Aylak Adam…

B.yi ararken buldum kendimi…

Aşk! Saçma…

Haziran1

“Bambaşka bir insan olup çıkmıştım. Delikanlılığımda bana yol göstermiş olan klasikleri yeniden okumaya çalıştım, ama onlara dayanamadım. Annem demir yumrukla bana zorla okutmaya çalıştığında karşı koyduğum romantik edebiyata gömülmüş, onun sayesinde, dünyayı harekete geçiren o yenilmez gücün mutlu değil mutsuz aşklar olduğunun bilincine varmıştım.”
Gabriel Garcia Marquez, Benim Hüzünlü Orospularım, S.66

i__d_like_to_know_you_wallpapers2317_1024x768_1.jpg

 "Ah ah eski aşklar yok artık!" diye hayıflanıyor olabilir büyüklerimiz. Eski filmleri izleyince -tabi eskiden aşklar eski filmlerdeki gibiydiyse- ben de öyle düşünüyorum sanırım. Bir erkek olarak bir kadının cümleleriymiş gibi girmiş olabilirim konuya. Boşverin. Mesele aşksa eğer, hepimiz aynıyız bence. Erkekler de en az kadınlar kadar duygu taşıyor içinde, sadece daha güçlü görünmek için saklıyor için de. Doğanın kanunu da bunu gerektiriyor bence. Odun olmaktan söz etmiyorum tabiki. Zaten öyle olmasa bunca şarkı, bunca şiir yazılmazdı ki! "Hoppala konu neden aşk ki!" derseniz gecenin bu vakti yazacak birşey gelmedi aklıma ama yazmak istedim. Bir de Sex and the City‘yi izlemek istemiyorum. Saçma sapan bir film işte. Ne ön yargı ama!

O değil de, etrafa bakınca aşk denilen duygunun tanımını iyice merak ediyorum. Birlikte olan her insan aşık mıdır ki? Bir gecelik bir aşk olabilir mi? Aşk, aşk dedikleri bir ilüzyon mudur ki? Aşkın ömrü var mıdır ki üç yıllık olsun? Aşk gerçekten acıtır mı?

Kim demişti hatırlayamadım: "Aşk, acıyla sevişirmiş" doğru mudur? Ferha ile Şirin, Aslı ile Kerem, Leyla ile Mecnun kavuşamadıkları için mi aşkları büyük olmuştur? Yoksa, yoksa aşk acıyla mı beslenir sevgili okur? Korkutmayın beni nolur. Sırf kafiye olsun diye koydum ama güzel olmadı mı! Oldu, oldu. Saçmalıyorum, biri beni durdursun!!!

  • E-mail this story to a friend!
  • Print this article!
  • del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Technorati
  • TwitThis
  • Google
  • LinkedIn
  • Live
Kategori:Düşünce, Hayat
1 Haziran 2008 (Pazar) tarihinde, saatler 00:20'i gösterirken Düşünce, Hayat kategorisi altında yazılmış ve 632 views. Yazıyla ilgili yorumları okuyabilir ve yorum yapabilirsiniz.
7 Yorum -

“Aşk! Saçma…”

  1. Takvimler Haziran 1st, 2008'i gösterirken, saat 15:26'de kuzey demiş ki:

    tamam seni durdurmayı vazife edindim,milletten kaçtım, bi şişe buz gibi biramı açtım ve bloguna şöyle bi baktım, aaa yazmışsın yahu:) şaşırdım:P sen hiç aşık oldun mu? aşk aylak öyle güzel bi duygudur ki herşeyden bağımsız…acı mı, tabiki belli oranda var ama aşk acıyla kardeş diil. acıdan bahsedenler aşkın yalın haline ulaşamış olanlar. ama acıda var.herşey var. karşılıksız aşktan bahsetmiyorum tabiki.o aşkısızlıkta avuntu.valla bi pazar öğleden sonrası dar vakitte bu kadar ;) şimdi ben gider bakalım arkadaşlarımız ne haldeler;)

  2. Takvimler Haziran 11th, 2008'i gösterirken, saat 10:04'de alef demiş ki:

    derler ki kavuşursan meşk kavuşamazsan aşk olur.
    aşkın süreesine gelince herşey sonsuz bir şimdi içinde, -bence- ister günle ölç ister yılla.. ölçebiliyosan ne ala..
    bir de Sex And the City demişsin evet kabul ediyorum kadınlara yönelik espriler biraz ama şunu söyleyeyim ben de önyargılıydım mecburiyetten izledim diziyi, fakat çok sevdim erkek olsan da satır aralarında çok şey yakalayabilirsin bir dene derim (filmi izleyemedim henüz)
    ilhamlar dilerim

  3. Takvimler Haziran 11th, 2008'i gösterirken, saat 15:25'de aylak adam demiş ki:

    alef haklısın belki ama böyle hiç işim olmazsa birgün, cnaım da çok sıkılrsa ancak öyle izlerim herhalde Sex and the City’i. Büyük konuşmuş olmiyim yine de. İzlediğim günd e burda itirafımı gerçekleştiririm :)

  4. Takvimler Haziran 12th, 2008'i gösterirken, saat 02:41'de uyuyankar demiş ki:

    aşk !
    hazin ve derin bir konu :)
    ama geldim yinede..
    kiminin penceresinde bir güvercin
    sanki kanatlanıp yeri göğü
    inletecekmiş gibi havalanan..
    kiminin duvarında rağmenle sevgili
    olmuş bir rüzgar…
    yani herkese göre değişir bu sancı.
    ama illaki aşk acımı diye soran olursa
    ki sormuş sanırım aylak adam :)
    evet acı !
    ama acı, acı olmasaydı
    aşk ne kadar tamamlanırdı..
    diye sordum ve gece gece karıştım açıkçası :)
    en iyisimi ?
    kaçtım =)

  5. Takvimler Temmuz 19th, 2008'i gösterirken, saat 19:17'de ütopyA... demiş ki:

    hımm ..yine ben ..burayada yazıcam azıcık.=) aşk gitti az önce çıktı yok yani zaten aşk yoktu hayaldi insanlar yine olmayana inandılar çünkü mutluydular ama gitti biraz önce çıktı..! gelirse söylerim arada sizede uğrar !!

  6. Takvimler Temmuz 23rd, 2008'i gösterirken, saat 17:15'de k.i.s.d. demiş ki:

    Daldan dala atlarken buldum siteyi. Aşk mı dedin? Lanet olasıdan bahsetmişsin. Herşeyi değiştirsen de değişmeyendir aşk. Ülkeni, soyadını, işini… herşeyi değiştirsen de 9 sene önce üstüne öyle bir yapışmıştır ki çıkarıp atamazsın. Nedenini de bilemezsin. O eski aşklardan hala var ama utandığından saklanır. Ya da saklanır sanır.

  7. Takvimler Temmuz 23rd, 2008'i gösterirken, saat 22:09'de aylak adam demiş ki:

    aşk anlık bir hipnoz sanırım gerçekten. iyiden iyiye ona olan inancımı kaybettim.

Email will not be published

WWW Örnek

Yorumunuz:

 

Kısmet: Aşk! Saçma… (01/06/2008)

Son Sözler...

Vuslat… - 16 Comments
Silgi… - 26 Comments
Blog Ödülleri 2009… - 2 Comments
Özlem… - 3 Comments

Abone olmak için:

RSS abone ol!Feedburnerda sizin için yaktım...

E-mail adresinizi giriniz:

  • Log in
  • İstatistikler...