sikiş
2007 Ocak | Aylak Adam...

Aylak Adam…

B.yi ararken buldum kendimi…

Soğuk…

Ocak28
A_ghost_in_the_snow

kar yağdı bugün ilk kez.
üşüttüm.
üşütmeden önce üşüdüm.
kabahat havada değildi, ben üşüdüm.
hasta da değilim,üşüdüm sadece.
içime sindi soğuk.
herkes üşüdü.
bu yüzden üşüttük hepimiz.
havada değil kabahat.

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

posted under Şiir | 14 Yorum »

Boşluk…

Ocak21
Coincidence

Nemli üç duvar, loş bir ışık; belli ki aydınlık var uzakta
Yürümeye başladım yanlarda kapılar, önümde tuzaklarla

O kapılardan biri doğru, diğerleri yanlıştı, belli
Ayağıma batan diken uyarmıştı inceden beni

İrkilerek uyandım o kanlı kâbustan
Anladım ki ayrılmıştım doğruya giden yoldan

Bence hâk olan bu yolda ne vardı sanki!
Boşluktayken anladım, bu ben değildim inan ki!

Düşüncelerle doluydu uzaktan baktığım bedenim
Yanlış kapıyı açmamdı bu duruma tek nedenim!

Doğruyu bulamayan bensiz bedenim bir an daldı.
Anlaşılan bana tek çare uzaklardaydı.

Tekrar yürümeye başlarken o zor hayat yolunda,
Neler bırakmıştım zamanla acaba arkamda?

Ruhuma sorduğum bu soru bir hataydı belki,
Bırakıyordum geride güzel olan herşeyi

Ayrılmak istemediğim o güzel sözler,
Aklımdan silinmek zorundaydı birer birer…

aylak adam 
14:13, 15.03.2000 

posted under Şiir | 15 Yorum »

Ben, Kendim ve Aynadaki…

Ocak14

Aynama bir yabancı sızmış,
Bakıyor bana uzaktan…
Beni Unutma, Feridun Düzağaç

The_Scream_Behind_The_Mirror

Bu yazı bendeki bana, beni anlamak için benim tarafımdan yazılmış bir yazıdır. Bu yüzden kendi içinde bir kördüğüm oluşturacağından karışık olması olasıdır.

Bir süredir üzerimden atamadığım bir ölü toprağının altında ezilmektesin. İçinde bir türlü dışarı çıkaramadığın eski benliğini taşımakta, bedeninde hapsolmuş bu kimliği geri kazanmak için çabalamaktasın. Bunun bir yolunu bulabilmiş değilsin henüz. Bunu yapabilmeye giden yolun şimdiki durumu analizden geçtiğini hatırlatmakta fayda var. Zaten bu yazıyı da kendini anlamak için yazıyorsun. Bir nebze olsun anlamak için.

Bundan tam bir yıl önce kendine yazdığın mektubu geçenlerde aldın. O zaman, kendine sorduğun soruların cevaplarında gizli olabilir çözümün. O anki ruh halini, aklından geçenleri, yapmak istediklerini yazdığın mektuptan sonra yaptıklarına ve şu anki haline baktığında aslında çoğunu yaptığını görüyorsun. Buna rağmen hayatında birşeylerin hala eksik olduğunu içten içe hissetmektesin. Kendine bugün sormak için yazdığın soruların çoğuna da olumlu cevaplar verdin aslında. Peki nedir eksik olan?

Şöyle başlayalım istersen. Eskiden olsa daha bir canlı olurdun. Şimdi de canlı olduğunu düşünüyorsun ama dışa vurumun eskisi kadar güçlü değil belki de. Bunun en büyük sebebi içinde bulunduğun ani değişimin üzerinde bıraktığı yorgunluk olabilir. Zamanla yeni hayatının düzene girmesiyle onun üzerinde bıraktığı çekingen tavrınve içindeki sesle olan “ne yapmalıyım?” diyologun azalacağından, zamanın bir çözüm olabileceğini düşünüyorum.

Bütün bunların ötesinde, eski güvenini toparlamanın senin için en önemli noktalardan biri olduğu da kesin. Azmin ve düşüncelerini hızlı toplamandan bu aralar pek birşey kalmamış gibi görünse de bunun mevcut ortamdaki havayı koklama sürecinde oluşunla bir ilgisi olabilir. Bir süre sonra bu potansiyelini de dışa vurabileceğini düşünüyorum. Sen kendimin sana vermekte olduğu bu durumu berraklaştırma çabalarını kendi iç dünyanın düzenlenmesinde kullanırsan, bu sana yardımcı olabilir. Bu söylediğim sana pek birşey ifade etmedi sanırım. Şöyle ki; sürekli içinde bulunduğun durumu sorgulama çabaların bu aralar gereksiz bir kaos ortamı oluşturmakta zihninde. En iyisi mi şu an tespit ettiğimiz durumu aklında tut ve hiç bozma bir süre, sorgulama. Zamanla herşeyin zihninde daha görünür olduğunu, sislerin aralandığını ve önünü görebildiğini göreceksin. O zamana kadar odaklanman gereken belli noktalar var. Hayatındaki asıl noktalara odaklandıktan ve onları aynı anda Türkçe olmayan deyimle senkronize bir şekilde ilerlettikten sonra diğer boşlukları da zamanla dolduracağını düşünüyorum.

Unutmadan hatırlatayım, unutmamam gereken birşey var: Sabırlı olmak!

« Older Entries



Kısmet: Who knows?… (21/10/2006)

Son Sözler...

Yeni… - 1 Comment
Öğreti… - 2 Comments
İhsan Oktay Anar – Suskunlar… - 9 Comments
Bangkok… - 1 Comment

Abone olmak için:

RSS abone ol!Feedburnerda sizin için yaktım...

E-mail adresinizi giriniz:

  • Giriş
  • İstatistikler...