sikiş
Aylak Adam… » 2009 » Ekim

Aylak Adam…

B.yi ararken buldum kendimi…

Teknomektup…

Ekim27

teknokent

Eskiden mektuplar vardı ya uzaktakilere yazılan, o günlerdeki o saf duyguyu özlüyorum çoğu zaman. İçimden ne zaman bir mektup yazmak gelse, işi tembelliğe vurup elimi telefona uzatıyorum artık. Heyhat! ne kötü şey değil mi şu teknoloji! Uzakları yakın ederken hergün daha da uzatıyor aradaki mesafei. Bu teknoloji denen insanın düşünceleri ve duyguları arasındaki çelişkiye çok benziyor, ne yapsan olmuyor. Diğer taraftan sen bu mektubu sabah aldığında mutlu olacağın ve -umarım- gününü artık mutlu geçireceğin için seviyorum da işte onu.Bunca lafı teknoloji üzerine konuşmak için etmedim. Bütün günümü betondan yapılmış bir binada harcarken ve çıktığımda insanlar çok uyumuşken dışarıda yağan yağmurun tadını bir fincan kahvenin etrafında dönecek bir sohbetle ısıtamadığım için hayıflanıyorum bu aralar. bilirsin benihuysuzluk yapmak için hep bir bahanem vardır. Değişen birşey yok anlayacağın. Kötüye gitmesindense değişen birşeylerin olmaması, aynı kalması da güzel. Mesela birini hep ilk günkü gibi seviyor olmak güzel olmaz mıydı? Ya da seviliyor olmak? Bebekler hep aynı sevimliliğinde kalsa, bir şarkı hep aynı tadı bıraksa ruhunda eskimese hiç? Güzel olmaz mıydı? Kim bilir, belki olmazdı.

  • Facebook
  • Twitter
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • email

Geçmiş…

Ekim6

223.jpg

Her şey. Hiç birşey. Her şey… Sadece bir nokta kadar uzaklar birbirlerine…

Çok değil 6 ay bile olmadı daha gideli.  Geri dönüp değişenlere bakınca çok zaman geçmiş gibi geliyor. Olanı biteni tek tek anlatmak zaman alır. İyisi mi bir film şeridi gibi geçip gitsin gözlerimizin önünden. Zamanı ölçen akreple yelkovan en hızlı turlarını yapsın eskiyen saatlerde. Eskiyenlerin yerine yeniler gelsin. Yeni konular, yeni filmler, yeni sorunlar, yeni albümler, yeni hüzünler, yeni sevinçler, yeni kitaplar, yeni kararlar, eski dostlar… Zaman hızla akıp gitsin geçmişte olduğu gibi…

“Başına ne gelirse gelsin, karamsarlığa kapılma. Bütün kapılar kapansa bile, sonunda O sana kimsenin bilmediği bir patika açar. Sen şu anda göremesen de, dar geçitler arasında nice cennet bahçeleri var: Şükret! İstediğini elde edince şükretmek kolaydır. İş, dileği gerçekleşmediğinde de şükredebilmektir.”

Vuslat yakındır Yaradan müsade ederse. Nur içinde yat faruk

 

  • Facebook
  • Twitter
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • email
posted under Anı, Düşünce, Hayat | 9 Yorum »

Kısmet: Yol Ayrımı… (09/08/2005)

Son Sözler...

Sonbahar… - 2 Comments
İçimdeki Deniz… - 3 Comments
Yatırım… - 2 Comments
Rüya… - 5 Comments

Abone olmak için:

RSS abone ol!Feedburnerda sizin için yaktım...

E-mail adresinizi giriniz:

  • Giriş
  • İstatistikler...