sikiş
Hikaye | Aylak Adam...

Aylak Adam…

B.yi ararken buldum kendimi…

Elif Şafak: Kurgunun Politikası…

Ocak15

Karşı Cins…

Şubat26

konuşma adem ve havva

- Seni çok iyi anlıyorum. Sen bekliyorsun, o gelmiyor. Sen gidiyorsun, o geliyor. Sen sevince o sevmese de, sen ilgilenmediğinde o ilgileniyor. Anladığını düşündüğün anlarda, o anlasa da anlamamış gibi yapıyor. O da zaten bir llütuf, çoğu zaman seni dinlemiyor ki anlasın. Geldiğinde doldurduğu boşluk senin ona ayırdığın yerden daha küçük oluyor. Beklerkenki kalp atışlarının hızı, o gelince zamanla yavaşlıyor. Heyecanı hep zirvede tutacağını hayal etsen de, bu hiçbir zaman olmuyor. Herşeyde olduğu gibi bunda da herşey çabuk tükeniyor. Zaman hızla akıp gidiyor.

- Hepsi aynı, birinin diğerinden farkı yok! Evet, evet, üstüne üstlük neden bunca vakit kaybettiğine de üzülüyor insan! Bir türlü çözemiyorum. Bir insanın isteyebileceği herşeyi ona veriyorsun. Sevgi, saygı, mutluluk, huzur, güven… Neden hiçbirşey yokken birden değişiyor ki herşey? İnsan elindekilerin kıymetini bilemeyecek kadar nankör oluyor işte bazen! O zaman beterini hakediyor, bırak da Allah’ından bulsun.

- Çok kızmışsın ama bu kadar kötü konuşma yine de. Hem ona kızarak gereğinden fazla değer vermiş olmuyor musun? İnsan değer verdiklerine kızarmış. Bu kadar düşünme boşver. Değmez ki hem! Elini sallasan ellisi!

-Öyle aslında. Nedne bu kadar düşünüyorum bilmiyorum. Çok kızıyorum ama kendime bu kızgınlığım (?). Nasıl da anlayamadım! Oysa zaten başından da bilyiordum böyle olacağını ama işte insan bu kadar çok sevince farkedemiyor.

 

- Hadi boşver artık. Birgün geriye baktığında bu kadar üzüldüğünm için kendine çok kızacaksın, bunu aklında unutma. Hem sen daha iyilerini hakediyorsun.

- Haketmek yetmiyor, hakettiğin için o sana gelmiyor.

- …

Elma…

Aralık30

apple tree

…Daldaki kırmızı elmaya ulaşmaya çalışan küçük sarışın bir kız çocuğu gibi anlaşılmayı bekleyen yaşlı gözlerle hiçbir şey söyleyemeden elini uzattı son bir umutla…Diğeriyle (onun) gözlerinin içine bakan yaşlı gözlerini sildi…
…Küçük kız
küçücük ellerini sıcağın hediyesi yüzündeki damlaları silmek için yüzüne götürdü…

..Sonra gökten bir elma düştü…

…Küçük kızın gözleri yere gitti…
…Gözlerinden kaçırdı gözlerini…

…Küçük kız arkasına son bir kez bakıp, astığı yüzünü hızlıca önüne çevirerek geçip gitti elma ağacının altından. Geride yerde bir tarafı çürümüş bir elma, kalbi kırık bir çocuk, terkedilen bir sevgili kaldı…


posted under Hayal, Hikaye | 8 Yorum »
« Older Entries



Kısmet: Bir Akşamın Anatomisi… (07/09/2007)

Son Sözler...

Yeni… - 1 Comment
Öğreti… - 2 Comments
İhsan Oktay Anar – Suskunlar… - 9 Comments
Bangkok… - 1 Comment

Abone olmak için:

RSS abone ol!Feedburnerda sizin için yaktım...

E-mail adresinizi giriniz:

  • Giriş
  • İstatistikler...