sikiş
2005 Eylül | Aylak Adam... | Sayfa 2

Aylak Adam…

B.yi ararken buldum kendimi…

Beklemek…

Eylül10

;

Eşkıya’yı izledim tekrar ve tekrar hayran oldum yaşanan aşka. Bu yazı o aşka mı yazıldı, yoksa benim için bir bahane mi oldu bilinmez… Belki orada söylenmiş bir sözün içimde bıraktığı yara belki de yaşanan aşka olan hayranlık, her neyse…
Sevginin büyüklüğünü sorgulayan sözlerle dolu repliklerde, aklıma daha önce okuduğum kitaplar, yazılar, dinlediğim şarkılar, yaşadığım anlar geldi. Bir bir geçer ya insanın gözünün önünden, öyle bir şey. O nasıl bir aşktır ki insan 35 sene susabiliyor inandığı, sevdiği uğruna, tek bir kelime dahi konuşmayabiliyor, ama biliyor ki o da seviyor? Karşıdaki de boş değil hani, 35 sene sonra arıyor sevdiğini, döneceğim diyor; bekle beni. 35 sene sonra sevdiği kadını bulup ben bu an için yaşadım artık ölsem de fark etmez diyebiliyor. O bir an 35 seneye değebiliyor… Düşündüm de o bir anın onun ömrüne

bedel olduğu bir aşkı bu kadar büyük yapan nedir? Ayrılık mı? Beklemek mi? Ya da hiç kavuşamamak mı?
Ayrılıklar hep sevgiyi yüceltmiştir, öyle denir ama sevginin verildiği yer de değişmiştir zamanla. Göze yakın olanlar vardır çoğu zaman. Her ayrılıkta böyle olmaz nedendir derseniz, cevap şudur elbet: Bekleyen âşık… Ayrılıklar bir bekleyeni varsa anlamlıdır aslında. Bekliyorsa, âşıktır. Bir ömür boyu bekler kimi zaman, kimi zaman bir ömür yetmez de mekânı mahşer olur vuslatın; efsane oluverir yaşanan o büyük aşk, başkalarının dilinde…
Bazen geç kalınır sevgiliye; beklenir yıllarca, olur da uğrar o yalnızlığın yaşandığı mekâna diye… Ardından şiirler, şarkılar yazılır. Mevsimler kıştan yaza döner, baharlar gelir geçer, yıllar birbirini kovalar ama ne gelen olur ne giden. Şair bilir bunu: Ne hasta beklemiştir sabahı, ne taze ölüyü mezar, ne de şeytan bir günahı, bir âşığın maşuku beklediği kadar. Sevgili gelmek ister de, araya kâh “yılanlar” kâh “uzaklıklar” uzanır, ulaşılmaz olur kıyının karşı tarafındaki. Ama bekler âşık, bir ömür boyu bekler. Son nefesini verirken yüzünü görebilmek için bekler; gülümseyerek yaslayıverir ruhundan ayrılmış başını yastığa, görünce uğruna ömrünü harcadığı o güzel yüzü. Âşık bu, bekler…
Bu bekleyişlerden bîhaber sevgililer vardır bazen. Bir ömür boyu çiçek açar sonra solarlar ama bilmezler ki bir ömür beklemiştir onu âşık. Ne hazindir âşığın hali, gülümseyemez bile son anında. Mahşerde de bitmeyecektir bu özlem. Onunkisi artık bir sevgiye adanan ömür olmuştur, sevgiliye değil. Yeri gelmiş beklemiyorum artık denmiş, çekilip gidilmiştir o sevgiyle atan kalpten, sonra tekrar görünce sevgiliyi geriye dönülmüştür o kalbe ve bir yara açılmıştır kalpte. Ben seni seviyordum ama sen bilmiyordun denir sessizce, bilse belki sevecektir o da… Ama bilmez, boş verilir şiirin son mısralarında.
Bazen de ömür bitmez, aşk biter, dönüşü olmayan yol

ayrımlarında. Maşukun nazı usandırmıştır âşığı, bazen gelen olur da gelen giden değildir artık. İşte o anlarda ikinci dörtlüğü gelir şiirin; geçip gitmiştir artık sevgisi âşığın, yokluğunda yaşamıştır o aşkını, bırak git artık der, gelse de neye yarayacaktır ki? Bitmiştir ona olan aşkı, ömür bitmeden… O zaman yalnızlık başlar, artık ne gelen sevilecektir ne de giden özlenecektir. Bir özlem vardır da neyin özlemidir, yaşayan bilir. Yalnızlık yâr olur, gidenler yara o hayatlarda… Şimdi düşünüyorum da ne şarkılar yazılmıştır bu sevdalara, ne geceler harcanmıştır onları kitaba dökmek için… Belki güneşin varlığını hissetmezsiniz yolun öbür ucundan gözünüzü kamaştırdığında, belki de bakar değişmişsin der dönersiniz yolunuza, ardınıza bakmadan bir yol ayrımında belki de son nefesiniz anlam kazanır, belki mahşer bile çare olmaz o özleme ama beklemek güzeldir… Eğer âşıksanız, gerçekten seviyorsanız…

Bunca acıyı boşa çekmez hiç kimse
Ve bunca ölümden kolay dönülmez,
Bu kadar sevmeyince…

posted under Düşünce | 2 Yorum »
Newer Entries »



Kısmet: Yazmamak… (17/08/2006)

Son Sözler...

Yeni… - 1 Comment
Öğreti… - 2 Comments
İhsan Oktay Anar – Suskunlar… - 9 Comments
Bangkok… - 1 Comment

Abone olmak için:

RSS abone ol!Feedburnerda sizin için yaktım...

E-mail adresinizi giriniz:

  • Giriş
  • İstatistikler...