
Bu ara kafalar yine bir sağa bir sola bakıyor. Bir günün getirdiği ertesi gün ya yok oluyor ya da başka birşeyle yenileniyor. Ben bile içinden geçtiğim bu zaman diliminde olup biteni anlamıyorum, kavrayamıyorum. Sadece hepsi benim için iyi ve hayırlı olan yne doğru gidiyordur ümidini taşıyorum. En son yazımda bahsettiğim konuyu geçtim, üstüne bir o kadar daha yaşadım. Bu kadar kısa zamanda bu kadar hızlı gelişmeler insanı yoruyor sanırım. Oysa, hepsi sıraya girse ve tek tek gelse böyle olmazdı. Bütün bunlar bence sonbahar geldiğinden oldu. Sonbahar geldi, havalar soğudu, dünya biraz daha yavaş dönmeye başladı. En kötüsü ise sabahları uyanmak daha bir zor olmaya başladı…





son/bahar alınma mevsimi gibi. en çok da aldanma…o yüzden hem yüzlerimiz hem de yüreklerimiz böyle solgun, böyle sarı değil mi?
yüreginin gizinde saklı sonbaharların hüznü..
bi garip bu son/ilk bahar mevsimleri, geçiştiriyor bizi
Kışa adapte olalım diye, yoksaa şak diye olurdu kış biz şok :s