Havaalanı…

Havaalanına geleli 1 saati geçti. Uçak 25 dk rötar yapmış. Olsun, daha kötülerini de gördüm. İçeri girer girmez bir ekran karşıladı. İki uçuş var ekranda, biri benimkisi diğeri yarın sabahki. Günde 2 uçuş yapılıyor bu havalanından. onra içeri girdim. 20 check-in noktasından açık olan ilk üçünden birine sıraya girdim diyeceğim ama sıra da denemez aslında. Check -inimi yaptırdım ve beklemeye başladım.
Her zaman bu kadar az olsa beklemek için kaybettiğimiz zaman ne akdar güzel olurdu. Mesela istanbulda koşturmasak ucunu tutamadığımız iplerin peşinden ve saatlerce kalmasak keşmekeş bir trafiğin ortasında. Sevdiklerimize ve kendimize daha fazla vakit ayrabilsek mesela. güzel olmaz mıydı?
Bir de bu her yerden bağlanabilme durumu yok mu, inanılmaz! Biz çocukken yoktu böyle şeyler! Hadi iyi yolculuklar bana!

iyi yolculuklar.
Sevdiklerimize vakit ayrıamamak zamansızlıktan mıdır gerçekten? Oysa gerçekten sevmeyi becerebilsek birbirimizi aşarız mekanı da zamanı da. ”Kişi sevdiği ile beraberdir”, kalpten kalbe giden bir yol vardır. Ama ahhhh madde, esir ettin bizi kendine…
İyi yolculuklar.
teşekkür ederim :)
sana da hak vermemek elde değil doğrusu, lakin her zaman da öyle midir? emin değilim
Önce emin olmalısın ki öyle olsun. İçinde şüphe olan sevgide bunu yakalayamzsın :)