<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="WordPress/2.5.1" -->
<rss version="0.92">
<channel>
	<title>Aylak Adam...</title>
	<link>http://www.aylakadam.org</link>
	<description>B.yi ararken buldum kendimi...</description>
	<lastBuildDate>Thu, 15 May 2008 19:46:49 +0000</lastBuildDate>
	<docs>http://backend.userland.com/rss092</docs>
	<language>en</language>
	
	<item>
		<title>Saçmalamalar&#8230;(9)</title>
		<description><![CDATA[

the earth turned to bring us closerit turned on itself and then usuntil it finally brought us togetherin this dream&#8230;
21 Gram&#160;




Neşeli birkaç satır serpiştirmek istiyorum. İçimden aynen bu geçiyor. Zaten bu güzel havalarda da karamsar, canımı sıkan mevzulardan bahsetmek istemiyorum hiç. Mesela kaçırdığım Emir Bey konserlerinden hiç mi hiç bahsetmek istemiyorum. Bu kadar talihsiz olamaz [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/sacmalamalar9</link>
			</item>
	<item>
		<title>Doğru mu? O ne ki?</title>
		<description><![CDATA[
Yanlış yapmayan insan yoktur. İnsanlık yanlışını kabul ve düzeltmekle ölçülür.
Einstein



Hepimizin kendine göre doğruları, kendine göre kuralları var. Her doğru, kural olmak zorunda da değil; hep bunu iddia etsek de çiğneyip geçiyoruz bazen hepsini. Sonradan  görüyoruz doğrularımızın evrensel olmadığını.
En çok atladığımız nokta bu bence yaşarken. Doğru olarak bildiklerimiz, sadece bizim doğrularımız. Başka doğrular da var&#160; [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/dogru-mu-o-ne-ki</link>
			</item>
	<item>
		<title>Leff-ü Neşr&#8230;</title>
		<description><![CDATA[&#34;Bir şiir yazmıştım sana da gülmüştün bana, aynen o günkü gibi herşey&#8230;&#34;
Bütün hikaye bu düşle başladı. Ben ona bir şiir yazmıştım ve o gülmüştü. Bütün hayatımın başlangıç noktası o günkü o gülüş olmuştu.
Yaşım daha henüz aşkın anlamını kavramaya çalışırken, bizim lisenin önünde hiçbir yeşillik yoktu.&#160; Bütün diğer okulların tersine şehrin göbeğinde değil, dağın taa başındaydı. [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/leff-u-nesr</link>
			</item>
	<item>
		<title>Mektuplar&#8230;(7)</title>
		<description><![CDATA[
Sevgili C.Seni nereden tanıdığımın cevabını bulmasaydım, bu kalemi elime alma cesaretini de bulamayacaktım. Yazmak pek âdetim değildir; bilmem hatırlar mısın? Seninki gibi insanların birbirlerini tanıdıkları, birbirlerinin hatırlarını sordukları sımsıcak bir mahalle de büyümedim. Benim büyüdüğüm yerlerde karşı komşusuyla bile selamlaşmayan, zoraki bir merhaba diyen insanlar yaşardı. Benim yaşadığım yerlerde insanlar hep koştururlardı; kaldırımlar kalabalık, trafik [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/mektuplar7</link>
			</item>
	<item>
		<title>Aylak Adam.org 3 Yaşında&#8230;</title>
		<description><![CDATA[Aylak Adam.org 3 yaşında!!!

Üç yıl önce bambaşka bir fikirle başlayıp bambaşka bir yere gelen siteye göstermiş olduğunuz ilgi, yorumlarınız, e-postalarınız ve desteğiniz için çok teşekkür ederim.
]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/aylak-adamorg-3-yasinda</link>
			</item>
	<item>
		<title>Mektuplar&#8230;(6)</title>
		<description><![CDATA[


Sevgili B.Aylar önce attığım son mektubumun geri dönmesiyle anladım cevapsız kalan zamanların sebebini. Yıllar öncesinde, henüz lisedeki o sıcak ve yakın sıraları bırakıp kocaman amfilerde insanlara uzak oturmaya başlamamızın ilk dönemlerindeki duyguları yaşadım mektubu elime uzattığında postacı. Ona sorsan geri dönen bir sürü mektuptan sadece biriydi. Benim içinse tekrar eden tarihin ta kendisi. Bu mektubuysa [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/mektuplar6</link>
			</item>
	<item>
		<title>Gün&#8230;</title>
		<description><![CDATA[Düşünüyorum,Uçsuz bucaksız bir sahildeyiz seninle,Gökte ay yok, yıldızlarsa fersizDalgalı, köpük köpük, kumlarla oynaşan bir denizHer yer, ufuk karanlık; ne bir çizgi ne bir iz
Olmuyor,
Düşünüyorum,Eski bir masa, mürekkepli bir kalem,Oturmuşum dalgın, uzaklardayımDışarıda gece, her yerde kasvetYazılmıyor, yazamıyorum, hayret!
Olmuyor,
Ne ressam olmam, ne de bir şair,Hiçbiri fayda vermiyor,Karşımdaki manzaraya gölgeler,Aklımdaki kelimelere kafiyeler düşmüyor.
Biliyorsun,
O güneş yüzün olmadan,Ruhum ışık almıyor.Ay [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/gun</link>
			</item>
	<item>
		<title>Saçmalamalar&#8230;(8)</title>
		<description><![CDATA[
Karanlığa küfretmektense, bir küçük ışık yakın, daha iyi edersiniz.Andre Gide


Bir süredir yazmıyorum, biliyorum. Yazmak istemediğimden değil de daha çok yazacak birşeyler bulamamamdan. Belki de sıkılmışımdır. Ondandır, ondan. Zaten hala kendime kaliteli zaman ayıramadığımı düşünüyorum. Bu konuda değişen birşey yok anlayacağınız gibi.
En son saçmaladığımdan bu yana hayatımda değişen birçok şey olmuş diğer taraftan ama hiçbiri beni [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/sacmalamalar8</link>
			</item>
	<item>
		<title>Not Defteri&#8230;</title>
		<description><![CDATA[



İnternetin ne kadar önemli olduğu uzun zamandır internetsiz kalmamla aklıma iyice kazındı. Yeni eve geçildiğinden bu yana internet yok. Geçen gün sabahın köründe havaalanına gitmek için taksi bile çağıramadım. Durum o kadar vahim. Bu notu nereden düşüyorsunuz derseniz, iş yerinden. Sabah sabah canım sıkıldı da paylaşayım istedim.Teknolojiye bu kadar bağımlı olmama kızıyorum bazen. Elim kolum [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/6</link>
			</item>
	<item>
		<title>Kendime Notlar&#8230;</title>
		<description><![CDATA[&#160;18 Şubat 2008Dışarıda çok kar var. İşe gidemedim. Evden çalıştım. Teknolojinin zararları bütün bunlar. Oysa ben dışarıdaki çocuklar gibi eğlenmek, üşüdüğümü anlamamak istiyorum.Günün sözü: “Karlar düşer, düşer düşer ağlarım.”&#160;19 Şubat 2008Huysuzluğum üstümde. Bütün gün sıkıntıdan patladım.&#160; Bu günde bir terslik var. Akşam bir arkadaşla konuşmam lazım. Özletti kendini. İyi gelir belki.Günün sözü: “Kelin ilacı olsa [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/kendime-notlar</link>
			</item>
	<item>
		<title>Ve Sen&#8230;</title>
		<description><![CDATA[
Adı yoktu,İçimde saklı kalmış duygularınÇalınmışlardı bir bir.Geriye kalan ne varsa,Yalnızlık besliyordu onları.Çoğaldıkça onlar kuytu köşelerinde,Saklamak zorlaşıyordu gözlerdenBelki de bu yüzden,Üstü örtülü bir neşe alıyordu beni.Sesini duymak zorlaşıyordu bugünlerde.Tatlı bir hayal olup sarıyordu benliğimi&#8230;
Gökyüzü sarsılıyordu yerinden,Beyaza bulanıyordu İstanbulBense deliler gibi,Seni bulup çıkarmaya çalışıyordum yüreğimden.Ve sen,Kayboluyordun karların altında&#8230;
Bugünlerde,Ben en çok seni arıyordum İstanbul’da.Hırçın oluyordum,Deli oluyordum.Ama aşık olamıyordum [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/ve-sen-askim</link>
			</item>
	<item>
		<title>14 Şubat Nostaljisi: Vapurlar ve Martılar&#8230;</title>
		<description><![CDATA[
“Love is an untamed force. When we try to control it, it destroys us. When we try to imprison it, it enslaves us. When we try to understand it, it leaves us feeling lost and confused.”Paulo Coelho, The Zahir, S.94

 
Onlarınki kıtaları aşan bir aşktı. Ferhat ile Şirin, Kerem ile Aslı, Leyla ile Mecnun kadar [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/sevgililer-gunu-nostaljisi-vapurlar-ve-martilar</link>
			</item>
	<item>
		<title>Karşı Kıyı&#8230;</title>
		<description><![CDATA[
“Birbirini seven iki insanın düşebileceği en kötü duruma düştüklerinin farkındaydı, sevgi asla kaybolmayacak bir biçimde canlıydı ama aralarındaki ilişki çürüyüp eski bir köprü gibi yıkılmıştı. Bir nehrin iki kıyısında kalmışlardı. Birbirlerini görüyorlar, rüzgârın kelimelerin çoğunu uğultusuyla boğduğunu bile bile birbirlerine sesleniyorlar ama birbirlerine ulaşamıyorlardı.”Ahmet Altan, En Uzun Gece, S.164




Biz iki kıyı, aramızdaki deniz aşkımız ve [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/karsi-kiyi</link>
			</item>
	<item>
		<title>Saçmalamalar&#8230;(7)</title>
		<description><![CDATA[“Bu kadar sağlama alma. Maltalı haberi ulaştırırsa alt tarafı bizi öldürürler. Sen bu kadar küçük bir şeyden mi korkuyorsun? Gel otur yanıma!”İhsan Oktay Anar, Amat


Yok, yok olmuyor. Bi dakika, bi dakika&#8230; Yok, yok, olmuyor. Bu kaçıncı karalayıp attığım kağıt oldu sayamadım! Ne kadar uğraşsam da olmuyor. ilham perim mi kayboldu ne! Yok, işin kolayı bu. [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/sacmalamalar7</link>
			</item>
	<item>
		<title>Sonsuz&#8230;</title>
		<description><![CDATA[
Denizi seyrediyorum uzun uzun,Martılarsa çığlık çığlığa,Güneşin ışıkları kanatlarına vuruyor,Seni haykırıyorlar boşluğa.
Denizin suyunu çekiyorum içime,
İçtikçe susuyor, susadıkça içiyorum.Özlemim son demlerindeSen uzaklardasın, bense biçare.&#160;
Gece oluyor,Ölümün kardeşi omzuma dokunuyor.Yavaşça sıyrılıyorum Senin varlığını unutmaktan korkuyorum.
Martılarla bir olup haykırıyorum denize,Bilmiyorsun&#8230;
aylak adam&#160;
]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/sonsuz</link>
			</item>
	<item>
		<title>Boş&#8230;</title>
		<description><![CDATA[“Kız doğmuş gibi kısa bir sessizlik olduktan sonra pastayı keseyim diye birisi elime bir bıçak tutuşturdu”Gabriel Garcia Marquez, Benim Hüzünlü Orospularım, S.45&#160;


Bütün duyu yetilerimi yitirdim. Akşamdan sabaha, sabahtan akşama değişen hiçbirşey yok. Sabah uyanıp işe gitmek, işten kalkıp eve dönmek gibi sıradan uğraşlarım var son zamanlarda. Arada geçen zaman diliminde bir heyecan, bir kıpırtı, bir [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/bos</link>
			</item>
	<item>
		<title>Oyuncakçı&#8230;</title>
		<description><![CDATA[
&#34;Lacivert: Beni sakın unutma.Laciverete üzülürdüm. Hep korkan ayrılığı söylüyordu. Evet, ayrılmışlar, bitmiş, beni sakın unutma. Ama insan ölürken de bunu söyleyebilir&#8230;&#34;
Selim İleri, Fotoğrafı Sana Gönderiyorum, S.59


Buz gibi havanın soğuk olduğunu, içine başımı da sakladığım sıcak paltomun ve kalın atkımın altında yaşarken, ancak burnumun donan ucundan ve nefesimin dışarıdaki etkisinden anladım. Dünden yağan karı gökyüzündeki kış [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/oyuncakci</link>
			</item>
	<item>
		<title>Saçmalamalar&#8230;(6)</title>
		<description><![CDATA[Kitabın ayracını her sayfaya koyunca ilerleyemiyor insan. Hergün yazmaya niyetlensem de başka hayat dertlerine düşüp ayracı koyunca uzak kaldık yine.
Yine başlayacağım saçmalamaya ve hayatıma dair birkaç not yazmaya aman okurken aklınızdan çıkarmayın bu uyarımı!
En son bayramdan önce bir tebrik kartı atmışız sizlere, o da geçen seneden kalma, nel sağolsun hemen yüzüme vurdu. Ne yapalım, kart [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/sacmalamalar6</link>
			</item>
	<item>
		<title>İyi Bayramlar, İyi Yıllar&#8230;</title>
		<description><![CDATA[
]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/iyi-bayramlar-iyi-yillar</link>
			</item>
	<item>
		<title>Not Defteri&#8230;</title>
		<description><![CDATA[



Sadece anlık düşüncelerden oluşan bir hayat istiyor bazen insan. Kaldırımda yürürken sadece karşı kaldırımdaki kafede kışın bu soğuğuna iyi gelecek bir kahve içmek isteyip istemediğimi düşünmek istiyorum. Sonra kahveyi içmeye karar verirsem, içerken neyi okumak istediğimi düşünmek istiyorum.





]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/5</link>
			</item>
	<item>
		<title>Yirmi Dört Yıl&#8230;</title>
		<description><![CDATA[
Uykum var aslında, çaktırmıyorum.Uzaktan bir şarkı sesi geliyor, uyuyakalıyorum.Sen uzaklardasın ama ben hep seni aklımda tutuyorum.Sen de biliyorsun bütün bu olan biteni,Uyuyorsun.Tatlı rüyalarından melekler uyandırıyor seni.Başucunda kırmızı bir gül buluyorsun,Kuşlar söylüyor en sevdğin şarkıyı,Sen dinliyorsun.
aylak adam


]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/yirmi-dort-yil</link>
			</item>
	<item>
		<title>Not Defteri&#8230;</title>
		<description><![CDATA[



Hobi olarak çalışıyorum, sadece bu aralar hobime fazla zaman ayırmaya başladım. Hayatımın merkezine yerleştirmemeye çalışsam da elimde değil! Asıl yapmam gereken –yani yapmak istediğim- fotoğraf kursuna başvursam iyi olacak.Bir de yazmaya devam etmek için çabalıyorum. Karlı sahil şeridindeki evde yazmak istiyorum biraz. Belki bana yardımcı olur. Anahtarları unuttum sanırım. Oysa yazmak için aklımdan geçenler soğuk [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/4</link>
			</item>
	<item>
		<title>Sen&#8230;</title>
		<description><![CDATA[
&#8230;bu şehre sonbahar yeni geldi. dün yağdı yağmur. parktayım. yeşil çimenlerin üzerine düşmüş, sarı çınar yaprakları arasındaki toprak yolda yürüyorum. çınar ağaçlarının yerini bazen çam, bazen ceviz, bazen de ismini daha öğrenemediğim ağaçlar alıyor. 
gök dünden bıraktığı yağmurun az olduğuna kanaat getirmiş olmalı ki güneşi bir kenara itip gri, bereketi müjdeleyen bulutlarla kaplamaya başladı mavi [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/sen</link>
			</item>
	<item>
		<title>Aşk Başka Birşey&#8230;</title>
		<description><![CDATA[
&#34;Mahzen gönlüme sevda türküleri,Kurumuş gözyaşlarıma bir mavilik getirdin&#8230;&#34;Mahzen, Ayna




]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/ask-baska-birsey-3</link>
			</item>
	<item>
		<title>Not Defteri&#8230;</title>
		<description><![CDATA[



beklemenin hayatımdaki en anlamsız eylem olduğunu düşünmüşümdür. beklerken hiçbirşey üretmezsiniz, size hiçbir faydası olmaz. kimseye bir faydası olmaz. sadece can sıkıntısı yapar.
bir keresinde erkeklerin hayatının ortalama iki yılının kadınları bekleyerek geçtiğine dair bir araştırma okumuştum, bence daha uzun bir süre bu. buradan yaptığım çıkarım kadınların insanoğluna büyük zarar verdiği yönünde. ömür törpüsü bile olabilirler. ancak [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/189</link>
			</item>
	<item>
		<title>Saçmalamalar&#8230;(5)</title>
		<description><![CDATA[

Ölüm güzel şey; budur perde ardından haber.Hiç güzel olmasaydı ölür müydü peygamber?Güzel Şey, N.Fazıl kısakürek


Yazmak artık zorunluluktan farksız oldu benim için. Yaşanmamış mektuplardan ötesi de yok bugünlerde zaten, farketmişsinizdir. Eskiler öyle dermiş, boşuna da dememişler &#34;yaşanmadan yazılmaz, yaşayamadıkların yazılır&#34; diye. Yok böyle birşey, ben uydurdum az önce. Öyle işte.&#8230;
Bugün yazmaksa hiç hesapta yoktu. Duygu’ya adanmış [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/sacmalamalar5</link>
			</item>
	<item>
		<title>İhsan Oktay Anar - Suskunlar&#8230;</title>
		<description><![CDATA[

Kulak eğer gerçeği anlarsa gözdürMevlana&#160;





Suskunlarİhsan Oktay Anar



Çok sevdiğim yazar İhsan Oktay Anar&#8217;ın beşinci romanı &#34;Suskunlar&#34; yukarıdaki sözle açılıyor. Okuma alışkanlığı kazanmaya çalıştığım şu günlerde bana büyük bir motivasyon sağlayacağını düşünüyorum. Tavsiye ederim.

Eflâtun rengi hayaller kuran bir “suskun”un sözleridir, bu roman. İşittiğini gören, gördüğünü dinleyen, dinlediğini sessizliğin büyüsüyle sırlayan ve bunların görkemini hikâye eden bir adamın [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/ihsan-oktay-anar-suskunlar</link>
			</item>
	<item>
		<title>Mektuplar&#8230;(5)</title>
		<description><![CDATA[
Sevgili B.Nereden başlasam anlatmaya bilemiyorum. Uzun zaman oldu sana yazmayalı. Zamanın akışında sana mektup yazacak vakti bulamadım desem kızar mısın bana? Anlıyorsun beni biliyorum, çünkü en az benim kadar sen de derinden hissediyorsun bu hayatın güçlü kollarını. Kucakladı mı bırakmıyor ki kımıldayasın!Evet, bahsettiğin kadar kocaman bizim sevgimiz. Bu uzak mesafelere direnecek kadar kocaman. Hani ansızın [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/mektuplar5</link>
			</item>
	<item>
		<title>Şirket Değişikliği&#8230;</title>
		<description><![CDATA[Birlikte çalışmakta olduğum hosting şirketimi değiştirdiğimden ve işlerimin de yoğunluğundan bu aralar yazı yazamıyorum. Oysa aklımda kelimeler uçuşuyor. Siteyi yeni şirketimin sunucularına taşır taşımaz ve vakit bulur bulmaz yeni yazılarla geri geleceğim :)

Güncelleme: 3-4 saatlik bir çalışmadan sonra siteyi taşıdım. Siz, siz olun back_up alırken encodinge dikkat edin, doğru alın :)
]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/sirket-degisikligi</link>
			</item>
	<item>
		<title>Mektuplar&#8230;(4)</title>
		<description><![CDATA[
Sevgili C.,

Son mektubunla kafam allak bullak oldu. Neye sevinmeli, neye üzülmeli?Bu epey geciken satırları okurken rahatsızlığından eser kalmamış olmasını diliyorum. Hasta olduğunu her öğrendiğimde içime ani bir suçluluk duygusu çörekleniyor. Geçen mektupta anlattıklarımla ilintili olsa gerek. Burada her yerde süpermarket görmekten hatırımdaki esnafları yerine koyamaz oldum artık. Bu bende eksiklik hissi yaratıyor ki hiç hoş [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/mektuplar4</link>
			</item>
	<item>
		<title>Not Defteri&#8230;</title>
		<description><![CDATA[



insanın, duvarlarına çizik atıp yıllarını saatler gibi yaşadığı şu dünya hanından sonraki durakla olan randevusuna, ölüme, hazırlanması ne gariptir. düşünün ki yalnız değilsiniz, yanınızda çok sevdiğiniz handaki günlerinizin anlamı yaşamlar var. her sabah kokusuyla uyandığınız ağacın dallarındaki çiçeklerin rengini düşünün, sonrasındaysa herşeyin karanlık olduğunu. asla eskisi gibi olmayacak olan geride bıraktıklarınızı. etrafınızda şu an varlığıyla [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/2</link>
			</item>
	<item>
		<title>Aşk - Hıncal Uluç&#8230;</title>
		<description><![CDATA[Burayı takip edenler bilir, ne kadar alıntı yapmanın gerekliliklerini yerine getirirsem getireyim bir metni alıp kopyalayıp buraya yapıştırdığım bir ya da ikidir. Onları öylece kopyalayıp yapıştırmaktansa &#34;bakın burada da güzel bir yazı var, okuyun&#34; demeyi tercih ederim. Bu sefer durum biraz farklı olacak. İlk sebep yazının bende bir yerinin olması. İkincisi bende sadece yazının yıllar [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/ask-hincal-uluc</link>
			</item>
	<item>
		<title>Bir Garip Mahalle Burası&#8230;</title>
		<description><![CDATA[Bu şehre geleli 4 sene oldu. İlk geldiğimde bir şehir görünümünden uzak, daha çok küçük bir kasaba gibiydi. Sonra o büyük şehirler gibi bir metropolitan oldu. Şehrin büyüklüğüne rağmen bizim mahalleyi seviyorum. Hala o ilk günkü kasabanın sıcaklığı var burada. Sakinlerini tanımazsınız belki, ben anlatayım.
İlk olarak yanda bir komşum vardı. bewitched, okumaktan kafasını kaldıramayan gençlerden [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/bir-garip-mahalle-burasi</link>
			</item>
	<item>
		<title>Not Defteri&#8230;</title>
		<description><![CDATA[



&#34;hoşçakal&#34; lafını her zaman yabancı diyarlardan gelme &#34;bye&#34; kelimesine tercih etmişimdir, daha sıcak geliyor bana. bye daha kısa süreli bir ayrılık hissiyle, hoşçakal ise daha uzun, sanki hiç görüşülmeyecekmiş gibi bir ayrılık hissiyle doldursa da içimi, seviyorum hoşçakal demeyi. tıpkı &#34;alo&#34; yerine &#34;efendim&#34; demeyi tercih ettiğim gibi. bir bilen var mı alo ne demek içinizde? [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/1</link>
			</item>
	<item>
		<title>Ramazan Nostaljisi: Çocukluğum ve İnançlarım&#8230;</title>
		<description><![CDATA[ 


Hayatım boyunca hep en büyük sorunlarımdan biri olmuştur inanç. Özellikle insanın kişiliğinin oturmaya başlayıp da artık çocukluktan çıktığı 15–20 yaş evrem için büyük sorundu. Mesele inanıp inanmamam değildi elbette. Sorun doğru olarak bildiğimi uygulayıp uygulamamla alakalıydı. Doğru olduğunu bildiğim şeyleri yapmayıp yanlışta ısrar etmek her zaman bende bir huzursuzluk yaratmıştır. Hatta öyle ki zaman [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/ramazan-nostaljisi-cocuklugum-ve-inanclarim</link>
			</item>
	<item>
		<title>Mektuplar&#8230;(3)</title>
		<description><![CDATA[
 

Sevgili B.Her gelen mektubun, sana attığım bir önceki mektubun ulaştığının habercisi gibi. Attıktan sonra önce ulaşıp ulaşmadığını merak ediyor, bir süre sonra ise ulaştığını düşünerek cevabını bekliyorum sabırsızlıkla. Hey Hat! Günümüzün teknolojisini iyi buluyorum bazen ama biz yıllardır yaptığımız gibi mektuplaşmaya devam edelim. Zaten kim kaldı ki eskilerin samimiyetini ve doğallığını önemseyen.Yazdıklarını okurken ne [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/mektuplar3</link>
			</item>
	<item>
		<title>Konsept Dışı…(3)</title>
		<description><![CDATA[
Aklımdayken siz de faydalanın istedim. Hatırlarsınız, 2005 yılında askerliğimin ilk ayında yayın hayatına başlayan bir dergi vardı: Brunch. Akşam gazetesinin her Pazar ücretsiz verdiği dergi, her hafta farklı konularla sizin zamanı takip etmenizi sağlıyor. Ücretsiz bir dergi olmasına rağmen ücretli bir dergi kadar güzel olduğunu düşünmekteyim. Zaten daha önce de size bu dergiyi tavsiye etmiştim. [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/konsept-disi3</link>
			</item>
	<item>
		<title>Mektuplar&#8230;(2)</title>
		<description><![CDATA[

Sevgili C.,

Satırlarıma, cumba kokulu zarfın üzerinde gördüğüm adresin -el yazın daha tam olarak gözlerime bulaşmadan- bir anda beni o hatıraların göbeğine götürdüğünü anlatmakla başlamak istedim. İkinci katta, aşk merdiveninin yeşil basamaklarını minik parmaklarımızla arşınlamaya çalıştığımız -annemin deyimiyle oyun yaptığımız- için sürekli fırça yediğimiz, senin suçu üstlendiğin o çocukluk hülyalarımıza&#8230;Mektubunu defalarca okudum. Okudukça ben küçüldüm, kağıt [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/mektuplar2</link>
			</item>
	<item>
		<title>Bir Akşamın Anatomisi&#8230;</title>
		<description><![CDATA[ 

19:25 – İşten çıktım.19:32 – İş yerinin biraz ötesindeki taksi durağının karşısında babamla konuşuyorum. Canı sıkılmış birşeylere ama söylemedi.19:40 – Taksideyiz. Yanımda iki arkadaşımla birlikte işten geç çıkmış olmanın verdiği zıkıntıdan uzak bir yolda ilerlemekteyim.19:56 – Trafik sıkışık yine. Takside kimse konuşmuyor. “Kız oldu” lafının söylendiği zaman dilimindeyiz.20:10 – Oturduk. İki çam ağacı, küçük [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/bir-aksamin-anatomisi</link>
			</item>
	<item>
		<title>Mor&#8230;</title>
		<description><![CDATA[
Bazen, ilahi vahiy,
kalbinin zaten bildiğini duymak için beynini hazırlamak demektir.Melekler ve Şeytanlar, Dan Brown, s.489&#160;


Aylardan Ocak. Yılın ilk günlerindeki soğuk gecelerden. İçimi ısıtansa birlikte içtiğimiz bir fincan kahveyle birleşen bendeki varlığın. Hep gittiğimiz kafede kahvelerimizi yudumlarken, ben seninle geçirdiğim saniyelerdeki, ne senin ne de benim isteğimizle olan ama iyiden iyiye ikimizin de farkettiğini düşündüğüm sürecin [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/mor</link>
			</item>
	<item>
		<title>Mektuplar&#8230;(1)</title>
		<description><![CDATA[    
  
Sevgili B.,Sadece beton duvarlardan oluşan şehrin sokaklarından birinde yürürken aklıma sen geldin yine. Zaten hep aklımdasın, biliyorsun değil mi? Arnavut kaldırımlı yolda yürürken mahallede yaşadığımız çocukluğumuzdaki sokaklara gitti aklım. Hani şu iki katlı, cumbalı ahşap evlerin olduğu arnavut kaldırımlı sokaklarda koştum yine. Her sabah heyecanla çıkıp koşturduğumuz sokaklarda. Hatırlarmısın [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/mektuplar1</link>
			</item>
	<item>
		<title>Saçmalamalar&#8230;(4)</title>
		<description><![CDATA[ 
Bu aralar çabuk yorulduğumu hissediyorum. Şu kararların verildiği anların yer aldığı zaman dilimlerindeki ruh halimi hiç mi hiç sevmiyorum.&#160; Henüz meselenin dernliklerine inmemiş olsam da sanırım derinlemesine düşününce ve düşündüklerim derin konular olunca çabuk yoruluyorum. Bütün bu hislere rağmen &#34;anın tadı&#34;nı çıkarmayı ihmal etmiyorum. İhmal etmemeye çalışıyorum diyelim. Çünkü malum insan bir yerde bulunurken, [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/sacmalamalar4</link>
			</item>
	<item>
		<title>Karanlıktan Korkar Mısın?..</title>
		<description><![CDATA[ 
bence korkmamalısın&#8230;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160; karanlığı bir imge olarak kullanmak insanoğluna özgü olduğu gibi, karanlık korkusu da insana özgüdür.&#160; çünkü insan yarattığı kötülükleri kendi gözleriyle görememekten korkar ve bu olanağı tanıyan en verimli ortam karanlıktır.&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160; aslında renksizlik olan siyah öyle bir renktir ki, tüm karanlığı, nefretleri, her türlü kötülüğü içine alır;&#160;&#160;&#160;&#160; işte bu yüzden karanlığın rengi siyahtır.&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160; [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/karanliktan-korkar-misin</link>
			</item>
	<item>
		<title>Yok Artık&#8230;</title>
		<description><![CDATA[&#160;Ben siteyi kapatsam da daha önce kopyalanmış kopyalanacağı kadar ki hala yeni yazılar çıkıyor her geçen gün. Kopyalananı da kopyalıyorlar, tavşanının suyunun suyu misali. Boşverin;



Hayat kısa,Kuşlar uçuyor.Cemal Süreyya

&#160;
&#34;Sadece bir örnek daha vermek istiyorum. Sonrasında eminim bana hak vereceksiniz.
Başlığı güzel atmış mimar adayı arkadaş. Bizim gemi olmuş gönül teknesi. Güzel de yapıştırmış. Daha bu konuyu yazalı [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/yok-artik</link>
			</item>
	<item>
		<title>Rüya&#8230;</title>
		<description><![CDATA[
Bir daha kimseyi öyle sevmeyecekti. Bu, korkunç bir gerçekti&#8230;
Bu bir daha olmayacaktı. Bir insanı kaybetmekten daha büyük bir kayıptı bu.En Uzun Gece, Ahmet Altan, S.258-259


 
dönüş yolunda konuşmadı kimse,ne sen ne de ben.gecenin sessizliğinin sesiyle,kaybolduk kendi benliğimizde.
geceleri yürüdüğüm yolda,beklerken ikimiz,gözlerimde ağaçsız tepedeki ışıklı bina.çevremde senin yeşerttiğin bir dünya.sarıldım,usulca sarıldım sana&#8230;
öyle bir sele kapıldım ki sende,öptüm, [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/ruya</link>
			</item>
	<item>
		<title>Konsept Dışı&#8230;(2)</title>
		<description><![CDATA[Gerçekten bıktım. Yazdığım her yazının izinsiz olarak okuyucular tarafından üstelik bir bağlantı verilmeden, alıntı olduğu belirtilmeden kopyalanıp kendi sitelerine konmasından bıktım. Çok garip bir durum bu. Mesele kendi sitelerinde yayınlanması değil. Çok beğenmiş olabilirler tabiki ama insanın emeğine de saygı duyulmalı, değil mi? Sırf bu yüzden bile yazmayı bırakmak istiyor insan.
Her birini takip edip uyaramıyorsun [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/konsept-disi2</link>
			</item>
	<item>
		<title>Buluşma&#8230;(2)</title>
		<description><![CDATA[
Buluşma sonrasında bir yazı yazamadım ama sağolsun arkadaşlar detaylıca yazmış bana yazacak pek de birşey bırakmamışlar.
Özetle; güzel vakit geçirdik. Tanıştığımıza memnun olduk, yolumuzun yorgunluğunu unuttuk. Tekrar görüşmek dileğiyle ayrıldık. Emir Bey&#8217;in konserini kaçırdığımıza üzüldük. Burada 4 kişiyi görüyorsunuz ama aslında daha fazlaydık.
İndis: Edit manyağı olan post
Emir Bey: Linklerimin hepsini tanıyacağım birgün!
Eysean: Bakırköy&#8217;de buluştuk canım!!!
Eroy yazamamış [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/bulusma2</link>
			</item>
	<item>
		<title>Dolunay&#8230;</title>
		<description><![CDATA[Jonathan: So are you gonna meet your boyfriend now or what? Sara: No, I think he&#8217;s out probably doing what you&#8217;re doing. Jonathan: Getting a crush on somebody else&#8217;s girlfriend?No, I&#8217;m sorry, I just meant I had a really nice time. You know, maybe you should give me your phone number.Just in case. Sara: In [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/dolunay</link>
			</item>
	<item>
		<title>Buluşma&#8230;</title>
		<description><![CDATA[Eysean ve indis hazırlamış, bize de yayınlamak düşer&#8230; Hepinizi bekliyoruz :)
&#160;

&#160;
]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/bulusma</link>
			</item>
	<item>
		<title>Saçmalamalar…(3)</title>
		<description><![CDATA[ 
Bu aralar aklımda bambaşka fikirler dolanıyor. Birgün düşündüğümü ertesi gün düşünmüyorum, düşünüyorum da başka şeyler geliyor aklıma bu sefer. Aklım dağılıp gidiyor. Haliyle bu düşünme seanslarının hiçbiri bir yere varmıyor. Aklımı çeşitli yerlerden topladığımda sizlere de ne demek istediğini anlatabiliyor olacağım inşallah.
Arada sırada deliliğim tutuyor da gidesim geliyor buralardan biliyorsunuz. Bu sefer uzun direndim [...]]]></description>
		<link>http://www.aylakadam.org/sacmalamalar%e2%80%a63</link>
			</item>
</channel>
</rss>
