Bayram Sabahı…
Gecenin bitmeğe yüz tuttuğu andan beridir,
Duyulan gökte kanad, yerde ayak sesleridir.
Bir geliş var!.. Ne mübarek, ne garib alem bu!..
Hava boydan boya binlerce hayaletle dolu…
Süleymaniye’de Bayram Sabahı, Yahya Kemal Beyatlı

-Artık eski bayramlardan bayram yok , de mi (değil mi)?
Ben de hemen cevap verdim:
-Olmaz tabi anne, eskiden ev ev dolaşıp bayram harçlığı topluyordum, köye gelen çocuklarla oynuyordum, benim için anlamı vardı, güzeldi bayramlar, şimdi ne yapıyoruz ki?
Bizim köyün bayramları aslında asıl bir gün önce yaşanır. Arife günü çocuklar en güzel bayramlık kıyafetlerini giyip evlerden "çörek" toplamak için sokağa çıkarlar. Kızların kırmızı ayakkabıları olur, erkeklerin ise güzel gömlekleri, biraz daha büyüyünce takım elbiseleri -ki o zaman çörek toplamaya çıkmazlar artık- Düşünsenize, köyün sokakları ve yolları cıvıl cıvıl çocuk dolu. Tabiki çörek verecek kişiler de yollarda. Her evden birşeyler gider mutlaka. Kimi şeker, kimi börek, kimi çikolata, kimi gofret… Köyden başka yerlerde yaşayan herkes de o gün köyde olmak ister. Çünkü asıl bayram o gün yaşanır. Bizim eve gelen çörek toplamaya çıkacak çocukların neşesinden hepimiz nasiplenir, yüzümüz güleç başlarız güne. Zaten onları öyle görüp güzel başlamamak ne mümkün. Bayramın ilk günü sabahı, ev ahalisi bizi bayram namazına göndermek için hazırlanır. Uykuya karşı verilen mücadele kazanıldıktan sonra en şık kıyafetlerle bayrama namazına gidilir. Sonrasında herkes bayram çıkışı caminin önünde toplanır. Bizim kuzenin bütün mahalle için hazırladığı çaylar yudumlanır. Bu bayram da herkesin gözleri camiden dışarı çıktığında çayları aradı, bulamyınca da kuzeni tabiki. Aradı ama bulamadı kimse. Sonradan gördüm uyuyakalmış.
Bu bayram olmasa da çaylardan sonra, mahallenin en büyüğü başa geçer ve herkes büyükten küçüğe doğru elini öper, bir bayramlaşma başlar. Elleri öpen sıraya geçer. İşin en güzel tarafı da budur, mahallenin bütün erkekleriyle bir anda bayramlaşmış olursunuz. Sonra aşağı mahelledeki camiden çıkanlarla mezarlık ziyaretine gidilir. Önce bir Yasin-i Şerif okunur mezarlık önünde, sonra güzel bir dua edilir. Hep birlikte yapılan duadan sonra, akrabaların mezarları ziyaret edilir. Dualar edilir. Bu bayram ziyaret edilecek kabir sayısı arttı bizim ailede. Malumunuz dedem vefat etti, geçen ağustosta. Her sene yeni bir mezar ekleniyor, insna birgün biz de orada olacağız diyor. Mezarlık ziyareti insana ölümü hatırlatır, içindeki iyilikleri dışarı çıkarırmış.
Evdekileri bekletmemek için kabir izyaretinden sonra hemen eve gidilir. Annenin eli öpülür. Ondan hayır duası alındıktan sonra, mahalledeki evler dolaşılır ve büyüklerin elleri öpülür, sonra akrabalar ziyaret edilir. Bu bayram da öyle geçti.Köyün güneşli ve temiz havasına çocukların cıvıltısı ve insanların hoş sohbeti de katılınca ne size izlediğim filmlerden, ne yeni dergilerden, ne iş hayatından, ne yeni albümlerden, ne de kitaplardan bahsedebildim, kusura bakmayın efendim. Bayramınız kutlu olsun…

evet boyle bir bayramı yaşayamadıgım için çok uzuldum.Çünkü bu sene köye gidemedim işler beni istanbula bagladı.Bende yalnızlıgımla bir bayram kutlamaya çalıştım, ama beceremedim…
mighty,
yazını okumadım daha, okuyacağım; ama kendimi tutamadım resimdeki pabuçlar çok güzel.. aklıma kırmızı rugan pabuçları getirdi. onlar da bayramda en çok istenilen şeylerdendir ya.
anonymous bu sefer kim olduğunu biliyorum -sanırım- (: üzüldüm senin için, insanın ailesinden uzakta bayramı geçirmesinin nasıl birşey olduğunu bilirim, ne kadar zor olduğunu da.
pabuçlardan bir çift bulunmakta gönderelim olmazsa indis (: ama ayağına olmaz artık senin. yazıyı da boşver zaten, ben fotoğrafa göre birşeyler karalamaya çalıştım :P
kırmızı. ayakkabı. evet. ben büyüyünce müneccim olacağım. başıma kırmızı çarpı konmuş yukarıda. o pabuçları reca ediciğim..
bilmem güzel dicem ama çok uzundu okumaya uşendim valla bakarım sonra ama her neyse güğzek gğzel okumazın tavsşye edilirr