Not Defteri…

“Kendimize inanmadıkça, bireyselliğimizi vurgulamaya gücümüz yetmedikçe, grubun ardı sıra sürükleniriz.”
Cehenneme Övgü, Gündüz Vassaf, S.80

“Kendimize inanmadıkça, bireyselliğimizi vurgulamaya gücümüz yetmedikçe, grubun ardı sıra sürükleniriz.”
Cehenneme Övgü, Gündüz Vassaf, S.80

"….Evet, itiraf ediyorum; çok mutsuzum… Her gün sabah gidebileceğim bir işim var ve daha iyisini yapmak için en ufak bir çaba sarfetmiyorum. Çünkü hiç keyif almıyorum. Bütün gün sadece sızlandığımı hissediyorum bazen. Karşımdaki insanları dinlemiyor, sürekli konuşuyorum. Biraz daha sakin olmam ve kendime olan güvenimi abartmamam gerekiyor. Kafama herşeyi takıyorum ve bunlardan kurtulmam gerek. Geçmişi yaşarken geleceği kaçırıyorum sanki…"
Bunları geçenlerde yazmıştım ama unutun hepsini, artık sisten çıkıyorum sanki. Yeni evle başlayan adımlarımı daha kuvvetli atıyorum. Allah yardımcım olsun, bir de varlığınızı eksik etmesin yanımdan.

Haftasonlarında ne yapacağımı bilemediğim ya da bir plan olup da yapmak istemediğim durumlarda çok sıkılıyorum. İnsanın yapacak birşeyinin olmaması iyi midir kötü müdür bilemiyorum. Bazen tembellik için birebir zamanlar olsa da, haftasonu birşeyler yapıyor olmanın da verdiği bir mutluluk oluyor içimde. Bu haftasonu bir yana, yılbaşında ne yapacağıma da hala karar vermiş değilim. İstanbul’un trafiğinde paramla rezil olmanın dışında alternatifler arıyorum. Unutmadan, artık yeni yılda paraya ‘para’ demeyeceğim için yeni bir isim arıyorum; nasılsa büyük ikramiye kesin bana çıkacak! Olmadı, bir küçüğü! En kötü ihtimalle amorti! (Allah’ım ne boş bir insanım ben! Sen beni koru Ya Rabbim!)
