç kaybetme,sonra acayip pişman oluyor bak insan,ve geçen o zamanı geri getiremiyorsun.
    Biliyorum biliyorummmm insan içini sevmek adına bi şeyle doldurmak istiyor,ama olmayan bi şeyi sevmek kendini kandırmak kendini aldatmak ihanetlerin en büyüğü diil mi.Üstelik bunu bi sabah uyanıp farkettiğinde yaşayacağın şeyi tahmin bile edemezsin,olmasın böyle bi şey.
    Şimdilik bu kadar yazabiliyorum,havalar serince buralarda oralarda nasıl bilemiyorum ama dikkat et sağlığna:)Ya da etme ben valla yağmurlu fırtınada yürüdüm şifayı kaptım.Neyse güzelinden ıhlamur bulursan bana da yolla hepsini tek başına içme emi:)
    Sevgilerimle k(uzeysiz ne kadarda manasız oluyor yauw:)formata uysun k de olduk :)

  5. uyuyankar der ki:

    ne diyeceğimi bilemiyorum işin açıkçası aylak adam..
    okudum ve yutkundum…

    “gitmek kolay olsaydı gider miydim”
    demiştim birzamanlar.
    gitti gibi görünenlerden
    olma şıkkını verenler,
    sanırım hep bir mektupta
    yada bir öykünün,
    bir hikayenin,
    başucu müzikleri gibi kalacaklar…

    “b”…umarım duyar sesini…

    sevgilerimle aylakadam..

  6. kuzey der ki:

    sesini duyurmalı insan,görmeyen ve duyamayan biri bile sesimi duyabiliyorsam harf harf ben ,hayatta hiç bi mazareti kabul etmiyorum edemiyorum kimse kusura bakmasın darılmasın bozulmasın kısa devre yapmasın:)ve gerçek bi dost tokat gibi bunu insanın yüzüne haykırır(ilk anda asap bozucu oluyor kabul,napalım:)ben bu b’yi bi tanısam hallederdim ya bu işi (napalım Adam sana bırakınca sen hiç bi şey yapmıyorsun,acaba diyorum senin asıl sevdiğin bayan melankoli olmasın yahu :)

  7. aylak adam der ki:

    :) mektuplar hayali iki kahramanın hayatıydı sadece. ne bir B. var ne de bir C. Olsa güzel olurdu ama yok.
    ama güzel bir haberim var. başka bir kahramanla devam edeceğiz mektuplara, C.nin başka bir yönü ve yepyeni bir karakterle :)

≡ Yorumunuz