Geçmiş…

Her şey. Hiç birşey. Her şey… Sadece bir nokta kadar uzaklar birbirlerine…
Çok değil 6 ay bile olmadı daha gideli. Geri dönüp değişenlere bakınca çok zaman geçmiş gibi geliyor. Olanı biteni tek tek anlatmak zaman alır. İyisi mi bir film şeridi gibi geçip gitsin gözlerimizin önünden. Zamanı ölçen akreple yelkovan en hızlı turlarını yapsın eskiyen saatlerde. Eskiyenlerin yerine yeniler gelsin. Yeni konular, yeni filmler, yeni sorunlar, yeni albümler, yeni hüzünler, yeni sevinçler, yeni kitaplar, yeni kararlar, eski dostlar… Zaman hızla akıp gitsin geçmişte olduğu gibi…
“Başına ne gelirse gelsin, karamsarlığa kapılma. Bütün kapılar kapansa bile, sonunda O sana kimsenin bilmediği bir patika açar. Sen şu anda göremesen de, dar geçitler arasında nice cennet bahçeleri var: Şükret! İstediğini elde edince şükretmek kolaydır. İş, dileği gerçekleşmediğinde de şükredebilmektir.”
Vuslat yakındır Yaradan müsade ederse. Nur içinde yat faruk…
Yeniden yazmana sevindim, Faruk için üzüldüm :-(
Yahya Kemal’in Sessiz Gemi’sini tavsiye ediyorum…
Oncelikle basin saolasun:( ama geri donmene cok sevindim, internet cok anlamsiz gelmeye baslamisti:)
bilgisayarımı her açışımda yaptığım ilk şey bookmarks taki “aylak adam” butonuna tıklamak oluyordu. geri dönüp dönmediğini kontrol etmek belki de. açıklaması zor ama.. dönüşün beni mutlu etti.
kaybın için üzgünüm, benim üzüntüm hiçbişeye yaramayacak olsa da..
hoşgeldin aylakadam.. hoşgeldin:)
CENCEN
hoşgeldin aylak adam
iyiki geldin
RAIN
dönüşüne sevindim..hoşgeldin..başın sağolsun.
ECE
başın sağolsun aylak adam.geri gelmene gercekten cok sevindik inşallah yine gitmezsin
MIMOZA
Başın sağ olsun . .
Gelmen çok sevindirdi. Hoş geldin !
GIZEM
” Nasıl ki hayatın dünyaya gelmesi bir halk ve takdirledir. Öyle de, dünyadan gitmesi de bir halk ve takdirle, bir hikmet ve tedbirledir. Çünkü, en basit tabaka-i hayat olan hayat-ı nebâtiyenin mevti, hayattan daha muntazam bir eser-i san’at olduğunu gösteriyor. Zira, meyvelerin, çekirdeklerin, tohumların mevti tefessühle, çürümek ve dağılmakla göründüğü halde, gayet muntazam bir muamele-i kimyeviye ve mizanlı bir imtizâcât-ı unsuriye ve hikmetli bir teşekkülât-ı zerreviyeden ibaret olan bir yoğurmaktır ki, bu görünmeyen intizamlı ve hikmetli ölümü, sümbülün hayatıyla tezahür ediyor. Demek çekirdeğin mevti, sümbülün mebde-i hayatıdır; belki ayn-ı hayatı hükmünde olduğu için, şu ölüm dahi hayat kadar mahlûk ve muntazamdır.”
Başın sağ olsun. Okuyp okuyup içime su serptiğim bir paragrafı paylaştım. Evet bir çekirdeğin toprakla karışması mis kokulu bir sünbülle neticeleniyorsa, insanın toprakla buluşma neticesi çok daha muhteşem olmalıdır.
Dönmene sevindim. Hoş geldin.
PEMBE DENIZ
ooo kimler gelmiş kimler. hoşgeldin aylak. haydi bakalım yine yeniden hoş yazılara :)
DENIZ