Haziran15

Bu sabah, eskiden şansını denemiş ama istediğini bulamamış, daha önce girmeyip şansını bu seneye bırakmış, sadece canı sıkıldığı için başvurmuş vs. birçok öğrenci ÖSS denilen sınava girecek. Bugün tam birinci köprüyü geçerken aklıma geldi yarın sınav olduğu. Öğrencilerin ruh hallerini düşündüm. Yazık, birçoğu heyecanla sınavı bekliyor, bir kısmı ben bunları yazarken sabah dinç uyanmak için uyudu, bir kısmı ne yaptığını bilmeden eğleniyor -ki yanlış yapıyorlar- kimi dua ediyor, kimi son notlarına bakıyor. Onların ruh halleri, bu zaman kadar çektikleri ayrı ayrı birer kitap. Onu bir kenara bırakın ben size biraz kendi deneyimim üzerinden giderek sınavla ilgili düşüncelerimi paylaşayım.
Ben sınava girdiğimde ÖSS’de ÖYS konularının hiçbiri yoktu. Ne integral soran oldu, ne türev, ne organik kimya, ne de trigonometri. Rahattık yani. Hatırladığım o ki türev sınavından 10 almıştım 100 üzerinden, Allah’tan sonra hoca sınavları ÖSS konularından yapmıştı da 5 yapabilmiştim ortalamayı. O kadar ÖSS odaklıydım yani bütün öğrenciler gibi. Saçmalık işte. Biraz da ufuksuzluk diyelim. At gözlükleriyle bakılan bir hayattı benimkisi, ülkenin birçok gencinin başına geldiği gibi.
Lise 3′e geçmeden önce biraz Lise 2 maceramdan bahsedeyim. Lise 2′nin ikinci dönemine kadar pek de ÖSS ile veya okulla uğraşacak bir ruh halinde değildim. Okulu bir şekilde sınavlardan önceki çalışmalarla götürüyordum. HErkes ÖSS de ÖSS diye çalışmaya başlayınca bu işte vardır bir keramet diyip birgün oturup şöyle bir karar aldım: Her dersten -sayısal- bir kitap alıp bütün konuları yavaş yavaş çalışacak ve öğrenecektim. Madem ki bu bir bilimdi, birileri gaipten bir bilgiyle gelip soru soramazdı. Bir dönem boyunca bir fizik, bir kimya, bir biyoloji, bir geometri kitabını alıp konuları çalıştım. Lise 2 sonunda sayısal’dan oldukça iyi bir yere geldim. Bana sorarsanız tek sebebi anlayarak çalışmamdı. Lise 3 de bu iyi durumu korumaya çalışmakla geçti, ta ki o güne kadar…
Uzun hikaye yazımda o günden biraz bahsetmiştim size, detaylarına girmeyeceğim. Zaten ne o gün, ne de o günden öncesi önemli, önemli olan o günden sonrası. O gün öyle bir gün oldu ki, ben hayata yeniden geldim. Ne kaderdir ki hastaneden çıktığım gün zaten doğum günümdü. Çok çalışan biri değildim, yukarıda anlattığım gibi, sadece az ama öz çalışırdım. Uykum kaçtığında uzardı çalışmalarım sadece. Olanı buydu. Aklı başında herkes de zaten çok çalışmanın değil akıllıca çalışmanın bu tür konularda kilidi açan anahtar olduğunu bilir. Herneyse. Ben ÖSS’den 1,5 ay önce ölümden dönerken aslında hayata bambaşka bir ruh ile geri geldim; çünkü o bize dikte edilen, dikenli çitlerle çevrelenen ortamdan ve düşüncelerden sıyrılmış ve yüzümü gökyüzüne dönmüştüm. Hayat kısaydı, kuşlar uçmaktaydı ve bunlar küçük anlamsız konulardı. Zaten gerçekten ÖSS’ye girdiğimde o kadar şuursuzdum ki uzun süre ne yaptığımı bile anlamadım. Bunu cevap kağıdını 3 kez işaretleyip silmemden de anlayabiliyoruz.
Gecenin bu vaktinde daha fazla bu can sıkıcı anlamsız ve ülkemin önünü bir grup gerizekalı yöneticinin örümcek kafaları yüzünden tıkayan bir sistemden bahsetmeyi inanın hiç istemiyorum.
Hayatta ÖSS gibi bir sınav sadece araç olabilir. Herkes üniversite bitirmeden de eğer istiyorsa ve azmederse başarılı olabilir. Evet, kabul ediyorum, üniversite kişisel gelişim ve bilgi hazinesi olarak çok önemli bir avantajdır ama birinin başarılı olması için illaki üniversite gerekmez. Belki Türkiye gibi bir ülkede bu söylediklerime itiraz edebilirsiniz ama şöyle düşünün: Üniversite bitirmeyen binlerce başarılı insan, üniversite bitirmiş binlerce ‘boş’ insan ve hayatta ÖSS’den daha önemli şeyler var. Bundan sonraki arkadaşlara, yukarıda birbirinden bağımsız yazılmış paragraflardan özetleyeceğim birkaç nokta:
- Hayat eşit değildir ÖSS.
- ÖSS sadece bir araçtır, amaç değil.
- ÖSS’yi gözünüzde büyütmeyin, akıllıca çalışırsanız kesinlikle başarılı olursunuz. Tabi, başarı sizin için ÖSS ise!
- Diyelim ki ÖSS’de başarılı olamadınız, üzülmeyin herkes başarılı olmak için üniversite okumak zorunda değildir.
- ÖSS’den korkmayın, o sizden korksun.
- ÖSS gördüğüm ve görebileceğim en saçma sisteme hizmet eden bir sınavdır.
Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.