Ben, Kendim ve Aynadaki…
Aynama bir yabancı sızmış,
Bakıyor bana uzaktan…
Beni Unutma, Feridun Düzağaç
Bu yazı bendeki bana, beni anlamak için benim tarafımdan yazılmış bir yazıdır. Bu yüzden kendi içinde bir kördüğüm oluşturacağından karışık olması olasıdır.
Bir süredir üzerimden atamadığım bir ölü toprağının altında ezilmektesin. İçinde bir türlü dışarı çıkaramadığın eski benliğini taşımakta, bedeninde hapsolmuş bu kimliği geri kazanmak için çabalamaktasın. Bunun bir yolunu bulabilmiş değilsin henüz. Bunu yapabilmeye giden yolun şimdiki durumu analizden geçtiğini hatırlatmakta fayda var. Zaten bu yazıyı da kendini anlamak için yazıyorsun. Bir nebze olsun anlamak için.
Bundan tam bir yıl önce kendine yazdığın mektubu geçenlerde aldın. O zaman, kendine sorduğun soruların cevaplarında gizli olabilir çözümün. O anki ruh halini, aklından geçenleri, yapmak istediklerini yazdığın mektuptan sonra yaptıklarına ve şu anki haline baktığında aslında çoğunu yaptığını görüyorsun. Buna rağmen hayatında birşeylerin hala eksik olduğunu içten içe hissetmektesin. Kendine bugün sormak için yazdığın soruların çoğuna da olumlu cevaplar verdin aslında. Peki nedir eksik olan?
Şöyle başlayalım istersen. Eskiden olsa daha bir canlı olurdun. Şimdi de canlı olduğunu düşünüyorsun ama dışa vurumun eskisi kadar güçlü değil belki de. Bunun en büyük sebebi içinde bulunduğun ani değişimin üzerinde bıraktığı yorgunluk olabilir. Zamanla yeni hayatının düzene girmesiyle onun üzerinde bıraktığı çekingen tavrınve içindeki sesle olan “ne yapmalıyım?” diyologun azalacağından, zamanın bir çözüm olabileceğini düşünüyorum.
Bütün bunların ötesinde, eski güvenini toparlamanın senin için en önemli noktalardan biri olduğu da kesin. Azmin ve düşüncelerini hızlı toplamandan bu aralar pek birşey kalmamış gibi görünse de bunun mevcut ortamdaki havayı koklama sürecinde oluşunla bir ilgisi olabilir. Bir süre sonra bu potansiyelini de dışa vurabileceğini düşünüyorum. Sen kendimin sana vermekte olduğu bu durumu berraklaştırma çabalarını kendi iç dünyanın düzenlenmesinde kullanırsan, bu sana yardımcı olabilir. Bu söylediğim sana pek birşey ifade etmedi sanırım. Şöyle ki; sürekli içinde bulunduğun durumu sorgulama çabaların bu aralar gereksiz bir kaos ortamı oluşturmakta zihninde. En iyisi mi şu an tespit ettiğimiz durumu aklında tut ve hiç bozma bir süre, sorgulama. Zamanla herşeyin zihninde daha görünür olduğunu, sislerin aralandığını ve önünü görebildiğini göreceksin. O zamana kadar odaklanman gereken belli noktalar var. Hayatındaki asıl noktalara odaklandıktan ve onları aynı anda Türkçe olmayan deyimle senkronize bir şekilde ilerlettikten sonra diğer boşlukları da zamanla dolduracağını düşünüyorum.
Unutmadan hatırlatayım, unutmamam gereken birşey var: Sabırlı olmak!



Takvimler 16 Ocak 2007'i gösterirken, saat 01:45'te:
Sabır acı, meyvesi tatlıymış.Ben ki annemin karınında dokuz ay durmayı becerememişim, sabrı öğrenmeye çalışıyorum.Sonu güzel olacak inanıyorum.
VE neden ‘hep eski beni’ ararız?Oysa bugünkü ben, yarının eski beni…
Ben de hep eski günlükleri okurum ve hala aynı soruları sorup durduğumu şaşkınlıkla fark ederim…
Takvimler 16 Ocak 2007'i gösterirken, saat 21:20'te:
bunu herkes mi yapıyor acaba?
Takvimler 18 Ocak 2007'i gösterirken, saat 01:06'te:
AYNA
Derin sularında bu ayna her an
Sizden bir parıltı aksettirecek
Kah çıplak bir omuz sessiz düşecek
Eriyen bir kuğu beyazlığından
Bazen bir tebessüm, tutuşmuş mercan
Rüyasıyla sanki bir kızıl çiçek
Ve saçlar öyle ümitsiz yüzecek
Olgun akşamların ağırlığından
a.h.tanpınar
Takvimler 19 Ocak 2007'i gösterirken, saat 02:41'te:
bir resim var. her gün o resime bakıyorum her gün yeni bir yüzümle karşı karşıya kalıyorum.bocalamalar,vazgeçmeler,hayıflanmalar ve çözmeye artık yeltenmediğim uzak yollarım.
demekki her insanın içinde bir kördüğüm var. buna ben de dahil olmak üzere.
ellerinize sağlık. (nasıl olmuşsa benle çok bütünleşiyor düşünceleriniz demekki aynı yolun yolcularıyız.)
Takvimler 21 Ocak 2007'i gösterirken, saat 01:30'te:
ayna ışık tuttu sanırım bana. bu yazıyı yazdıktan sornaki günlerim daha sakin, daha huzurlu, daha heyecanlıydı sanki
Takvimler 21 Ocak 2007'i gösterirken, saat 03:57'te:
devamı daha da güzel olur inşallah ;)
Takvimler 21 Ocak 2007'i gösterirken, saat 17:20'te:
Ne güzel…
Takvimler 21 Ocak 2007'i gösterirken, saat 20:41'te:
inşallah daha da iyi olacak. sağolun desteğiniz için.
Takvimler 21 Ocak 2007'i gösterirken, saat 20:57'te:
yürekten dilenen her şeyin bir şekilde gerçek oacağına inanarak…inşallah
Takvimler 14 Ekim 2007'i gösterirken, saat 00:11'te:
”En iyisi mi şu an tespit ettiğimiz durumu aklında tut ve hiç bozma bir süre, sorgulama. Zamanla herşeyin zihninde daha görünür olduğunu, sislerin aralandığını ve önünü görebildiğini göreceksin. ”
Çok yapmaya çalıştıgım ama hiç beceremedigim bir olaydır depresif anlarımda kafam anlamlı anlamsız bir ton soru ile foseptik çukuru gibi bir hal aldıgı zaman kendi kendime derim bir durumu sabitle düşünme artık sorgulama neden diye sormaa zamaaaan derim ama hep yenik düşerim … Umarım sen becerebilirsin dostum
Takvimler 14 Ekim 2007'i gösterirken, saat 19:48'te:
hepimiz farklı zamanlarda aynı yollardan, aynı düşüncelerden geçiyoruz belli ki. ben de bazen not alırım o anki ruh halimi ki bir dahaki sefere daha kötü hissedersem kendimi o anki ruh halime dönebileyim diye.