Aylak Adam…

B.yi ararken buldum kendimi…

Tesadüf…

Haziran3

Yaz başıydı gittiğinde. Bir aşkın ilk günleriydi daha.
Aşk mıydı,değil miydi?
Bunu o günler kim bilebilirdi?
“Eylül’de aynı yerde ve
aynı insan olmamı isteyen” notunu buldum kapımda.
Altına saat: 16.00 diye yazmıştın,
Ve saat 16.04′tü onu bulduğumda.
Daha o gün anlamalıydım bu ilişkinin yazgısını
Takvim tutmazlığını
Aramızda bir düşman gibi duran
Zaman’ı
Daha o gün anlamalıydım
Benim sana erken
Senin bana geç kaldığını

Yalnız Bir Opera, Murathan Mungan

metro

Senin geleceğin yoldan sana geliyorum. Kalabalıklar içinde ilerlerken aklımda gideceğim yerden çok seni görebilme ihtimaliminin hayali var. Usul usul insanlar yanımdan geçiyor. Her geçen insanın yüzüne bakıyorum. Baktığım yüz sen değilsen hiç mi hiç görmüyorum aslında. Saatim gece yarısına çok kalmadığını söylüyor. Adımlarım yavaş. Sırf seninle kesişen yollarımda seni görebilmek seninle tesadüfen karşılaşmışız gibi yapıp seninle iki çift laf edebilmek için yavaşça atıyorum her bir adımı. İnsanlar omuzlarını birilerine çarpıp karşısındakinin yüzünü bile göremeden özür dilerken ben senin yüzünü arıyorum. Hafif bir rüzgar var havada. Baharın hiç yaşanmadığı bir zamanda yazın “geldim” haykırışları sıcak ve yüzümün kıvrımlarında oluşan bir iki damla terle gösteriyor kendini. Ben seni düşünüyorum.
Belki birazdan karşılacağız seninle. Ben önce şaşırmış gibi yapacağım ve sonra ayaküstü bir sohbete başlayacağız. Nasıl olduğunu, neler yaptığını soracağım ve senin sözlerinin dalgası kulaklarımdan beynimin kıvrımlarına ulaşırken, ben senin gözlerinde boğuluyor olacağım. Öyle derin bakacağım ki sana, sen bile uyandıramayacaksın o rüyadan beni. O kocaman ve bir o kadar da masum gözlerinde boğulurken ben, sen muhtemelen bana sorular soracaksın ve ben hissettiğim en saf hisle cevap vereceğim gözlerinin esaretinde, hipnozların en iyisine uğramış gibi. Anlamayacaksın hiç ne olup bittiğini. Ben seninle uzak diyarlara gitmiş, gecenin en güzel ve en derin dakikalarını yaşamış olacağım ama sen sadece bir gülümseyen yüzle yaşayacaksın o anları. Zaman hızla akacak. O kısa zaman bütün günümü doldururken ayrılık anı gelecek ve o anları saniyelerin uzamasını istediğim bir sarılmayla noktalayacağız seninle.
Sen benim geldiğim yolda, ben de senin geldiğin yolda ruhumu geride bırakmış olarak ilerlerken geri dönmeyi isteyeceğim için için, yüzünü bir daha görebilmek için. İstemesem de, dönme isteği sen uzaklaştıkça gerçekliğini yitirecek ve ben seni tekrar görebilmek için kafamda binlerce bahane uyduracağım omzumu yanımdan geçenlere vururken. Kaba saba bir adam olduğumu düşünecekler bana arkadan bakıp çünkü hiçkimse benim seninle olan rüyalarımı görmeyecek.
Belki de bütün bunların hiçbiri olmayacak. Kim bilebilir ki! Metroya giden merdivenlerden yavaş adımlarla iniyorum şimdi. Yürüyen merdivenlerde yanımda hızla geçen insanlara yol veriyorum. Koridorlardan zaman zaman gelen insan seline takılıyor gözlerim. Sen yoksun henüz. Belki de buradan bile gelmeyeceksin. Belki ben senin buradan gelebilme ihtimaline takılıp kaldım bir öğrencinin bir derse hep takılması gibi. Bilmiyorum. Ufukta son köşe görünürken daha da yavaşlıyorum. Adımlarım duracak kadar yavaşlamaya başlıyor. Dönecekken bekliyorum biraz, olabildiğince ağırdan alıyorum zamanı. İnsanlar yüzüme bakıp niye beklediğimi sorguluyor. Belki rahatsızlandığımı düşünüyorlar, belki de anlam veremeyip geçip gidiyorlar yanımdan. Bense çevremden ayrı bir dünyada yaşıyorum.
Yoksun.
Metroda bekleyen yalnız insanlar görüyorum. Hepsi kendi dünyalarında bambaşka yerlere gitmiş, buradan bakınca, inan bana, bekledikleri metro değil de hayalleriymiş gibi geliyor insana. Keşke yanımda olup görseydin mesela şu köşede oturmuş elleri çenesinde karşıdaki duvara bakan uzun sarı saçlı kızı. Aradığı, uzaktaymış gibi baktığı duvardaki İstanbul gravürleri değil elbette. Belki de o yerlerde geçirdiği zamanları düşünüyor. Kim bilir.
Bense yol boyunca kurduğum hayellerdeki rollerinle seni düşünüyorum. Sana söylettiğim replikleri düşünüp acabalı sorular soruyorum kendime. Yanımdan biri geçti şimdi. Yüzüme bakarken garip bir dudak büküşü vardı. Kim bilir ne düşündü. Çok da önemli değil boşver.
Karanlıkların içinde gelen metroya bineceğim birazdan. Zaman hızla akarken hala karşıdan gelen metrodan senin inebilme ihtimalini bekliyorum. Gelmiyor kimse.
  • email
  • Print
  • PDF
  • del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • FriendFeed
  • MySpace
  • LinkedIn
  • Live
  • Technorati
3 Haziran 2007 (Pazar) tarihinde, saatler 23:08'i gösterirken Halet-i Ruhiye, Hayal, Hikaye kategorisi altında yazılmış ve 2.307 views. Yazıyla ilgili yorumları okuyabilir ve yorum yapabilirsiniz.
15 Yorum -

“Tesadüf…”

  1. Takvimler Haziran 4th, 2007'i gösterirken, saat 12:19'de uyuyankar demiş ki:

    çok güzel bir yazı derinlemesine insanın bütün iliklerine işleyen ve düşündüren sözler….
    aşk böyle bir şey işte…..

  2. Takvimler Haziran 4th, 2007'i gösterirken, saat 22:47'de nel demiş ki:

    asik oldugunun bilincinde ve bununla barisik olan insan yaptiklarinin sebebini de biliyor, onlara anlam da veriyor. ozenilesi seyler; hem takdir ettim.

  3. Takvimler Haziran 6th, 2007'i gösterirken, saat 08:20'de aylak adam demiş ki:

    teşekkür ederiz efendim :) insanın iliklerine işlemekle ve bilinçli olmakla birlikte emin olamadığım bir durum olması bir süredir canımı sıkmakta…

  4. Takvimler Haziran 6th, 2007'i gösterirken, saat 10:20'de un4 demiş ki:

    daha önce de söyledim, sorgulama :)

    emin olacaksan olursun zaten.. hangi emin olduğun konuda düşünerek emin oldun ki? ya eminsindir ya da değilsindir.. zamanla herşey daha da belirginleşir.. ;)

  5. Takvimler Haziran 6th, 2007'i gösterirken, saat 10:37'de un4 demiş ki:

    bu arada: “ufukta son köşe görünürken daha da yavaşlıyorum. olabildiğince ağırdan alıyorum zamanı..” eğer durum bu cümleleri kurduruyor & yaşatıyorsa fazla da sorgulamaya gerek olmadığının ispatıdır bu cümleler.. :)

  6. Takvimler Haziran 7th, 2007'i gösterirken, saat 08:09'de aylak adam demiş ki:

    ben de zamana bırakmaktan yanayım. “aşk” kelimesini kullandığım için bir “sanırım” sözünü ekledim önüne. sonuçta aşk denilen his artık herkesin her duygu için kullandığı bir kelime olsa da ve tek gecelik “aşklar” bile postmodern dünyamıza girdiyse de ben yine de böyle bir duygu için öyle alalade cümleler kuramam. Bir de haklısın zamana bırakmak konusunda. ben de öyle yaptım :)

  7. Takvimler Haziran 12th, 2007'i gösterirken, saat 14:28'de pembedeniz demiş ki:

    Hepimiz aynı mı yaşıyoruz bazı duyguları?Yazı benim de iliklerime işledi :)
    Ama ben mutlu aşklar okumak isityorum,beklendiğinde gelen sevgililerin olduğu aşkların anlatıldığı yazılar okumak…
    Mutlu aşkları olsun herkesin (Üf boşuna dua ettim, aşkın özünde saklı hüzün)

  8. Takvimler Haziran 14th, 2007'i gösterirken, saat 14:43'de BANU demiş ki:

    zor işler bunlar :/

  9. Takvimler Haziran 14th, 2007'i gösterirken, saat 19:21'de aylak adam demiş ki:

    zaten bana uğramamış, geçiyormuş.

  10. Takvimler Temmuz 14th, 2007'i gösterirken, saat 21:56'de Aylak Adam… » Günlük Arşiv » Dolunay... demiş ki:

    [...] sorguluyorum şimdi de. Hiçbir amacım olmadan neden seninle bu gece gittiğin yere gitmediğimi, tesadüflerde aradığım seni (B.) bulmuşken neden hep aylak (C.) halimden kopamadığımı sorguluyorum. O [...]

  11. Takvimler Temmuz 23rd, 2007'i gösterirken, saat 01:53'de c_razy demiş ki:

    canım sıkılıyordu oturdğm bu kentte artık dar gelıyordu bu duvarlar ve belirsizce ilerliordum internet denen buluşta yada devasa yaratıkta ama iyi ki TESADF olarak buldum bu siteyi okudum yazıları şiirleri ve baktım kı yanlız değiliz hayatta herkes ortak yaşıyor paylasılan oksjen gibi duygular da paylaşılıyor
    sevda karşılıklı mı olmalı yoksa sevmek mi onemlı olan yada sevilmekmi bence bu yazı bunu sorguluyor

  12. Takvimler Eylül 23rd, 2007'i gösterirken, saat 11:36'de yasmin demiş ki:

    bir gizem yaratıyorsun yazdıklarınla…
    seni görmüş sana dokunmuş olsamda yinede bir gizem var sende..
    sanki hep aradığım özlediğimmişsin gibi…

  13. Takvimler Mayıs 8th, 2008'i gösterirken, saat 13:15'de murat demiş ki:

    bilmezdim ben aşkın bu kadar derin duygular içerdiğini taki bu yazılan ları okuduğum zaman okumam bile tesadüf oldu..
    aşkın tesadüfüne şimdi inanıyorum

  14. Takvimler Şubat 26th, 2009'i gösterirken, saat 16:16'de pınar demiş ki:

    tesadüfleri yaratma çabası,mucizelere inanmak.güzel duygu güzel,iç savaş ama gayet yaşanılası.

  15. Takvimler Aralık 12th, 2009'i gösterirken, saat 21:02'de hayat demiş ki:

    ben bizamanlar tesadüfle olan aşkı saçma bulurdum.bigün bi hastanede çalışanbiri dikkatimi çekmişti hastaneden döndükten sonra sürekli aklım ondaydı onu düşünür oldum,daha önce kimseyi bu kadar düşünmemiştim…ve biakşam üzeri dışardaydım yine onu düşünüyordumbirini ona çok benzettim gerçiherkesi benzetiyordum:( arkasını dönünce şok oldum oydu.gözlerimi bitürlü alamıyordum,ellerim titriyordu kalbimhızlı bişekide çarpıyordu.ertesi günhastaneye gittiğimde yine onu görmüştüm.bu sefer o bana dikkatli bişekilde bakmıştı çok utanmış,kıpkırmızı olmuştum.eve döndüğümde çokağlamıştım.onu ne kadar unutmaya çalışsamda bitürlü olmuyo nerye gitsem onu arıyorumm çok kötüyüm…

Email will not be published

WWW Örnek

Yorumunuz:

 

Kısmet: Zor… (26/02/2009)

Son Sözler...

Havaalanı… - 1 Comment
Evsiz… - 6 Comments
Mimik… - 12 Comments
Kar… - 10 Comments

Abone olmak için:

RSS abone ol!Feedburnerda sizin için yaktım...

E-mail adresinizi giriniz:

  • Giriş
  • İstatistikler...