sikiş
Aylak Adam… » 2007 » Kasım

Aylak Adam…

B.yi ararken buldum kendimi…

Sen…

Kasım30

The_queen_and_the_brother

…bu şehre sonbahar yeni geldi. dün yağdı yağmur. parktayım. yeşil çimenlerin üzerine düşmüş, sarı çınar yaprakları arasındaki toprak yolda yürüyorum. çınar ağaçlarının yerini bazen çam, bazen ceviz, bazen de ismini daha öğrenemediğim ağaçlar alıyor.

gök dünden bıraktığı yağmurun az olduğuna kanaat getirmiş olmalı ki güneşi bir kenara itip gri, bereketi müjdeleyen bulutlarla kaplamaya başladı mavi yüzünü. hemen ileride çocukların oynadıkları bir alan var. hepsi neşeli. dünyanın geri kalanıyla iletişimlerini kesmiş, kendi aralarında bağrışıyorlar sadece. biraz daha ötede yetişkin oldukları yaşlarına bakılarak söylenmiş ama içerlerindeki insanın yaşayıp yaşamadığını bilmediğim çocuklardan daha uzun dünya görmüş kişiler oturuyor.

toprak yolda yürümeye devam ediyorum. yaşlı çınar ağaçlarının sarı yapraklarıyla taze yeşilliğin oluşturduğu zıt dünyaya, suyun huzur veren sesinin kattığı patika yolda, içi oyulmuş ağaç kütüğünden bir bankta oturup kitap okumak istedi canım. lakin aranmadan kitabımı unuttuğumu farkettim. içimde kalmasın diye kendi kendime burada kitap okuyacağıma söz verip yürümeye devam ediyorum.

köydeki ormanlardan daha yeşil olmayan, topraktan daha güzel kokmayan, havasından daha temiz olmayan bu parktaki hava neden bu kadar cezbetti diye düşündüm. bu şehri tek sebep olarak gösterdi aklım. insanların bu kadar stres ve nereye gittiklerini anlamadan kıyasıya bir rekabet içinde geçirdikleri şu şehir hayatı herşeyin tek sebebi. belki de değil.

parkın çıkışına doğru yürürken aklımda ne okuyacağım kitap, ne de o stresli hayat var. hep sen. varsa yoksa sen. 

parkı çevreleyen kaldırım taşlarının arasındaki çizgilere basmadan yürümeye çalışırken arada sendeliyorum. demek ki insan adımına uygun boyutları yok bu taşların. başka bir ölçüye göre yapılmışlar. üniversitedeyken de böyle bir yol vardı. bir türlü yürüyemezdim. merdivendeki her basamak bir buçuk insan adımıydı.

parkın bitişinde ışıklarda beklemek istedi canım. bekliyorum. kırmızı-yeşil-kırmızı… yarım saat oldu bekliyorum.. beklediğim yeşil ışık değil. karşıma sen gel diye bekliyorum. sen gel ki karşıdan karşıya geçerken yüzyüze gelelim de göreyim seni istiyorum. karşıdaki kafe çok cazip göründü sıcak birer kahve içmek için. ne dersin? gelince bir fikir beyan edersin belki. en iyisi orada bekleyeyim seni.

oturdum. seni bekliyorum. biri geldi kapıdan. kırmızı bir parka, deniz mavisi bir kazakla girdin içeri az önce. girenin sen olduğunu anlamam çok zamanımı almadı nedense. zaten hep bekliyor olduğumdan mıdır, yoksa senin sen olduğunu farkettirecek kadar melek misali olduğundan mıdır bilmiyorum.

biraz çekingen, biraz samimi sarılmadan sonra oturdun karşıma az önce. birşeyler söylüyorsun bana. ben benim gözlerime bakamayan gözlerine bakıp gülüşünün güzelliğinin hangi manzarayla eş tutulabileceğini geçiriyorum aklımdan. tadını çıkarıyorum zamanın. bundan sonrasında zaten birşey dşünecek durumda değilim pek. aklım boş. kahve içmeye niyetlenmiştim ama dondurmalı salepte karar kıldın. bir taraftan kabını elinde tutup seninle uğraşan tavırlarıma gülücüklerinle cevap verirken, bir taraftan da sürekli dışarıda birşey görmek istiyormuşsun gibi uzaklara bakıyorsun. gözlerinin içinde dışarıdan gelen ışığın parıltısı var…

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

  • Facebook
  • Twitter
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • email
posted under Hayal, Hayat | 9 Yorum »

Aşk Başka Birşey…

Kasım25

"Mahzen gönlüme sevda türküleri,
Kurumuş gözyaşlarıma bir mavilik getirdin…"
Mahzen, Ayna

My Heart Bleeds No More

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

  • Facebook
  • Twitter
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • email
posted under Halet-i Ruhiye | 7 Yorum »

Not Defteri…

Kasım23

Notebook_by_Derian.jpg

beklemenin hayatımdaki en anlamsız eylem olduğunu düşünmüşümdür. beklerken hiçbirşey üretmezsiniz, size hiçbir faydası olmaz. kimseye bir faydası olmaz. sadece can sıkıntısı yapar.

bir keresinde erkeklerin hayatının ortalama iki yılının kadınları bekleyerek geçtiğine dair bir araştırma okumuştum, bence daha uzun bir süre bu. buradan yaptığım çıkarım kadınların insanoğluna büyük zarar verdiği yönünde. ömür törpüsü bile olabilirler. ancak işte ne onlarla ne onlarsız. yapacak birşey yok!

  • Facebook
  • Twitter
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • email
posted under Not Defteri | 5 Yorum »
« Older Entries

Kısmet: Not Defteri… (06/10/2007)

Son Sözler...

Sonbahar… - 2 Comments
İçimdeki Deniz… - 3 Comments
Yatırım… - 2 Comments
Rüya… - 5 Comments

Abone olmak için:

RSS abone ol!Feedburnerda sizin için yaktım...

E-mail adresinizi giriniz:

  • Giriş
  • İstatistikler...