sikiş
Gece… | Aylak Adam...

Aylak Adam…

B.yi ararken buldum kendimi…

Gece…

Mart14

Gündüzleri bizi mantığımızı kullanmaya, kendi hapishanemize kapanmaya zorlar… Gün boyunca hayatta kalmaya, geceleri ise yaşamaya çalışırız.

Cehenneme Övgü, Gündüz Vassaf, S.18

Through_The_NightGün öğlene doğru başlardı. Günün ne zaman başladığının bir önemi yoktu. Gün boyunca yapılacaklar hep o, yapılması gereken anda belli olurdu. Umrumda da değildi. Yapılması gereken işler yapılırdı nasılsa. Gün çoğu zaman, aylak olduğum zamanın dışında, koşuşturmacayla geçerdi. Bundan da memnundum. Meşgul olup birşeyler yapıyor olduğum hissi bana huzur verirdi. Hep aradığımız da bu değil miydi? Huzur. Her gece yatarken ister istemez geçen günü sorgulardım. Birşey yaptıysam, en azından yaptım hissi varsa içimde rahat uyurdum –bazen uykusuz olduğum zamanlarda bile uyku tutmadığı olurdu, sabaha kadar dönerdim bir o yana bir bu yana, güneşin doğuşuyla kapanırdı gözlerim. En çok da bundan nefret ederdim-

Günün kaçta başladığından bağımsız olarak gecenin ne zaman başladığı önemliydi. Çünkü gece aslında herşeyin başlangıcıydı. Çünkü gece olunca gün içindeki telaştan, sesten ve görüntülerden uzakta kalır; kendime dönerdim. İşte o anda, içimdeki benden gelen sesi dinlemeye başladığım o anda bütün düşünceler, duygular bir bir açığa çıkar beni içten içe kemirirdi. Yapılan hatalar acımasızca serilirdi önüme. Kalpler, sözler, hisler, gerçekler, yalanlar, sessizlikler, kırılışlar, duruşlar, bekleyişler bir bir açığa çıkardı. Bunlar yenildiğim savaş alanlarındaki cesetlerdi. Bütün bunların verdiği ızdırap dayanılmaz bir hal alırdı. Pencereyi açtığımda aldığım derin nefes bile yetmezdi, öyle ki gökyüzü içime dolsa bile engellenemezdi artık bu ayin. Hayatın anlam yüklenemeyen akışına karşı verilen o müthiş mücadeleden eser kalmazdı. Böyle anlarda sığınacak bir liman arardım, o da bulunamazdı. Bulunsa da bu bir işe yaramazdı. Çünkü “gerçek” denilen felsefe arkanızdan bir köpek gibi takip eder, kokunuzdan tanır sizi ve onunla birlikte yaşayıp yaşamadığınıza bağlı olan bir acıyla kalbinizi avcuna alıp sıkar, en derinden acıtarak içinizi. İçinizdeki merhamet, sevgi, şefkat, saygı ve bilumum iyi duyguların bulunduğu noktadan.

Gecenin ne zaman başladığı önemliydi, ne zaman biteceği de. Bütün bu acının kaynağı hayat yolunda çizilen doğruda hep eğri yürümektendi. Ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın, o doğru hiçbir zaman bir doğru olarak tekrar üzerinden geçilip çizilemedi. İki noktadan tek bir doğru geçtiği bildiğim bir gerçekti. İşte sırf bu yüzden başladığım ilk noktadan diğer noktaya ulaşamayacağım düşüncesi beni zaman zaman esir alır, geriye dönüp baktığımda ne çizdiğime bakmaya zorlardı. Farkedilen her yanlış çizgiyi düzeltmek için bir fırsat olsa da, tekrar hatırlanmadığı sürece değişen birşey olmazdı.

Gecenin başlangıcı kadar biteceği anda önemliydi. Çünkü bitmeye yakın çekilen ızdıraplardan sonra hep kararlar alınırdı. Sessizliği bozmanın, söylenmemiş sözleri söylemenin, savaş alanında uygulanacak yeni taktiklerin, dinlemenin, susmanın, görmenin, kalpteki yangın yerinin düşüncesi alır, ardından kararlar alınırdı. Ne gariptir ki bütün bu kararlarda duygular egemen olurdu. O anda bıraksan gökten yağmurlar yağar onunla yürür yollarda ıslanırdım, ama hiç bir zaman ıslanamadım. Hiçbir zaman o gecelerde alınan kararların getireceği güzellikler sürerli olarak yaşanmadı. Yaşanamayan anların hüznü aldı sonraki gecelerde. Yazılar yazıldı da okunmadı hiç, kimseler bilmedi çünkü. Zaman akıp gitti.

Bütün zamanlardan sonra, onca zamandan sonra, olmadık bir şimdiki zamanda yaşanan, geçmiş zamanda hissedilmiş, geniş zamana yayılmış o ızdırap anlarında dinlenen bir şarkı düştü dillere: “Geceler, katran karası geceler…”

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Kategori:Anı, Hayat
14 Mart 2007 (Çarşamba) tarihinde, saatler 22:46'i gösterirken Anı, Hayat kategorisi altında yazılmış ve 2.087 kez görüntülendi. Yazıyla ilgili yorumları okuyabilir ve yorum yapabilirsiniz.
11 Yorum -

“Gece…”

  1. Takvimler Mart 15th, 2007'i gösterirken, saat 11:44'de yasmin demiş ki:

    Yazınız çok iyi bir iç dökme olmuş ilk önce bunu söylemek istedim.sanırım hepimizin zaman zaman yaşadığı ama böyle açık bir şekilde anlatamadığı duygular bunlar.dün gece gödüğüm bir rüyadan sonra bu yazı tam oldu diyebilirim.seçtiğiniz şarkı çok güzel olmasına rağmen yoğun bir hüzün ifade ediyor bana.bir anda gelip sonra giden belki de gitmesini istediğimiz ama arada bir geriye baktığımızda kaçamadığımız duyguları hatırlattı bana…

  2. Takvimler Mart 16th, 2007'i gösterirken, saat 12:46'de ressi demiş ki:

    Gece en çok yalnızlık dokunur insana… Dört duvar üstüne üstüne gelir adamın. Nefes alamaz, boğulacak gibi olur… Bütün hatalar hesap sormaya gelir birer birer … Pişmanlıklar zihninde dolanılır, sonra zaten sıkışan kalbinin üzerine bi güzel yerleşirler… Yaşamı ,ölümü ,hayalleri sorgular ama hiç bir cevap tatmin etmez, manası yoktur hiç birinin… Böyle sürer gece…
    Taa ki kapı açılıp sevdiği bir sesi duyana kadar…
    Birden aydınlanır her yer..Oda, eşyalar, ev bambaşka görünür o anda… Gün doğmuştur artık ,dışarıda hala gece olsa bile…
    Yalnız kalmamak dileğiyle…

  3. Takvimler Mart 19th, 2007'i gösterirken, saat 04:19'de sepia demiş ki:

    replikas diyordu: hiçbir şey gece kadar rahatsız etmiyor.

  4. Takvimler Mart 21st, 2007'i gösterirken, saat 12:05'de pembedeniz demiş ki:

    Gecelerde kendini iyi dinelemeli insan.Kalbim en çok daraldığı an insanın bast halini çılgınca isteyebileceği andır.Çılıgınca istenen de verilir mutlak.
    Kabz hallerimizin basta dönüştürülmesi dileği ile…

  5. Takvimler Mart 21st, 2007'i gösterirken, saat 12:24'de faruk demiş ki:

    gece olunca yalnızlıktan şikayet edilmemeli. gecenin renklisi ve kalabalık olanı güzel midi? bence değildir. peki güzel olanı sessiz ve karanlık bir gece ise, şikayet edilmemelidir bence. bilmiyorum belki çakkıdı çakkıdı renkli bir gece arzuluyorsunuzdur, ne bilim.

  6. Takvimler Mart 21st, 2007'i gösterirken, saat 18:17'de uzak demiş ki:

    geceler bitmesin…

    Bir Adin Kalmali
    .
    bir adin kalmali geriye
    bütün kirilmis seylerin nihayetinde
    aynalarin ardinda sir
    yalnizligin pesinde kuvvet
    evet nihayet
    bir adin kalmali geriye
    bir de o kahreden gurbet
    sen say ki
    ben hiç aglamadim
    hiç atese tutmadim yüregimi
    geceleri, koynuma almadim ihaneti
    ve say ki
    bütün siirler gözlerini
    bütün sarkilar saçlarini söylemedi
    hele nihavent
    hele buselik hiç geçmedi fikrimden
    ve hiç gitmedi
    bir topak kan gibi adin
    içimin nehirlerinden
    evet yangin
    evet salas yalvarmanin korkusunda talan
    evet kaybetmenin o zehirli bugusu
    evet nisyan
    evet kahrolmus sayfalarin arasinda adin
    sokaklar dolusu bir adamin yalnizligi
    bu sevda biraz nadan
    biraz da hiçkirik tadi
    pencere önü menekselerinde her aksam
    daglar sonra oynadi yerinden
    ve hallaçlar atti pamugu fütursuzca
    sen say ki
    yerin dibine geçti
    geçmeyesi sevdam
    ve ben seni sevdigim zaman
    bu sehre yagmurlar yagdi
    yani ben seni sevdigim zaman
    ayrilik kursun kadar agir
    gülüsün kadar felaketiydi yasamanin
    yine de bir adin kalmali geriye
    bütün kirilmis seylerin nihayetinde
    aynalarin ardinda sir
    yalnizligin pesinde kuvvet
    evet nihayet
    bir adin kalmali geriye
    bir de o kahreden gurbet
    beni affet
    Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç
    .
    Ahmet Hamdi Tanpinar

  7. Takvimler Mart 21st, 2007'i gösterirken, saat 22:27'de aylak adam demiş ki:

    Bir gecenin ortasındayım yine..

  8. Takvimler Mart 21st, 2007'i gösterirken, saat 22:42'de pembedeniz demiş ki:

    E hadi sıva kolalrını o zaman.İste tüm zerrelerinle, duyumsa kalbinin derinliklerinde olanları ve bast halini iste.Kalbine ferahlık, yoldaş iste…
    Kendi isteklerinden fırsat kalırsa bize de gönül zenginliği iste :).

  9. Takvimler Mart 23rd, 2007'i gösterirken, saat 09:07'de kardelen demiş ki:

    geceler yorgun geceler lal….
    geceler kelimelere yoldaşlık eder..

  10. Takvimler Mart 28th, 2007'i gösterirken, saat 10:01'de Banu demiş ki:

    Gece deyince ne çok da duraksayıp çok şeyler söyleyesimiz geliyor hepimizin.

    Cehenneme Övgü’den alıntı herşeyi özetliyor aslında.

  11. Takvimler Eylül 25th, 2007'i gösterirken, saat 17:39'de esranur demiş ki:

    hep gece olsaydı güneşten faydalanamazdık.güneşin yarrı her canlıya fayda sağladığı için hep gecenin olması tabiatın dengesini bozmakla yükümlüdür.

Email will not be published

WWW Örnek

Yorumunuz:

 



Kısmet: Sonsuz… (24/01/2008)

Son Sözler...

Yeni… - 1 Comment
Öğreti… - 2 Comments
İhsan Oktay Anar – Suskunlar… - 9 Comments
Bangkok… - 1 Comment

Abone olmak için:

RSS abone ol!Feedburnerda sizin için yaktım...

E-mail adresinizi giriniz:

  • Giriş
  • İstatistikler...