Hastalık…
In the words of a Persian sage: Love is a disease no one wants to get rid of. Those who catch it never try to get rid better, and those who suffer do not wish to be cured.The Zahir, Paulo Coelho, S.344

Hasta oldum. Sevgiyle desteklenen tedavimde yaklaşık bir hafta başarıya ulaşamadım. Bir sümüklü böcekten tek farkım geride iz bırakmamamdı. Bu halimden olan bütün şikayetlerim laftaydı aslında. Hiç şikayetçi değildim halimden. Hast olmak güzel olabilir mi? Olabiliyor demek ki bazen. Uzun zamandır bir araya gelmeyen aileniz bir araya gelebilir siz hastalanınca. Evinizdeki ışıklar yanar olabilir eve döndüğünüzde, ya da iki tabak bulabilirsiniz masada sıcak çorbayla doldurulmuş. Sevgi bir hastalıksa eğer, hastalık da onu besleyen bir durum olabiliyor işte. Bırakın beni, kimse iyileştirmesin, hep hasta kalayım. Zaten burnum akıyor hala. Mendili olan var mı?
geçmiş olsunnn yaaa,sen var ya ilgi çekmek için hasta oluyorsun gibime geliyor:):P şaka şaka:))
hadi be ordan :) ama sen bana hiç ilgi göstermedin yazdım bir kenara.
geçmiş olsunnn :)
Siz hiç yıldızlarla konuşmayı denediniz mi?Ben denedim.
Bu işi bir oyuna dönüştürüp,kimi ‘yanlızlık’ gecelerinde
sabahı daha kolayedbilmeyi de başardım böylelikle;
o çıkmazları dayanılır kılmayı da…
Bir Şehre Gidememek,Mario Levi
Geçmiş olsunn,Yaşadığımız her şeyin güzel yanları da var aslında.
çorba yapıp gelicektim ama varmış işte bi çorba yapanın niye site sakinie duygusal şantaj yapıyorsunnn:P çok biliyorum bennn:))
sen napıcan bana çorba yapanları senin çorban nerde onu söyle senn :?
BENDE BOOOOLCA VARR AYNI HASTALIĞA YAKALANDIĞIM İÇİN TEMKİNLİYİM ORTAAAAAAAAK :p
temkinli olmaz boşver, fazla temkinlisin sen de canım :)
o değil de ben rainin mısralarını çok beğendim :)
bahar geldi baharr:)
teşekkürler aylak adam,evet bahar geldi kuzeycim
ve aylak adam yaz gelmekte,sen gitmektesin…
bu arada aylak adamdan nisan 1 şakası beklerdim,sanırsam yapmayacak…
son bişey (sulumdog millionaire) bu filmi izlemenizi tavsiye ederim,
çünkü film harika gerçekten.
1 nisan şakası yapmak aklımın ucundan geçmedi rain :) slumdog millionairei çok beğendim ben de ama benim beğenmemin bir nedeni de bu hikayedeki kahramanda kendimi görmem, ben o kadar şanslı olamadım tabi. neyse bu hikaye ayrı :)
bahar geldiii, hoş geldiii :) ben bahar insanıyım ya sonuyla ilkiyle çok seviyorum baharı.
bahar beni çarptı:(hasta oldum mutlu musun aylak:(
beni çok yanlış tanımışsın kuzycim :( sen hastayken benim mutlu olmam mümkün mü? çok geçmiş olsun, elimden hazır çorba gelir ancak istersen yaparım :)
tabi tabii :)) hastayım sana takılıyorum kızdırma beni ben hasta hastada yetişirim gerçi sonra pili bitmiş gibi kalakalabilirim:( hazır çorba olmazz kendin yap,yahu bi insan yalnız yaşarda nasıl bi çorba bile yapamaz olmaz ki canım:( hemen öğrenmen lazım:)
kızdırırsam nolur söyle bakiyim. bana çok kızıp çorba yapar mısın mesela :?
kızdırısam yüzümü asarım küserim sonra sende o halimi çekmektense çorbayı yapmayı tercih edersin zira çok feci oluyor:P sitedeki hanımlara bi uyarı havalara aldanıp benim gibi giymeyin hemen elbiseleriii yok böyle olur işte:)
çok bilince insan işte böyle oluyor demek ki neymiş kuzeyin dediğini yap yaptığını yapma :P ben giydim tişörtümü :)
hastayım ben senle uğraşamıcam iyi olıyım görürsün gününü:P
geçmiş olsun kuzey,valla bende tişörtleyim, malum havalar…
birde bu havada nasıl hastalandınız onu da anlamadım ya neyse:)
Aylak’a: “Yeni bir ülke bulamazsın,başka bir deniz bulamazsın
Bu şehir arkandan gelecektir
Sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın
Aynı mahallede kocayacaksın;
Aynı evlerde kır düşecek saçlarına
Dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda.”
Kostantinos Kavafis_ŞEHİR
(dün akşam okurken geldi sana yazmak aklıma,gitmek konu olunca…)
ben bu şiiri bir filmden ya da bir kitaptan hatırlıyorum ama nerden :?
ben de anlamadım kuzey nasıl hastalandı :P
Kostantinos Kavafis_(ŞEHİR) ŞİİRİ
yok onu biliyorum da bir yerde okuyordu biri bunu, bir filmdeydi ama anımsayamadım şimdi.
Paulo Coelho’nun Zahir kitabında geçiyordu Aylak… ordan kalmıştır aklında belki. Şiirin başını da eklesek iyi olur aslında başlığa uymasa da (:
bir başka ülkeye, bir başka denize giderim, dedin
bundan daha iyi bir başka şehir bulunur elbet.
her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya;
-bir ceset gibi- gömülü kalbim.
aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede?
yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam,
kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün,
boşuna bunca yıl tükettiğim bu ülkede.
“Başka bir şey umma_
Ömrünü nasıl tükettiysen burada,bu köşecikte,
Öyle tükettin demektir bütün yeryüzünde de.”
Suha arkadaş ekleyince ben de sonunu getireyim dedim.
Mario Levi’ de bu şiiri eklemiş “bir şehre gidememek” kitabında.
kuzey babasını işe götürdü,o sabah evden çıkmadan fuşya elbisesini giydi renk mühim zira acayip güzel oldu kendi kendini nazar etti:P babası ben arabadayım diyip evden çıkınca kuzey telaş yaptı ne gereği varsa beklesin di mii yok o telaşla fuşya rengi flarını renk mühim dikkat ediniz:) almayı unuttu ve boğazı sabah soğuna maruz kaldı o dakika hasta olacağanı anladı ama müdahale etmedi tıpkı gelmekte olduğnu hisssedip önlemeyi tercih etmediğimiz pek çok şey gibi.işte bir kuzeyin kuzey rüzgarından hasta olma hikayesini dinlediniz esen kalın:) o şiiri bende severim ama ben kendimden gitmeyi başka bi şehri aramıyorum,bence insanın kendi gibi yok beee:)
fuşya nasıl bir renktir ya :?
evet suha :) hatırladım şimdi. güzel şiirdi yerine de oturuyordu. zaten okuduğum 3-5 kitap var onları da biribirne karıştırıyorum :)
aa fuşyanın nasıl bi renk olduğnu nasıl bilmezsin yaa:P :) güzel bi renktir çok güzel pek güzel çok çok güzel,zaten bu sene tam benim sevdiğim şeyler moda beyaz ten böyle mermer gibi pembe allıklar ve kiraz rengi rujlar,sonunda yani sonundaa:) gerçi benim için fark da etmiyordu ya:) kızlar rengareng bi yaz bizi bekliyor:)
okudukça sarhoş oluyorum yazılarına..
teşekkür ederim :) daha güzel yazılarla geri geleceğim en kısa zamanda (inşallah)