22 Mart…
Rory: Don’t look for a happy ending. It’s not an American story. It’s an Irish one.
The Devil’s Own, 1997
Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin
işin kolayına kaçmadan ama
gül yanaklı bebesini emziren melek yüzlü anneciğin resmini değil
ne de ak örtüde elmaların
ne de akvaryumda su kabarcıklarının arasında dolanan kırmızı balığınkini
sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin
1961 yazı ortalarında Küba’nın resmini yapabilir misin…
Nazım Hikmet
1 Ocak… Güneş takvimine göre yılın ilk günü. İlk gün olması sebebiyle birçok ülkede tatildir. Aynı zamanda kararlanan defterlerden kurtulmak için iyi bir fırsat, yeni bir başlangıç noktasıdır. Bütün bunlardan daha önemlisi annemin doğum günü bilinmediği için ona doğum günü olarak bahşedilen gündür. İyi ki doğdun anneciğim.
14 Şubat… Neden olduğunu hala bilmediğim bir sebepten "Sevgililer Günü" olarak bilinir. Buna en çok ekonomi sevinir, çünkü herkes sevdiği insana istese de istemese de hediye almalıdır. Almasa kabahatli, alsa sıradan olacaktır. Çoğu zaman sıradan olmayan bir hediye aranır. Romantik bir gece olursa gün anlam ve önemini kazanmış olur. Oysaki seven her insanın sevgilileri gününü farkedemeyecek kadar sevme hakkı her zaman vardır.
13 Eylül… Sigmund Freud ve büyük aşkı Martha Bernays’ın evlendiği gün. Kimi deli, kimi sapık dese de en doğrucu filozoflardan bence Freud. Hepimize aslında kabul edilemez gibi görünse de çok doğru şeyleri söylediği için sevilmiyor bence. O da sevilmeyi beklememiş zaten, ölmeden önce kendisine ait her türlü belgeyi, notlarını, mektuplarını yakmasından bunu anlıyorum.
Princess, my little Princess,
Oh, how wonderful it will be! I am coming with money and staying a long time and bringing something beautiful for you and then go on to Paris and become a great scholar and then come back to Vienna with a huge, enormous halo, and then we will soon get married, and I will cure all the incurable nervous cases and through you I shall be healthy and I will go on kissing you till you are strong and gy and happy – and "if they haven’t died, they are still alive today.
Sigmund Freud, 20 Haziran 1885
23 Eylül… Gece ile gündüzün yılda eşit olduğu, büyük bir doğa olayının yaşandığı tarihtir. Mevsimleri oluşturan dünyanın eğik duruşunun kaybolduğu, benim cümlelerimle Dünya’nın Güneş’e karşı dik durabildiği iki günden biridir.
1 Ağustos… Kleopatra’yla ihtiras dolu bir beraberlik yaşayan ve Kleopatranın içine zehirli çiçek koyarak sunduğu şarapla zehirlenmek üzereyken yine Kleopatranın içmesini engelleyerek hayatını kurtardığı büyük aşkı ve büyük savaşçı Marcus Antonius’un M.Ö 30 yılında öldüğü gün. İnsanın sevdiği birini hem öldürmek istemesi hem de onsuz yapamaması ne yaman bir çelişkidir. Aşk, bu olsa gerek!
21 Ağustos… Yazın bittiğinin habercisidir. Bu tarihlerde yaz hala varlığını derinden hissettirse de artık kuzeyden güneye doğru yol almaya başlamıştır. Yerini zamanla sonbahara bırakır. Yeşilin yerini sarı, coşkunun yerini hüzün alır. Almayadabilir.
25 Nisan… Doğduğum gün.
9 Şubat… Her gün lanet ettiğim sigaranın bırakılması için takvimden seçilmiş gün. Sigarayı bırakma günü. Sadece birilerinin bu gün sayesinde sigarayı bırakabilme ihtimalinin varlığı bile bugüne bence yeterince anlam yüklüyor.
20 Şubat… Güzelim Boğaz Köprüsü’nün 1970′te temelinin atıldığı gün. İnşaatından bir fotoğraf görmüştüm de, insanın hayran olmaması mümkün değil. Her gördüğümde hala hayranlıkla bakıyorum.
10 Haziran… Salvador Dali ile 1929 Ağustosu’nda tanıştıktan sonra git gide içinde büyüyen büyük aşk sonrasında eşinden ayrılıp kendisinden 10 yaş küçük Salvador Dali ile evlenen Helena İvanovna Diakonova’nın (Gala) öldüğü gün.
“…Gala alone was a witness to my furies, my despairs, my fugitive ecstasies, and my relapses into the bitterest pessimism. She alone knows to what point painting became for me at this period a ferocious reason for living, while at the same time it became an even more ferocious and unsatisfied reason for loving her, Gala, for she and she alone was reality; and all that my eyes were capable of seeing was ’she’, and it was the portrait of her that would be my work, my idea, my reality…”
Salvador Dali
25 Temmuz… Büyük şair Nazım Hikmet’in varlıklarıyla bir salonu doldursalar da zihniyeleriyle bir ceviz kabuğunu dulduramayacak bir avuç insan tarafından vatandaşlıktan çıkarıldığı gün (1951). Piraye’yle arasınada böylece demir parmaklıklar yetmemiş gibi artık ülke sınırları da sokulmuştur. İnsanın çok sevdiği vatanından bu şekilde atılmasının ağırlığı taşınamayacak kadar ağırdır eminim. Buna rağmen o toprağa yıllarca özlem duyarak ömrü tamamlamaksa onu yaşayanın dışındakiler için anlaşılamayacak kadar derin olmalı.
Ne güzel şey hatırlamak seni :
ölüm ve zafer haberleri içinden,
hapiste
ve yaşım kırkı geçmiş iken…
Ne güzel şey hatırlamak seni :
bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin
ve saçlarında
vakur yumuşaklığı canımın içi İstanbul toprağının…
İçimde ikinci bir insan gibidir
seni sevmek saadeti…Nazım Himet Ran
21 Nisan… Fransa’nın en büyük aşkının iki kahramınından biri olan Petrus Abelardus’un 1142′de öldüğü gün. Döneminin en büyük filozoflarından Abelard ile öğrencisi olan ve dönemine ışık tutan bir başka filozof Heloise’in büyük aşkları insanın içini burkuyor. Heleise’nin güç sahibi dayısı yüzünden gizlice evlenmek zorunda kalmaları ve kısa süre sonra daysının bunu öğrenmesi üzerine bir daha görüşemeden, sadece mektuplarla bir aşkı yaşatarak birbirlerinden ayrı gözlerini hayata yummaları Romeo ve Juliet hikayesinden daha yıkıcı.
Ben böyle seviyorum işte
Zerafetini, gaddarlığını…
Olduğun şairi,
Olmadığın erkeği seviyorum
Bir zamanlar çocuk olduğun
Ve bir gün ceset olacağın için seviyorumHeloise…Tanrı beni bir şair, bir filozof olarak değil,
bir sevgili, senin sevgilin olarak hatırlayacak.Abelard
"…Her studies allowed us to withdraw in private, as love desired, and then with our books open before us, more words of love than of reading passed between us, and more kissing than teaching. My hands strayed oftener to her bosom than to the pages; love drew our eyes to look on each other more than reading kept them on our texts…"
Historia Calamitatum (Felaketler Tarihi / Bir Mutsuzluk Öyküsü) , Abelard
22 Mart.. Herhangi birgün…

