Şubat22

Havaalanına geleli 1 saati geçti. Uçak 25 dk rötar yapmış. Olsun, daha kötülerini de gördüm. İçeri girer girmez bir ekran karşıladı. İki uçuş var ekranda, biri benimkisi diğeri yarın sabahki. Günde 2 uçuş yapılıyor bu havalanından. onra içeri girdim. 20 check-in noktasından açık olan ilk üçünden birine sıraya girdim diyeceğim ama sıra da denemez aslında. Check -inimi yaptırdım ve beklemeye başladım.
Her zaman bu kadar az olsa beklemek için kaybettiğimiz zaman ne akdar güzel olurdu. Mesela istanbulda koşturmasak ucunu tutamadığımız iplerin peşinden ve saatlerce kalmasak keşmekeş bir trafiğin ortasında. Sevdiklerimize ve kendimize daha fazla vakit ayrabilsek mesela. güzel olmaz mıydı?
Bir de bu her yerden bağlanabilme durumu yok mu, inanılmaz! Biz çocukken yoktu böyle şeyler! Hadi iyi yolculuklar bana!
Aralık31

Bir önceki yazıya buradan bir ip atıp aradaki bağı kurarak şunu söylemek istiyorum: Yeni yılda öyle bir ruh halim olsun ki her günü, yeni bir yılın başlangıcı gibi karşılayayım. Yeni yıl dediğiniz sizin hangi takvimi kullandığınıza göre değişir zaten öyle değil mi?
Bütün iyi dilekleri sıralayıp yeni yılda onların gerçekleşmesi için birşey yapmadan durmak istemiyorum. Bütün dünya barış içinde olsun, mutluluk, sağlık, sevgi ve saygı olsun isteriz ya hepimiz. İşte bunun için hepimizin önce kendimizle barışık, mutlu olması, kendimizi sevmesi ve sayması gerekiyor ki bir sonraki basamağa geçebilelim. Sonra bütün bu dilekleri dileyip ertesi gün olduğunda unutmamak gerekiyor. Sadece dilemekle olmuyor. İnsan sevgi istiyorsa önce vermeyi bilmeli. Saygı göstermeli karşısındakine. Dinlemeli. Demem o ki, hepinize sağlıklı, huzurlu, sevgi dolu, mutluluk dolu bir yıl ve bunların almanız için önce vermeniz gerektiğini unutmayacağınız bir ruh hali diliyorum…