Aylak Adam…

B.yi ararken buldum kendimi…

Havaalanı…

Şubat22

ucak

Havaalanına geleli 1 saati geçti. Uçak 25 dk rötar yapmış. Olsun, daha kötülerini de gördüm. İçeri girer girmez bir ekran karşıladı. İki uçuş var ekranda, biri benimkisi diğeri yarın sabahki. Günde 2 uçuş yapılıyor bu havalanından. onra içeri girdim. 20 check-in noktasından açık olan ilk üçünden birine sıraya girdim diyeceğim ama sıra da denemez aslında. Check -inimi yaptırdım ve beklemeye başladım.

Her zaman bu kadar az olsa beklemek için kaybettiğimiz zaman ne akdar güzel olurdu. Mesela istanbulda koşturmasak ucunu tutamadığımız iplerin peşinden ve saatlerce kalmasak keşmekeş bir trafiğin ortasında. Sevdiklerimize ve kendimize daha fazla vakit ayrabilsek mesela. güzel olmaz mıydı?

Bir de bu her yerden bağlanabilme durumu yok mu, inanılmaz! Biz çocukken yoktu böyle şeyler! Hadi iyi yolculuklar bana!

Evsiz…

Ocak28

soguk kar

Tamam, anladım. O kadar da "iyi" biri değilim. Yeterince, kendimce "iyi" değilim. Biraz daha çabalamam gerek, anladım.ama insanın gözüne bu kadar da sokulmaz ki! Kar yağsın o kadar çok istiyordum ki yağar yağmaz "ne güzel oldu, kar yağdı" dedim. Demez olaydım. Önce ntvmsnbc’deki bir okur dedi ki "Allah evsizlere sokakta kalmışlara yardım etsin, iyi değil bu kar, soğuk". Bir diğeri hemen "bence de beyfendi, Allah yardımcıları olsun" dedi. Aynı günün akşamı bir arkadaşım "Niye öyle diyorsun, evsiz barksız insanlar ne yapacak?" dedi. Evet, ben bilinçsizim, ben düşüncesizim ve de kötüyüm ama bu kadar gözüme sokmasaydınız., iyiydi Şimdi yeniden başladı kar. Allah sokakta kalmışlara, nöbet tutan askerlere ve bundan mağdur olan nicelerine yardım etsin…

posted under Düşünce, Hayat | 6 Yorum »

Kar…

Ocak19

kar

Bu kış uzun zamandır beklediğimiz kar İstanbul’a nihayet yağdı. Daha önce zili çalıp kaçan çocuklar gibi yapmasına kızmıştım. Bu sefer kabahati başka. Kar dediğin lapa lapa yağmalı, toprağı örtüp biraz etrafı ısıtmalı. Lapa lapa yağsa da sevgiliyle yürüsek şöyle bir üstünde. Karın ezilen sesi gelse kulaklarıma, cam kenarında sıcak saleplerimizi içerken seyredalsak beyaza bürünmüş caddeden geçen insanları. Ah Ankara ah, burnumda tütüyorsun.. Böylemisindir sen? Senin oralarda kar hakkını verirdi gökten inmenin. Öyle bir inerdi ki durdur durdurabilirsen. Lapa lapa, öbek öbek. Olanca güzelliğiyle yağar kar sende. Senin gibi sert olamaz bu İstanbul. Mizacı akdenizdir onun, sıcaktır; kar nedir bilmez. Sert duramaz hayata senin gibi. Kar denince bu İstanbul eline sus dökemez senin. Bak geliyorum yakında. Ayak bastığımda, vuracak dimi soğuğun yüzüme yine? Karla karışık olsun ama kuru kuru çekemem soğuğunu.

« Older Entries

Kısmet: Saçmalamalar…(12) (25/12/2008)

Son Sözler...

Havaalanı… - 1 Comment
Evsiz… - 6 Comments
Mimik… - 12 Comments
Kar… - 10 Comments

Abone olmak için:

RSS abone ol!Feedburnerda sizin için yaktım...

E-mail adresinizi giriniz:

  • Giriş
  • İstatistikler...